Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/4661 E. 2026/6433 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4661
- Karar No
- 2026/6433
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/2 E., 2024/61 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı Hazine; ... Komu mevkiinde bulunan, doğusu yol, batısı 1701 parsel ve taşlık, kuzeyi 1755 parsel, güneyi ...taşınmazı ile çevrili 43.000,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 17.11.1963 tarih, 338 yevmiye, 60 cilt, 48 sayfa ve 192 sıra numaralı tapu kaydıyla adına tescil edildiğini, kadastro çalışmaları sonucunda bu kaydın 1 30... parselde 36.233,27 m² ve 1 30... parselde 4.144,35 m² olmak üzere toplam 40.377,62 m² yüzölçümüyle revizyon gördüğünü, tapu miktarındaki eksikliğin komşu 1 30... ve 68 parseller içerisinde kaldığını ileri sürerek çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ...; 1 30... parsel ile ilgilerinin bulunmadığını, 1 30... parselin evveliyatında ... ... adına kayıtlı iken babaları ...tarafından satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ..., 1 30... parseli dava açılmadan önce ...'ya devretmiştir. Yargılama sırasında davaya dâhil edilen ... ise 1 30... parseli 2011 yılında ...'den satın aldığını bildirmiştir.
Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.06.2013 tarihli ve 2012/41 Esas, 2013/110 Karar sayılı kararıyla; Hazinenin dayandığı tapu kaydı ile kadastro sonucu Hazine adına oluşan parseller arasındaki yüzölçümü farkının önceki ölçüm yöntemlerindeki teknik yetersizlikten kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.11.2014 tarihli ve 2014/18119 Esas, 2014/13150 Karar sayılı ilamıyla; 1 30... parselin dava tarihinden önce satış suretiyle ...'ya devredildiği, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği, bu nedenle ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; 1 30... parsel yönünden ise tarafların dayandıkları tevzi tapularına ait haritalar ile kadastro paftasının ölçekleri eşitlenip çakıştırılarak zemine uygulanması, kayıt kapsamlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında, davacı Hazinenin talebi üzerine 10.12.2015 tarihli oturumda ...'nın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124/2. maddesi uyarınca davaya dâhil edilmesine karar verilmiş; keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2015/35 Esas, 2016/126 Karar sayılı kararıyla 1 30... parselin ... adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline, 1 30... parsele ilişkin istemin reddine ve ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu hükmün davacı Hazine ile dâhilî davalı ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.02.2021 tarihli ve 2017/2074 Esas, 2021/601 Karar sayılı ilamıyla; 1 30... parsel yönünden bozma gereklerine uygun araştırma yapıldığı ve delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle hüküm onanmış; 1 30... parsel yönünden ise taşınmazın dava tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, davanın doğru hasma yöneltilmediği, usul hukukunda dâhilî dava yoluyla bir kişiye taraf sıfatı yüklenmesine yasal olanak bulunmadığı ve ... ile ... arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, bu nedenle aleyhinde usulünce açılmış dava bulunmayan ... hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Davacı Hazinenin karar düzeltme istemi de Dairemizin 21.03.2022 tarihli ve 2021/8496 Esas, 2022/2278 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca, 1 30... parselin dava tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, ...'nın yargılama sırasında dâhilî davalı sıfatıyla dosyaya kaydedilmesinin usulünce açılmış bir dava olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle bu parsel yönünden ... hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına; 1 30... parsel yönünden davanın reddine ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ilamına uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumunu oluşturan hususların yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.