Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6551 E. 2026/4609 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6551
- Karar No
- 2026/4609
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1420 E., 2025/2409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Turhal 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/66 E., 2025/26 K.
Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki evin bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 14 16... parseldeki taşınmazın müvekkillerinin murisi ... ve davalı ...'a miras olarak kaldığını, tarafların arsayı anlaşarak ortadan ikiye bölme suretiyle taksim ettiklerini, tarafların 2017 yılında söz konusu parselde ifraz çalışmaları yaptırması sonucunda ise 14 16... ve 19 parsel şeklinde iki parsel oluştuğunu, 14 16... parseli davalı tarafın, 14 16... parseli müvekkillerinin murisi ... 'ın uzun yıllar davalı ile aralarında yaptıkları taksime uygun olacak şekilde kullandıklarını, tarafların taksim sonucu kendi paylarına düşen ve çok uzun süredir kullandıkları taşınmazların tapularını almak için görünürde satış olacak şekilde taksime uygun olarak taşınmazın hisselerini birbirlerine devrettiklerini, ancak müvekkillerinin murisinin 14 16... parseli kullanmasına rağmen 14 16... parseldeki hisseyi aldığını, kullanmış olduğu 19 parseldeki hisseyi davalıya devrettiğini, bu işlemin tamamen muris ... 'ın ve davalının yaşından ve hatasından meydana geldiğini, 14 16... parseldeki taşınmazı davacıların murisi ... 'ın 20 yıldır kullandığını, arsa üzerine ev yaptığını, ailesiyle birlikte orada yaşadığını, muris ... 'ın 2023 yılında öldüğünü, müvekkillerinin bu durumu murisleri ...'ın ölümünden bir süre sonra öğrendiklerini, dava konusu taşınmazı müvekkilleri, 14 16... parseli ise davalının kullanmaya devam ettiğini, ancak davalı tarafın müvekkillerinin kullandığı taşınmazda ev olmasından dolayı tapuların düzeltilmesini kabul etmediğini, 14 16... parseldeki davalı adına kayıtlı tapulu taşınmaz üzerindeki evi müvekkillerinin murisinin yaptırdığını, davalının bir katkısının olmadığını, tapuda hisse devri sırasında tarafların yaşı ve basiretsizliğinden kaynaklı olarak söz konusu taşınmazın davalı adına kayıt edildiğini, davalının haksız kazanç elde ettiğini, tarafların aralarında yapmış olduğu taksime göre 14 16... parselin kullanımının ve aidiyetinin 20 yıldan fazla süredir müvekkillerine ve murisleri ... 'a ait olduğunun sabit olduğunu, davalının mal varlığında meydana gelen artışın haklı bir sebebe dayanmadığını belirterek 14 16... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline, tapu iptali ve tescilinin mümkün olmaması halinde taşınmaz üzerinde bulunan evin bedelinin şimdilik 20.000,00 TL olarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, yasal iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili 02.07.2024 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı bedeli mukabilinde iktisap ettiğini, hataya düşme durumu olmadığını, davacıların murisi ... 'ın temliki rızası ile yaptığını, taşınmazı üzerindeki yapılarla birlikte müvekkiline devrettiğini, TMK'nın 677. maddesine göre öncesi tapusuz olan taşınmazlarda mirasçılar arasındaki miras payının devri için bütün mirasçıların katılımı ve rızasının bulunması gerekli olmayıp mirasçıların bu amaçla kendi aralarında anlaşmış olmasının yeterli olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapuya güven ilkesi gereğince satın aldığını, taşınmaz satışının resmi senetle yapıldığını, davacıların itirazlarının da resmi senetle ispat edilmesi gerektiğini, dosya kapsamında müvekkili ve davacıların murisi ... 'ın basiretsiz olduğunu gösterir belge sunulmadığını, taşınmazın devrinden sonra tüm vergilerin müvekkili tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, davacıların dilekçelerinde ve yargılama sırasında hatayı murisin ölüm tarihi olan 03.03.2023 tarihinden kısa bir süre sonra öğrendiklerini ve öğrendikten sonra dava açtıklarını bildirdikleri, davacıların dinlenen ağırlıklı tanık beyanları gözetildiğinde eldeki davanın TBK’nın 39. maddesindeki düzenleme doğrultusunda süresinde açıldığı, buna göre 14 16... parsel üzerinde 25 yaşlarında tek katlı konut bulunduğu, 2000'li yılların başında yapıldığı tespit edilen konutun 15.02.2005 tarihli uydu görüntüsünde taşınmazın üzerinde olduğu, dinlenen ağırlıklı ve görgüye dayalı davacı tanıklarının beyanlarından 19 parsel üzerinde yaptırılan bu konutun davacıların murisi ... tarafından yaptırıldığı, davacıların bu konut yapılırken çocuk yaşta oldukları, bu konutu ... ve çocuklarının kullandıkları, davacıların murisi ... 'ın hataya düşmek suretiyle 19 parseldeki hissesini davalıya satış işlemi yaparak devrettiği, iradesinin sakatlandığı dava konusu taşınmazın devir tarihi 25.07.2018 olsa da davacı mirasçıların dava konusu devri taşınmazın davalı tarafından satışa konulması ile dava tarihinden kısa bir süre önce öğrendikleri, bu haliyle davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı Tokat ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 14 16... parselde kayıtlı taşınmazın 1/2 tapu kaydının iptali ile Turhal Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.03.2023 tarih, 2023/235 Esas, 2023/309 Karar sayılı mirasçılık belgesi ilamındaki miras payları oranında davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan hissenin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği, özellikle süresinde cevap dilekçesi verilmemesi nedeniyle tanıklarının dinlenmediği, vekalet ücretine dair itirazlar istinaf aşamasından ileri sürülmediğinden temyiz aşamasında da ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 141.747,72 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.