Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/832 E. 2026/3387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/832
Karar No
2026/3387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/228 E., 2025/2057 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN 2009/407 E. SAYILI BİRLEŞTİRİLEN 2009/407 E. SAYILI İLK DERECE MAHKEMESİ: Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2008/210 E., 2023/266 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı alacak; birleştirilen 2009/407 Esas sayılı dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava, tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Pazar(Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/210 Esas sayılı asıl davasında davacı ... vekili; davacı ...'nin miras yoluyla intikal eden taşınmazlardaki paylarının ağabeyi ...ye geçirilmesi amacıyla ve bu düşünceyle davalı ...'ı vekil tayin ettiğini, dava konusu 2678, 2689, 1955, 2738, 2745, 2750, 27 22... parsel sayılı taşınmazlardaki davacı paylarının davalı vekil ... tarafından satış gösterilmek suretiyle ...'e devredildiğini, satış bedelinin davacıya ödenmediğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek faiziyle birlikte alacak isteminde bulunmuştur.

Birleştirilen Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/512 Esas sayılı davasında davacılar ... vd. vekili (kendi adına asaleten ve diğer davacılar adına vekaleten); mirasbırakan babaları ...nin dava konusu 2678, 2689, 1955, 2738, 2745, 2750, 27 22... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı ...'e devrettiğini, İlker tarafından da bir kısım taşınmazların diğer davalı ...'e devredildiğini, temliklerin hileli, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, öte yandan babaları ...nin temlik sırasında ehliyetsiz olduğunu, yine taşınmazlardaki halaları ... tarafından babaları ...ye devredilecek payların da vekil eliyle devredildiğini, ...'nin de aldatıldığını ve dava açtığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiş, bilahare 25.06.2009 tarihinde davanın 2008/210 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Birleştirilen Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/407 Esas (bozma öncesi Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/100 Esas) sayılı davasında davacı ... vekili; dava konusu 1955, 2738, 2745, 2750, 27 22... parsel sayılı taşınmazlardaki davacı paylarının vekil tayin ettiği davalı ... tarafından satış gösterilmek suretiyle diğer davalı ...'e devredildiğini, vekaletnamenin taşınmazlardaki davacı paylarının kardeşi olan ...ye devrine ilişkin olarak verildiğini, temlikin muvazaalı olduğunu, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını ileri sürerek tapu iptali-tescil isteminde bulunmuş, Kapatılan Ardeşen Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/100 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde 01.06.2005 tarihli ve 2003/100 Esas, 2005/114 Karar sayılı kararı ile; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 22.12.2008 tarihli ve 2008/10862 Esas, 2008/13082 Karar sayılı kararı ile; hükme elverişli bir araştırma ve değerlendirme yapılmadığından bahsedilerek anılan karar bozulmuş, bozmadan sonra Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/407 Esas numarası ile görülen davanın 22.10.2009 tarihinde 2008/210 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, davalının davacının istemi doğrultusunda devri gerçekleştirdiğini ve satış bedelini davacıya verdiğini, bu hususun Ardeşen Cumhuriyet Savcılığının 2003/485 Esas, 2004/31 Karar sayılı soruşturmasında belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Birleştirilen Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/407 Esas sayılı davasında davalılar vekili; davacı tarafın kendi istek ve iradesi ile vekaletname düzenlediğini, davalı ...'nin de vekalet gereğini yerine getirerek taşınmazları diğer davalı ...'e temlik ettiğini, iddiaların doğru olmadığını, davacının verdiği vekaletname ile satışın gerçekleştiğini ve yasal olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Asıl (2008/210 Esas sayılı) dava ile Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/512 Esas ve Pazar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/407 Esas sayılı davaları birleştirilmiş; davacı vekilince, dava konusu taşınmazların yargılama sırasında devri nedeniyle birleştirilen 2009/407 Esas sayılı dava yönünden taşınmazı devralan ... yönünden davaya devam edildiği bildirilmiş, asıl (2008/210 Esas sayılı) ve birleştirilen 2009/407 Esas sayılı davada davacı ...'nin, bilahare ... mirasçısı ...'nın da ölümü üzerine mirasçılar tarafından davaya devam edilmiş, yapılan yargılama sonunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, işlemlerin muvazaalı ve danışıklı yapıldığını ispatlayamadığı, Kapatılan Ardeşen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2003/485 sayılı dosyasında tanık olarak dinlenen ...'nun davacının hissesine düşen satış bedelinin davacıya ödendiğini doğruladığı gerekçesiyle asıl (2008/210 Esas sayılı) ve birleştirilen 2009/407 Esas sayılı davanın reddine; muris ...nin dava konu satış işleminin yapıldığı tarihte ehliyetli olduğuna dair Adli Tıp Kurumu