Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3055 E. 2026/3956 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3055
- Karar No
- 2026/3956
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/835 E., 2026/224 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/273 E., 2021/159 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali- tescil ve tazminat isteğine ilişkindir. Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 17... parsel sayılı taşınmazlar Hazine, 2771 parsel sayılı taşınmaz ... ve müşterekleri, 2018 parsel sayılı taşınmaz ... ... adına kayıtlanmış, 2 84... parsel sayılı taşınmaz ... adına kayıtlıyken 13.06.2025 tarihinde satış nedeniyle ...Sanayi ve...Şirketi adına kayıtlanmıştır. Davacılar, irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Davalı Hazine vekili, davada hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların 1971 yılında yapılan kadastro sonucu tapuya tescil edildiği, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre içinde hatalı olduğu iddia edilen kadastro tespitine itiraz edilmediği, hak düşürücü süre içinde dava açılmaması nedeniyle davacıların mirasbırakanlarının mülkiyet hakkını elde etme imkanının kaybedildiği, mülkiyet hakkı olmayan kişinin bu hakka dayanarak tazminat isteminde de bulunamayacağı, 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde TMK'nın 1007. maddesine göre kadastral işlemlere dayanılarak tazminat talep hakkı 18.11.2009 tarihli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatı ile tanınmışsa da gerek kadastro tutanağının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık sürenin, gerekse Anayasa Mahkemesinin 2014/6673 sayılı dosyasında belirtilen makul sürenin, bu davada dava tarihi itibariyle geçmiş olduğu gerekçesi ile hem hak düşürücü süre hem de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların kadastro öncesi hukuki nedene dayanarak dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tescili, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tazminat olarak taraflarına ödenmesini talep ettikleri, dava konusu parsellere ait tutanakların en son 10.12.1973 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra 18.11.2019 tarihinde açıldığı, taşınmazların kök tapu kayıtlarına istinaden tespitlerinin yapıldığı, dolayısıyla yolsuz tescilin söz konusu olmadığı, dava, hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra açıldığına göre hak düşürücü sürenin kaçırılması nedeniyle davacının ayın isteme hakkının bulunmadığı bir yerde, bedelini talep etmesine de olanak bulunmadığı, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; duruşma isteminin değer yönünden reddine karar verildikten sonra, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 1.464,00 TL fazla alınan peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.