Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1325 E. 2026/4737 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1325
Karar No
2026/4737
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2702 E., 2025/3640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/305 E., 2025/99 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, hükmün iptali istemine ilişkindir.

Davacı; Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/234 Esas sayılı davası ile paydaşı olduğu 433 27... parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından davalı ... aleyhine açtığı şuf'a davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın istinaf incelemesinde olduğunu, o dosyadaki dava dilekçesinin ...'e tebliğinden sonra Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/279 Esas, 2024/102 Karar sayılı dosyası ile irade fesadına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığını, davalı ...'ün davayı kabul etmesi nedeniyle şuf'a davasına konu payın iptal edilerek davalı ... adına tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalıların açıkça ön alım hakkına dayalı kararı sonuçsuz bırakmak amacıyla hareket ettiklerini, bu davadan haberdar olamadığı için müdahil olamadığını belirterek Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/279 Esas ve 2024/102 Karar sayılı kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, süresinde cevap vermemişlerdir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bir İlk Derece Mahkemesinin kararının, aynı derecedeki başka bir mahkemede görülen ayrı bir dava yoluyla iptalinin mümkün olmadığı, bu tür taleplerin hukuk sistemimizde yasal bir dayanağı olmadığı, dava konusu istem hakkında Mahkemenin görev ve hukuki yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eldeki dava ile Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/279 Esas, 2024/102 Karar sayılı dosyasında verilen kesinleşmiş kararın iptaline karar verilmesini talep ettiği, dava dilekçesinde tapu iptali ve tescil talebinin bulunmadığı, mahkemelerce verilen kararlar ve kesinleşmiş ilamlara karşı başvurulacak kanun yollarının kanunda düzenlendiği ve bir mahkemece verilen kararın aynı derecedeki başka mahkemece iptaline karar verilemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden; iptali istenilen Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2024 tarihli ve 2023/279 Esas, 2024/102 Karar sayılı kararına konu davada davacının ..., davalının ..., dava konusunun ise 433 27... parsel sayılı taşınmazın 41/299 payı olduğu, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 18.04.2024 tarihinde kesinleştiği; Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/234 Esas ve 2023/226 Karar sayılı davasında ise davacının ..., davalının ..., dava konusunun ise 433 27... parsel sayılı taşınmazın 41/299 payı olduğu, önalım hakkı nedeniyle davanın kabulüne karar verildiği ve kararın 27.05.2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

Hemen belirtmek gerekir ki, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 374. maddesinde “Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.” düzenlemesi yapılmış, aynı Kanun’un 375. maddesinde ise yargılamanın iadesi sebepleri sayılmış, Kanun’un üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi başlıklı 376. maddesinde ise “(1) Davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler.” hükmü düzenlenilmiş, aynı Kanun’un 378/1 hükmünde ise “Yargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir.” düzenlemesi yapılmıştır.

Somut olayda; eldeki davada davacı olan ...’un Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/279 Esas ve 2024/102 Karar sayılı kararının kendisi tarafından açılan önalım davasını (Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/234 Esas) sonuçsuz bırakma için açıldığını iddia ederek Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/279 Esas ve 2024/102 Karar sayılı kararının iptaline karar verilmesini istediği, bu durumda talebin HMK’nın 378/1 hükmü uyarınca kararı veren Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilerek karar verilmiş olması doğru değildir.

Hal böyle olunca, eldeki davanın iptali istenen kararın verildiği Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1325, K. 2026/4737, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1325-e-2026-4737-k-679f7b33bf13