tarafından rapor düzenlendiği, davacı tarafın hileli hareketler ile murisin dava konusu taşınmazlardaki paylarını devrettiği ve satışın muvazaalı olduğu, devrin ivazsız ve mirasçılardan mal kaçırma kastı ile gerçekleştirildiği iddialarını ispatlayamadığı gerekçeleriyle birleştirilen 2009/512 Esas sayılı davadaki taleplerin reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi ve dosyanın temyiz incelemesi için Daireye gönderilmesi üzerine Dairece; 2008/210 Esas sayılı asıl dava ve 2008/512 Esas sayılı birleştirilen dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetiminin bulunmadığı ve davaların ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğuna değinilerek 2008/210 Esas sayılı asıl dava ile birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosyalarda verilen kararlar temyiz edilmese dahi temyize tabi olan birleştirilen 2009/407 Esas sayılı davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesinden sonra, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleştirilen 2009/407 Esas sayılı davanın daha önce Yargıtay denetiminden geçtiği, istinaf kanun yoluna tabi olmadığı gerekçesiyle bu dosya yönünden istinaf incelemesi yapılmasına yer olmadığına; birleştirilen 2008/512 Esas sayılı davanın davacılarının ..., ..., ... ... olduğu, istinaf yasa yoluna başvuran davacıların birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dosyada taraf olmadıkları, kararı istinaf hakları bulunmadığı gerekçesiyle birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava yönünden istinaf talebinin usulden reddine; asıl (2008/210 Esas sayılı) dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca, asıl dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden; 2008/210 Esas sayılı asıl dava ile birleştirilen 2009/407 Esas (bozma öncesi 2003/100 Esas) sayılı davanın ... vekili tarafından açıldığı, davacı ...'nun ölümü ve ... mirasçısı ...'nın da ölümü üzerine mirasçılar tarafından davaya devam edildiği, birleştirilen 2008/512 Esas sayılı davanın ise davacılar ..., ... ... adına vekaleten ve kendi adına asaleten Avukat ... tarafından açıldığı, ...'nun kendi adına da Avukat ...'nu vekil tayin ettiği, davacılar ..., ... ... yönünden ise vekil sıfatıyla verilen yetki belgesi ile Avukat ...'nu yetkilendirdiği, bilahare ...'nun da vekil sıfatıyla verilen yetki belgesi ile Avukat ...'ü yetkilendirdiği, bu suretle hükmü temyiz eden Avukat ...'ün asıl ve birleştirilen davalardaki tüm davacılar yönünden vekil tayin edildiği, nitekim davanın da davacılar vekili sıfatıyla adı geçen avukatlar tarafından takip edildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince; kararın asıl (2008/210 Esas) ve birleştirilen (2009/407 Esas) davanın davacıları (... mirasçıları) vekili tarafından istinaf edildiği, birleştirilen (2008/512 Esas) dava yönünden dosyanın taraflarınca istinaf edilmediği, istinaf yoluna başvuran davacıların birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava yönünden kararı istinaf hakları bulunmadığından bahisle istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiş ise de başvuru dilekçesinden hükmün birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava yönünden de istinaf/temyiz edildiğinin anlaşıldığı, nitekim Bölge Adliye Mahkemesince de bu şekilde değerlendirildiği, birleştirilen 2008/512 Esas sayılı davanın davacıları tarafından hükmün istinaf edilmediği yönündeki tespitin hatalı olduğu, bahsedildiği şekilde ve istinaf/temyiz dilekçesinden anlaşıldığı üzere 2008/210 Esas sayılı asıl dava ve birleştirilen 2009/407 Esas (bozma öncesi 2003/100 Esas) sayılı davada davacılar ... mirasçıları ile birleştirilen 2008/512 Esas sayılı davada davacılar vekili tarafından hükmün istinaf edildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava yönünden istinaf talebinin usulden reddine dair kararının doğru olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmadığı gibi, Dairenin; 2008/210 Esas sayılı asıl dava ve 2008/512 Esas sayılı birleştirilen dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetiminin bulunmadığı ve davaların ''istinaf'' kanun yoluna tabi olduğuna, 2008/210 Esas sayılı asıl dava ve birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava dosyasına dair istinaf incelemesi yapılması gerektiğine değinen önceki iade kararı ile istenilen hususların da yerine getirilmediği, birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava yönünden de istinaf incelemesi yapılması gerektiği açıktır. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemecesince, birleştirilen 2008/512 Esas sayılı dava yönünden İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilinin başvurusu hakkında esasa ilişkin olarak istinaf incelemesi yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davacılar vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Bozma nedenine göre Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden verilen karar ile Mahkemece bozmaya uyularak birleştirilen 2009/407 Esas sayılı dava yönünden verilen karara ilişkin ve sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/832, K. 2026/3387, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-832-e-2026-3387-k-519c61ef8a65