Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5472 E. 2026/3863 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5472
Karar No
2026/3863
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2202 E., 2025/1702 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/443 E., 2023/272 K.

Dava, muris muvazaası ve inançlı işlem hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Davacı; dava konusu 82 35... parsel sayılı taşınmazdaki E-6 Blok- 2 nolu bağımsız bölümün satış bedelinin kendisi, murisleri ... ve davalı tarafından ödendiğini ancak taşınmazın davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın 2005 yılından itibaren kendisi ve davalı tarafça müşterek konut olarak kullanıldığını, davalıdan taşınmazın kendisine ait olan payını devretmesini istediğini, ancak davalının bu talebi kabul etmediğini, gerek inançlı işlem, gerekse de muris muvazaası hukuki nedenine dayanarak tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde uğradığı zararların tazminine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, dava konusu taşınmazın sadece kendisine ait olduğunu, ablası olan davacının eşinden boşandığını, bu nedenle davacıya yardımcı olmak amacıyla taşınmazda oturmasına izin verdiğini, ancak son dönemde kendi kızının da taşınmaza ihtiyacı olduğunu, bu nedenle davacıdan taşınmazı boşaltmasını istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davalının 2014 yılından itibaren dava konusu taşınmaza malik olduğu, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman mirasbırakan adına kayıtlı olmadığı, bu nedenle muris muvazaasının söz konusu olmadığı, inançlı işleme dayalı talepler yönünden ise davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dava konusu taşınmazın mirasbırakandan geçmediği, davacı tarafın tenkis isteğinin de bulunmadığı, bu durumda muris muvazaası iddiası yönünden 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri olmadığı, inançlı işlem iddiasının da 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İBK uyarınca ispat edilemediği anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5472, K. 2026/3863, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5472-e-2026-3863-k-b39af52416ce