Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2720 E. 2026/4450 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2720
Karar No
2026/4450
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/240 E., 2026/69 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyurt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/228 E., 2022/97 K.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Kadastro sonucunda; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında kalan, krokide (A1 ve A2) harfi ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümleri "ekilemez arazi" olarak 1953 yılında tescil harici bırakılmıştır.

Davacı vekili; ... ilçesi, ... Mahallesi, ... olarak alınan yerde doğusu ve kuzeyi kadastro harici kısmen 36 40... parsel, güneyi 3 parsel sayılı taşınmazlarla çevrili yaklaşık 1.100,00m² taşınmazın tapulama sırasında hali arazi olarak tapulama dışı bırakıldığını, o tarihten bu yana da davacı tarafından üzüm bağı ve çeşitli meyve ağaçları dikilmek suretiyle 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla kullanıldığını, bu nedenle yasanın öngördüğü tescil koşullarının oluştuğunu belirterek taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı ... Hazinesi vekili; davanın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan tapusuz bir taşınmazın tescili talepli olduğunu, TMK'nın 713. maddesi ve Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri dikkate alınarak yargılama yapıldığını, öncelikle dava konusu yerin mera, otlakiye, yol, meydan, ortak mal gibi kamu kullanımında olup özel mülkiyete konu olmayacak yerlerden olmaması gerektiğini, imar ve ihyanın tamamlandığının objektif delillerle ispatlanması gerektiğini ileri sürmüş ve davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dariesinin tescil harici bırakılan yerlerin zilyetliğe dayalı olarak tapu tescilinin yapılabilmesi için imar-ihyasının tamamlanmasını, 20 yıl boyunca nizasız ve aralıksız fiili zilyetliğinin olmasını, imar-ihyası ile tarım arazisi haline getirilmiş ise eğim farkının giderilmiş olmasını aradığını, imar-ihyasının yapılıp yapılmadığının tespitinin ortaya konulması gerektiğini ileri sürmüş, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; davaya konu taşınmazın tescil işleminin 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddelerindeki koşulların bulunması halinde uygunluğu kaydıyla Mahkemece re'sen araştırılacak hususlar ile sair şartların incelenerek birlikte değerlendirilip karara bağlanması gerektiğini ileri sürmüş, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla, davacı ve murisinin kadastro harici bırakılan taşınmazı 20 yıldır nizasız ve fasılasız olarak kullandığı, üzerine çeşitli yaş ve cinslerde meyve ve çam ağaçları diktiği, taşınmazın üzerinde davacıya ait bir ev bulunduğu, davacının eklemeli olarak malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süredir dava konusu taşınmaza zilyet olduğu, fen bilirkişi raporunda (A1) olarak gösterilen 2 58... alanın TMK'nın 713. ve Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde belirtilen tüm şartları taşıdığı, (A2) olarak gösterilen 880. 22... alanın ise dava tarihinden geriye dönük olarak 20 yıllık süre boyunca imar ve ihya edilmediği, boş bırakıldığı, bu hususun sırf tanık beyanıyla da ispat olunamayacağı, söz konusu alanın TMK'nın 713. maddesinde belirtilen şartları taşımadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitinde tescil harici bırakılan ve teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A1 ve A2) harfi ile gösterilen taşınmazın 1975, 1991 tarihli hava fotoğrafında tarımsal faaliyet yapılmamış fiilen boş arazi olduğu, dava konusu taşınmazın 2007 tarihinde 16.02.2007 tarihli ve 525 sayılı kararı ile onaylanan 1/250000 ölçekli "... İmar Planı kapsamında kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17/2. maddesinde; imar planı kapsamında olan tapusuz taşınmazların imar-ihya ve zilyetlik hükümlerine göre iktisap edilemeyeceği ancak tapusuz taşınmazın imar planı kapsamına alındığı tarihe kadar zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları oluşmuş ise bu taşınmazların zilyetleri adına tescil edilebileceği, dava konusu taşınmaz bölümünün imar planına alındığı 2007 yılından geriye 20 yılı aşkın imar-ihya ile kullanımın bulunmadığı, zira imar-ihyanın 1999 yılında bitirilerek taşınmazın kullanılmaya başlandığı, 1999 yılından taşınmazın imar planına alındığı 2007 yılına kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17... . maddesinde öngörülen imar-ihya ile kazanım koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hükümle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2720, K. 2026/4450, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2720-e-2026-4450-k-338148901960