Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2709 E. 2023/9099 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2018/2709
- Karar No
- 2023/9099
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/323 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hukuka aykırılık bulunması nedeniyle sanıklar ... ve Mustafa hakkındaki hükümlerin bozulması, diğer sanıklar hakkındaki hükümlerde ise hukuka aykırılık bulunmadığından onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıklar Mehmet, Hatip, Mustafa ve ...'ın üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, sanıklara müdafi tayin edilmeden savunmalarının alınması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafi ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanıklar Ercan, ... ve Haşim müdafilerinin katılımı sağlanmadan, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması, Nedeniyle hükümler hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2014/323 Esas, 2015/188 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ...müdafileri ile sanıklar... ve Cumhuriyet Savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, diğer yönleri incelenmeksizin oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.