Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4639 E. 2025/5119 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4639
Karar No
2025/5119
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1447 E., 2025/1040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/133 E., 2024/202 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davacının babası ...'ın ... ilçesinde bir aileye evlatlık verildiğini, davacı ve babasının dava konusu taşınmazların akıbeti ile ilgili bilgi sahibi olamadıklarını, davalıların terekeye konu olması gereken dava konusu taşınmazları kadastro çalışmaları esnasında adlarına tespit ve tescil ettirdiklerini, taşınmazı devralan davalıların alım gücü olmadığını, murisin taşınmazı satmaya ihtiyacının bulunmadığını ileri sürerek muris muvazaasına dayalı olarak Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 25... , 4 07... , 4 07... , 4 07... , 4 07... , 3 25... , 4 07... , 3 16... ve 3 47... parsel sayılı ve 1 46... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına miras payı oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; davalıların dava konusu taşınmazlar üzerinde satış yolu ile hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde mülkiyet hakkını kazandıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kadastro tutanaklarının 10.05.20 06... .06.2006 tarihlerinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, murisin ölümünün kadastro tespitinden önce gerçekleşmesi halinde mirasçılar tarafından açılacak davanın kadastro tespitinin kesinleşmesi tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının babası ...’ın başka bir aileye evlatlık verildiğini, dava konusu taşınmazların muris muvazaası sonucu davalılara intikal ettiğini, bu durumun davacı tarafından yeni öğrenildiğini, kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihin netleştirilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 16... , 3 25... , 3 25... , 3 47... , 4 07... , 4 07... , 4 07... , 4 07... ve 4 07... parsel sayılı taşınmazların senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile 02.05.2006 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu ile davalı ... ... adına; 1 46... parsel sayılı taşınmazın senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile 10.06.1993 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu ile davalılar ... ve ... ve ... adına tescil edildiği, ...'ın ölümü ile davalılara 1/2 oranında intikal ettiği, davanın kadastro öncesi nedene dayanılarak açıldığı, kök muris ... oğlu ...’in 1903 doğumlu olduğu ve kadastro tespitinden önce öldüğünün sabit olduğu anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4639, K. 2025/5119, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4639-e-2025-5119-k-90db9a6a844f