Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/5346 E. 2026/6255 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5346
Karar No
2026/6255
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/495 E., 2026/534 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarız Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/98 E., 2026/21 K.

Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda .... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... , 1 74... , 1 74... , 2 60... ve 2 60... parsel sayılı taşınmazlar senetsizden irsen intikalen, taksimen ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle 1/2'şer hisse oranında Küçük ... ve ... adına, aynı yer 1 33... ve 1 34... parsel sayılı taşınmazların da senetsizden, irsen, intikalen, taksimen ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle ... adına tespit gördüğü, 27.08.20 07... .09.2007 tarihleri arasındaki askı ilan süresi içinde dava açılmadığından 27.09.2007 tarihinde kadastro tespitlerinin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekili; davacılar ve davalı kardeşleri ... ve ...'ın müşterek murisleri ... ...'a ait ... Mahallesi 1 01... parsel, 2 60... parsel, 2 60... parsel, 1 33... parsel, 1 34... parsel, 1 74... parsel ve 1 74... parselde kayıtlı taşınmazların, kadastro çalışmaları esnasında davacıların yurt dışında ve şehir dışında olmaları nedeniyle davacıların miras hisselerine düşen payının ileride kendilerine vermek kaydıyla köyde yaşayan davalılar adına tespit ve tescil edilmesi konusunda anlaştıklarını, davalılardan ...'ın 1 74... ve 1 74... parsel sayılı taşınmazları satmak istediği ancak davacıların rıza göstermemesine rağmen inançlı işlem hilafına iki taşınmazını aynı köyden diğer davalı ...'e sattığını, davalının kötü niyetli olup taşınmazların 8 kardeşe ait olduğunu bildiğini, davacıların inançlı devrin gereğinin yapılacağına ve taşınmazlardaki miras hisselerinin kendilerine devredileceğine dair ümitlerini kaybettiklerini belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili; davalının uzun süredir yurt dışında ikamet ettiğini, taşınmazın satışında bizzat bulunmadığını, alımının vekaleten üçüncü kişi aracılığıyla gerçekleştirildiğini, tapuya güven ilkesi gereğince davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, taşınmazlarda büyük yatırımlar yaptığını, davacıların bu yatırımlardan haberi olduktan sonra yatırımdan pay almak için haksız davayı açtıklarını, kötü niyetli olduklarını, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, inançlı işleme ilişkin yazılı delil sunulmadığını, delil başlangıcı da bulunmadığından tanık deliline de başvurulamayacağını, satış işleminin resmi yollarla, hukuka uygun şekilde, bedeli mukabilinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ve ... vekili; kadastro öncesi iddianın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, taşınmazları 20 yılı aşkın süredir davalıların kullandığını ve üzerine yapılar yaptıklarını, davacıların iddiasının inançlı işleme dayalı olduğunu ve yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, inançlı işleme dayalı davalarda da 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların kadastro tespitinin 27.09.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 13.11.2025 tarihinde açıldığı, tapulamadan önceki nedene dayalı açılan davada Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesiyle aynı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davacılardan alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/5346, K. 2026/6255, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-5346-e-2026-6255-k-9c85419dfe37