Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/19344 E. 2025/5032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/19344
Karar No
2025/5032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/218 E., 2016/11 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (sanıklar Aşkın, ..., ... ve ... hakkında) 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık (sanık ... hakkında) HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ve sanık ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan) TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ..., Aşkın, ... ve ... müdafileri ile sanıklar ... ve ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden: Sanığın yargılama konusu eylemine uyan ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan değişiklik sonrası 2313 sayılı Kanun'un 23/5. maddesinin ikinci cümlesi (Münhasıran kendi kullanımı için ihtiyaç duyduğu esrarı elde etmek amacıyla kenevir ekimi yapma suçu yönünden bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngören), cezanın türü, alt ve üst sınırı yönünden sanık lehine olup, bu suçun 5237 sayılı TCK'nın 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve aynı Kanun'un 67/4. maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, 5237 sayılı TCK'nın 67/2. maddesinin (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.01.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE, C. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden: 1. Oluşa ve dosya içeriğine göre; 26.12.2012 tarihinde sanık ...'ın yapılan ikamet aramasında ele geçen ve kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair sanığın savunmasının aksine kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, sabit olan fiilinin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'in 09.05.2012 tarihli eylemi sabit ise de; 17.06.2012 tarihinde sanıklar ... ve ... Ö. ile tanıklar ... A. ve ... B.'ye uyuşturucu madde verdiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini ve sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, 3. Tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'ın 24.06.2012 tarihli eylemi sabit ise de; tanıklar ... S. ve ...'ye uyuşturucu madde verdiğine ilişkin kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/4. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanıklar ... ve ... hakkında KAZANILMIŞ HAKLARININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/19344, K. 2025/5032, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-19344-e-2025-5032-k-a0ea033d309e