Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4547 E. 2025/5114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4547
Karar No
2025/5114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/876 E., 2025/754 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/37 E., 2025/22 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; 2006-2007 yılları arasında yapılan kadastro çalışmalarında, anneleri ... ...'un okuma-yazma bilmemesi ve o dönem 80 yaşında olması nedeni ile çalışmaları takip edemediğini, babaları ... ...'a ait olan taşınmazların hatalı olarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların muris ... ... adına tesciline, olmadığı takdirde adlarına tesciline, kötü niyetli davalıların taşınmazları üçüncü kişilere satmış olmaları halinde bu taşınmazların değerinin tespiti ile hesaplanacak bedelin taraflarına tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep etmişler, davacılardan ..., 07.12.2023 havale tarihli ve kimlik tespiti yapılarak alınan dilekçesiyle, açmış olduğu davadan feragat ettiğini bildirmiş, davacı ... 19.06.2023 havale tarihli açıklama dilekçesi ile, dava konusu ettiği taşınmazların Artvin ili ... ilçesi ... köyü 2 51... ve 2 parsel, 1 82... parsel ve 1 97... parsel sayılı taşınmazlar olduğunu bildirmiştir.

II. CEVAP Davalılar; adlarına kayıtlı taşınmazların kadastro tesisinden önce uzun yıllardır kendisi tarafından kullanıldığı için adına tespit edildiğini ve kadastro tesis ve tescilinden bu yana da on yıldan fazla süre geçtiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacıların davayı 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği, tapu iptali ve mülkiyet hakkı olmayan kişilerin bu hakka dayalı olarak tazminat isteminde bulunmalarına imkan olmadığı, HMK’nın 111/2. maddesine göre davacının asli talebinin esastan reddine karar verilmedikçe, fer’î talebin incelenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerinin ekindeki mirasçılık belgesinden görüleceği üzere davacının annesi ...'un 10.04.2021 tarihinde öldüğünü, davacının davaya konu taşınmazların annesi ... adına kayıtlı olduğunu bildiğini, davacının durumu 2023 yılı Mart ayında öğrendiğini, hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak bu tarihin dikkate alınması gerektiğini, davaya konu taşınmazların davacının babası ... ... adına kayıtlı olduğuna ilişkin harici senetlerin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; Artvin ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 51... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe yoluyla gelen hakka dayanılarak belgesizden ... adına; 2 51... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle belgesizden ... adına; 1 97... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle belgesizden ... adına; 1 82... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği sebebiyle belgesizden ... adına tespit edildiği, askı ilanlarının 02.10.2007-01.11.2007 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin 02.11.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 28.03.2023 tarihinde 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4547, K. 2025/5114, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4547-e-2025-5114-k-d87f4ebf3395