Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/5683 E. 2023/10054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/5683
Karar No
2023/10054
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen cezanın süresine göre, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2013 tarihli, 2012/159 Esas ve 2013/72 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 1. Sanıklar ...'ın, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl hapis ve 3.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; 2.Sanıklar ..., 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis ve 5.000 ,00TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına; 3.Sanık ...'in, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2013 tarihli, 2012/159 Esas ve 2013/72 Karar sayılı kararının, sanıklar Bilal, Mehmet, Selahattin, Süleyman ve Yılmaz müdafileri ile sanıklar .... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.09.2014 tarihli ve 2014/4422 Esas, 2014/7031 Karar sayılı kararı ile; "...B) Sanıklar Mehmet ve Bilal hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesi: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; sanıklar Mehmet ve Bilal hakkında TCK’nın 188/3. maddesi uyarınca hüküm kurulurken, “takdiren alt sınırdan olmak üzere” şeklinde gerekçe gösterildiği halde, hüküm kısmında temel hapis ve adli para cezasının asgari haddin üzerinde tayin edilmesi suretiyle hükümde çelişki oluşturulması ... C) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;suç konusu net 760 gram esrarın miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına ve sanığın olaydaki konumuna göre, TCK'nın 3/1. maddesindeki “orantılılık” ilkesi ile 61. maddesindeki ölçütlere aykırı olarak, temel hapis cezası alt sınır çok aşılarak 8 yıl olarak belirlenmesi ...D) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek nitelikte hükümlüğü bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;1-Sanık hakkında 26.01.2011 tarihli iddianame ile 11.07.2010 ve 12.07.2010 tarihinde işlediği iddia olunan eylemleri nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan dava açıldığı, 11.07.2010 tarihli eylemi sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu halde 12.07.2010 tarihinde Gülgün Şahin'de ele geçirilen esrar ile ilgili açılan dava hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından; bu eyleminden dolayı da hüküm kurularak sonucuna göre; sanığın eylemlerinin tek suç yada iki ayrı suç veya TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi ve sanığın hukukî durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre; hüküm kurulan 11.07.2010 tarihli eyleminden dolayı suç konusu net 760 gram esrarın miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığına göre, TCK'nın 3/1. maddesindeki “orantılılık” ilkesi ile 61. maddesindeki ölçütlere aykırı olarak, temel hapis cezası alt sınır çok aşılarak 8 yıl olarak belirlenmesi ...F) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: CMK'nın 147. ve 191. maddeleri uyarınca sanığa iddianame okunup, sorgusu yapılmadan mahkûmiyetine karar vermek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ...G) Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Görevsizlik kararının kaldırılmasından sonra sanık müdafiine usulüne uygun davetiye çıkarılıp, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli, 2014/390 Esas ve 2018/355 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, ayrı ayrı suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca usule ve kanuna uygun hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri; Eylemin sabit olmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine; B. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, C. Sanıklar Mehmet, Süleyman ve Yılmaz müdafilerinin temyiz sebepleri; Eylemin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkin olup, D. Sanık ... müdafiinin ise hukukî neden göstermeksizin temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin Kabülüne Göre) Dosya kapsamında yer alan istihbari raporların, iletişimin tespiti kararlarının, iletişimin tespiti tutanaklarının, olay ve fiziki takip tutanaklarının, uzmanlık raporlarının içerikleri ile sanıkların aşamalardaki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; 19.09.2010 tarihli olayda, sanık ...'in, otobüs muavini diğer sanık ... aracılığı ile İzmir İlinde bulunan sanıklar ... ve Süleyman'a çanta içinde gönderdiği net 1.645 gram esrarın, fiziki takip sırasında sanık ... tarafından, buluşma yerine diğer sanık ... ile birlikte gelen temyiz dışı sanık ...'e teslim edildiği görülerek, sanıklar ... ve Süleyman'ın içinde esrar bulunan çanta ile yakalandıkları, ardından sanık ...'in de İzmir Otogarında yakalandığı, bu haliyle sanıklar Mehmet, Bilal, ... ve Süleyman'ın "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu; 06.05.2010 tarihli olayda, yapılan fiziki takip sırasında, park halindeki