Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1636 E. 2026/1600 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1636
- Karar No
- 2026/1600
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2197 E., 2024/2523 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 33. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/277 E., 2024/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı dava dilekçesinde özetle; muris ...'ın 13.08.1968 tarihinde öldüğünü, geriye 11 95... parsel sayılı taşınmazın kaldığını, bu taşınmazdaki mirasçılardan ...'ın hissesini davacının murisi ...'a sattığını, bunun karşılığında muristen 1850,00 Amerikan Doları aldığını, ancak devir yapılmadığını belirterek davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. İlgililer ..., ... ve ... katıldıkları 12.04.2022 tarihli duruşmada; açılan davaya muvafakat ettiklerini ve davaya katılmak istediklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, somut olayda yazılı veya sözlü sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın konusunun taşınmazın aynına ilişkin olması sebebiyle mahallinde keşif icrasına yönelik 20.10.2022, 11.07.20 23... .10.2023 tarihli ara kararlar tesis edildiğini, ancak keşif avansının davacı tarafça mahkeme veznesine ödenmemesi sebebiyle mahallinde keşif icrasının yerine getirilemediği ve davasını ispatla yükümlü olan davacı tarafça yerine getirilememesi sebebiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmün davacıyı bağladığı, diğer mirasçılar yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı, davacının istinaf sebepleriyle bağlı inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; duruşmaların görüldüğü zamanlarda kardeşlerinin devamlı gelerek katılma taleplerini duruşma salonunda mahkeme hâkimine ilettiklerini, hâkimin kardeşlerini duruşmaya kabul etmediği gibi davaya katılma dilekçelerini göz önünde bulundurup, bu konuyu değerlendireceğini kendilerine tebligat çıkartılacağını belirtmiş olmasına rağmen ve kendisinin de duruşmalarda kardeşlerinin davaya dâhil talepleri hakkında red veya kabul konusunda kendilerine tebligat çıkarılmadığını beyan etmiş olmasına rağmen duruşmalarda bu konuda ara karar oluşturulmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras hissesinin harici satışına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 213, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmî şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer verilemez ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil edemez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re’sen gözetilir. Resmî şekilde düzenlenmemiş olan ve geçerli olmayan tapulu taşınmaz satış sözleşmesine istinaden tapu iptali ve tescil talep edilemez. Taraflar geçersiz sözleşme nedeniyle verdiklerini haksız iktisap kuralları uyarınca geri isteyebilirler. Bu itibarla davacının resmi şekilde düzenlenmemiş geçersiz (şifahi) sözleşme nedeniyle tapu iptali ve tescil talep edemeyeceği gözetilmelidir. Diğer taraftan; TMK'nın 677/1 hükmü gereğince, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Mirasçılar arasında yapılan bu tür sözleşmeler yapıldıkları tarihten itibaren ifa (yerine getirme) olanağına sahiptirler. Alacaklı, yapıldığı tarihten itibaren bu sözleşmeye dayanarak, sözleşme gereğinin yerine getirilmesini miras payını devredenden isteyebilir ve ona karşı davayı açabilir. (TMK.m.677/1.fıkra). Taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olması, bu isteğe engel oluşturmaz. Yalnızca, mirasçılar dışında üçüncü kişilere yapılan miras payının devri sözleşmeleri TMK'nın 677/2. (743 sayılı TMK'nın 612/2 ve 3. cümleleri) madde ve fıkrası uyarınca elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürmedikçe (yani iştirak çözülmedikçe) üçüncü kişinin istekte bulunma olanağı yoktur. Çünkü iştirak çözülmedikçe sözleşmenin ifa (yerine getirme) olanağı bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince; yukarıda da açıklandığı üzere TMK'nın 677. maddesine göre miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlı olup, davacının murisi ... ile miras payını devrettiği söylenen ... arasında yapılmış bir sözleşme dosyaya sunulmamıştır. Davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken yukarıda yazılı şekildeki gerekçe ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek bu gerekçeyle aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacının Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesinin DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Peşin yatırılan harcın istek hâlinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.