Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5114 E. 2025/4615 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5114
- Karar No
- 2025/4615
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2188 E., 2024/456 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/258 E., 2021/205 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; kayden maliki olduğu 882 ada 7 parsel sayılı taşınmazının kredi ödemesini yapamadığı için nakde ihtiyaç duyduğunu, kredinin takibe düştüğünü, taşınmazın icra kanalı ile satılmasını önlemek için tefecilerden para arayışına girdiğini, oğlu ...’ın kendisine finansçı diyen ...ile kendisini tanıştırdığını, ...ve davalı ... ile buluştuklarını, ...’ın parası olduğunu ancak taşınmazı kendisi ya da göstereceği birinin adına devretmesi halinde para vereceğini söylediğini, aralarındaki anlaşmaya göre 11.10.2019 tarihinde tapu devredileceğini, devirden sonra bankaya gidileceğini ve kredi kapama bedeli olan 140.000,00 TL borcunun bankaya ödeneceğini, kalan 110.000,00 TL’nin de banka hesabına aktarılacağını, 11.10.2019 tarihinde devrin yapıldığını, sonrasında ..., ... kendisi ve oğlu birlikte bankaya gittiklerini, ...’ın bankada paranın hesabına yatırıldığını söylediğini, kontrol etmesine rağmen paranın hesabına gelmediğini, saatin 17:20 olması ve EFT saatinin geçmesi nedeniyle ertesi güne kaldığını, araya hafta sonunun girdiğini, ... ve ...’in sorunu pazartesi çözeceklerini söylediklerini, pazartesi günü de ...’ın EFT talimatını verdiğini ancak vergi borcu nedeniyle bloke konulduğunu beyan ettiğini, isterse tapuyu iade edebileceklerini söylediğini, tapuyu istediklerini ancak oyaladıklarını ve tapuyu da vermediklerini, sonrasında taşınmazı tefecilere devretmek istediklerini öğrendiğini, taşınmazda kızının ikamet ettiğini, suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa rayiç bedelin tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; davacının belirttiği gibi taşınmazın satışının 250.000,00 TL bedelle yapılması hususunda anlaştıklarını, 140.000,00 TL’nin ipotek için bankaya ödeneceğini, 110.000,00 TL’nin de taşınmazın devri esnasında elden davacıya ödendiğini, davacının müteahhitlik yaptığını, bedelini aldığını belirterek taşınmazı devrettiğini, hakkında yapılan suç duyurusu hakkında takipsizlik kararı verildiğini, taşınmazın satışını müteakip ipotek alacaklısı olan bankaya gittiklerini, kredi kapamasına ilişkin tutarın bildirildiğini, davacıya bundan sonraki sürecin kendisinde olduğunu belirttiğini, satıştan sonra ikinci iş gününde ödeme yapmak için bankaya gittiğini ancak ipotek borçlusunun talimatı olduğunu, bu nedenle kendisinin ödeme yapmasına izin vermediklerini, krediyi kat ederek hukuk bürosuna devrettiklerini, hukuk bürosu ile görüştüğünde bedelin davacı tarafından ödendiğinin bildirildiğini, sonrasında da eldeki davanın açıldığını, davacıyı kandırmadığını, bakiye 140.000,00 TL borcu ödemeye çalıştığını ama davacının bunu kabul etmediğini belirterek davanın reddini savunmuş; aşamada davalı vekili, davanın reddi olmazsa, taşınmazın satış bedeli olan 250.000,00 TL’yi depo etmek üzere süre verilmesini isteyerek bedel depo edildiğinde davanın konusuz kalacağını bildirmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının oğlu ...ın ekonomik yönden zora düştüğü, üçüncü kişiler vasıtasıyla kendisine para verebileceğini öğrendiği dava dışı ... ndan önce ipotek karşılığı daha sonra taşınmazın kendisine devri ve borç ödendiğinde tekrar taşınmazın kendisine iadesi şeklinde sözlü olarak anlaşmaya varıldığı, dava konusu yerin dava dışı ...ın babası davacı ... adına kayıtlı olduğu ve yapılan anlaşmaya göre 250.000,00 TL olarak belirlenen satış bedelinin 140.000,00 TL’siyle taşınmaz üzerinde bulunan ............. Şubesine ait ipoteğin kaldırılacağı, geri kalan 110.000,00 TL’nin de satıcıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, satış günü dava dışı ...'ın bütün pazarlığı kendi adına yapmasına rağmen devrin davalı ...'e yapılmasını istediği, satış bedelinden ödenmesi gereken 110.000,00 TL’nin arabada olduğunu, EFT yaptığını söyleyerek davacıyı oyaladığı ve bir oldu bittiyle güven yaratmak suretiyle taşınmazın devrini davalı ...'in üzerine aldığı, paranın arabada olmaması ve EFT de yapılmaması üzerine bu sefer hesaplarına bloke konulduğunu söyleyerek işi çözeceğini belirttiği ancak HSBC Banktaki ipotek borcunu dahi ödemediği, 110.000,00 TL tutarındaki paranın elden verilmesini ve bu ödeme karşılığı makbuz veya davacının imzasını içerir bir ödeme belgesi alınmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 7.000,00 TL ve üzeri ödemelerin banka kanalıyla yapılmasının yasal zorunluluk olduğu, davalının taşınmazın davacı adına olmasına rağmen ödemeyi davacının oğlu ...a yaptıklarını söylemesinin de iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği ve davacının hile ile taşınmazının elinden alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının elden aldığı parayı inkar ettiğini, yemin deliline gidilmediğini, paraya ihtiyacı olan davacının 110.000,00 TL’yi alınca kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını, hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kısmi bedel ödenmesi halinde tapu iptali ve tescili kararı verilemeyeceğini, ipotek bedelini ödemek istemesine rağmen davacının engel olması nedeniyle ödeyemediğini, Mahkemenin araştırma yapmadığını, davacının tanığı olan oğlu ...’ın babası ile birlikte bedeli elden nakit aldıklarını, diğer tanığın da ...’ın çalışanı olduğunu, beyanlarının gerçek dışı olduğunu, gabin için hak düşürücü sürenin geçtiğini, uyuşmazlığın bedel ödenmemesinden kaynaklı olduğunu, resmi satış sözleşmesinde bedeli tamamen aldığını beyan ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını, aksi durumda ise TBK’nın 139. maddesi uyarınca takas uygulanmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya içeriğinden; davacının kayden maliki olduğu 882 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümü 10.10.2019 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği, hile iddiası ile eldeki davanın 18.10.2019 tarihinde açıldığı, dava konusu taşınmazın İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2024/220 Esas sayılı dosyasında 23.09.2024 tarihinde Tülin Apak’a alacağına mahsuben ihale edildiği, ihalenin feshi davası açıldığı ancak henüz kesinleşmediği görülmüştür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı, eldeki davadaki tapu iptali ve tescil kararının 24.06.2021 tarihinde verildiği, ihalenin ise 23.09.2024 tarihinde yapıldığı gözetildiğinde eldeki davanın kesinleşmesi ile TMK’nın 705. maddesi uyarınca tescile gerek olmaksızın davacının mülkiyet hakkını kazanacağı dikkate alındığında davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 32.019,75 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.