kamyonet ile kahvehane arasındaki boşlukta bulunan iki şahıstan birinin Mele lakaplı sanık ..., diğerinin ise kolluk görevlilerince tanınan hakkındaki mahkûmiyet hükmü onanarak kesinleşen temyiz dışı sanık Ersin olduğunun tespit edildiği, sanık ...'in kolluk görevlilerinin kendilerine yaklaştığını fark etmesi üzerine "Geliyorlar." diye bağırması üzerine, Ersin'in elindeki 135 fişek esrar bulunan poşeti kamyonetin altına atarak kaçmaya başladığı ve Selahattin'in de kahvehaneye doğru koştuğu; yapılan takip sonucu Ersin'in yakalandığı ve kaba üst yoklamasında üzerinde bir fişek halinde daralı 5 gram esrarın ele geçtiği, Selahattin'in ise olay tarihinde yakalanamadığı, Ersin'in aşamalardaki savunmalarında yanında bulunan şahsın Selahattin olduğunu beyan ve teşhis ettiği, olaydan sonra 10.05.2010 tarihinde sanık ...'in üçüncü kişi ile yaptığı telefon görüşmesinde, olay tarihinde yakalanan Ersin'in soy ismini sorduğunun tespit edildiği, bu haliyle sanık ...'in, temyiz dışı sanık Ersin ile iştirak halinde "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediğinin sabit olduğu; 11.07.2010 tarihli olayda, bu olay nedeniyle hakkında ayrıca açılan kamu davasında "uyuşturucu madde ticareti yapma " suçundan dava dışı ... Y. ile birlikte mahkûmiyetine hükmedilen dava dışı İdris S. 'nin, olay tarihinden önce sanık ... ile uyuşturucu madde temini için irtibat kurduğu, İdris'in uyuşturucu maddeyi temin edeceği şahsa vermek için sanık ...'den bir miktar para istediği ve yatıracağı posta havale numarasını bildirdiği, İsmail'in, uyuşturucu parasını İzmir İlinde uyuşturucu madde ticaretinde birlikte hareket ettiği diğer sanık ... ile irtibat kurarak, onun aracılığı ile gönderdiği, İdris'in parayı yetersiz bulması üzerine, İsmail'in 200 TL kadar daha para gönderdiği; olay tarihinden bir gün önce Mardin İlinden, uyuşturucu maddeleri İzmir İlindeki sanık ...'e teslim etmek üzere otobüsle yola çıkan İdris ve yanında bulunan ...'in, olay günü İzmir İlinde yürütülen fiziki takip sırasında otobüsten indikleri sırada içinde net 760 gram esrar bulunan çanta ile yakalandıkları, bu haliyle sanıklar Yılmaz ve İsmail'in, "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlediklerinin sabit olduğu; Sanıklar hakkında suç tarihi itibari ile lehe olan 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesi uyarınca hüküm kurulmuş olup, aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirecek neden bulunmadığından, temel cezaların alt sınırdan belirlendiği, sanıkların yargılama sürecindeki olumlu davranışları dikkate alınarak takdiri indirim uygulandığı gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Bilal, Mehmet, Selahattin, Süleyman ve Yılmaz hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık ... hakkında bozma öncesi kurulan hükümde, Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 04.10.2007 tarihli ve 2007/1275 Esas, 945 Karar sayısı ile "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen 2 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin ilam, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrüre esas alındığı halde, bozma sonrası kurulan hükümde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Dairemizin 08.09.2014 tarihli bozma ilamında sanık ... hakkındaki "1" nolu bozma nedeninde, "Sanık hakkında 26.01.2011 tarihli iddianame ile 11.07.2010 ve 12.07.2010 tarihinde işlediği iddia olunan eylemleri nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan dava açıldığı, 11.07.2010 tarihli eylemi sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğu halde, 12.07.2010 tarihinde temyiz dışı Gülgün Ş.'de ele geçirilen esrar ile ilgili açılan dava hakkında herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından; bu eyleminden dolayı da hüküm kurularak sonucuna göre; sanığın eylemlerinin tek suç yada iki ayrı suç veya TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi ve sanığın hukukî durumunun saptanması gerektiği" belirtildiği halde, 12.07.2010 tarihli eylem yönünden herhangi bir hüküm kurulmayarak, bozma ilamına uyulmasına rağmen, gereğinin yerine getirilmemesi, 2. Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde 7242 Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması Nedenleri ile hüküm hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar Bilal, Mehmet, Selahattin, Süleyman ve Yılmaz Hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden; Gerekçe bölümünün "A" bendine açıklanan nedenlerle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2014/390 Esas, 2018/355 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; Gerekçe bölümünün "B" bendinde açıklanan nedenle İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2018 tarihli ve 2014/390 Esas, 2018/355 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/5683, K. 2023/10054, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-5683-e-2023-10054-k-7446ede5582d