Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4409 E. 2025/4078 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4409
- Karar No
- 2025/4078
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1033 E., 2023/310 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2022/420 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.07.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılardan ... ve davacılar vekili Avukat .. ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen davalılar vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen asil ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi.Temyiz dilekçesinin kabulü ile önceki günlü eksiklik talebi yazısıyla getirtilen evraklarla birlikte ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; mirasbırakan babaları ...’ın 2 51... parsel sayılı taşınmazdaki 3/7 payını, 2 93... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını ve 3 18... parsel sayılı taşınmazının tamamını ikinci eşi olan davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, yine ikinci eşi ..’dan olma davalı çocukları ... ve ...’ye 2 66... parsel sayılı taşınmazdan 1/26 ‘şar pay devrettiğini, yapılan temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile terekeye iadesine, olmadığı takdirde miras payı oranında adına tesciline, bu da mümkün olmadığı takdirde tenkise, ayrıca davalıların taşınmazları devraldıkları tarihten itibaren elde ettiği gelirler nedeniyle 5.000,00 TL ecrimisile hükmedilmesini istemiş, ıslahla ecrimisil talebini 154.156,68 TL ‘ye yükseltmiş, yargılama aşamasında davalılar dışındaki tüm ... mirasçıları davacı vekiline vekaletname vermişlerdir. II. CEVAP 1. Davalı ...; dava konusu taşınmazları altınlarını ve ailesi tarafından kendisine verilen taşınmazları satarak üçüncü kişilerden kendisinin satın aldığını, bunların bir kısmını da çocuklarına devrettiğini, davacının murisin tüm mal varlığını hile ile elinden aldığını ve hiçbir şekilde muris ile ilgilenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar .... ve ...., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli 2019/704 Esas, 2021/493 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 2 51... parsel, 29 23... parsel , 2 66... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile anılan taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, dava konusu 3 18... parsel sayılı taşınmazın ise mirasbırakandan geçmediği, davalı ... tarafından üçüncü kişilerden satın alındığı gerekçesiyle bu parsel yönünden davanın reddine, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazlardan 2 51... parsel ve 2 93... parsel sayılı taşınmazların muris tarafından 21.10.20 02... .10.2002 tarihlerinde davalılardan ...'a satış suretiyle temlik edildikleri, davanın, yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla açıldığı, iddia, savunma, temlik tarihindeki davalıların yaşları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak dava konusu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmakla birlikte her bir davacı adına tescil edilecek pay oranının ayrı ayrı belirtilmediği, bu hali ile hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı, ayrıca davalılar .. ve .. adına kayıtlı taşınmazların muris tarafından devredilmediği, üçüncü kişiden satın alındığı, bu durumda bu taşınmazlar yönünden 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, bu taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, ancak davacıların terditli olarak tenkis talepleri de bulunduğundan tenkis talepleri yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2 51... ve 2 93... parsel sayılı taşınmazların muris tarafından ikinci eşi olan davalı ...’a temlikinin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı, 3 18... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... tarafından üçüncü kişiden satın alındığı, bu taşınmazda muris tarafından yapılan bir devir bulunmadığı, 2 66... parsel sayılı sayılı taşınmazın 1/3‘er paylarının dava dışı ...’tan davalılar ... ve ....’ye devredildiği, muris tarafından yapılan bir devrin bulunmadığı, ... ..’ın bu taşınmazlarda muris ile ortak olduğunu beyan ettiği, ancak temliklerin saklı payı zedeleme kastı ile yapıldığı hususunun ispat edilemediği gerekçesi ile dava konusu 2 51... ve 2 93... parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, 3 18... , 2 66... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazlardan 2 51... parsel ve 2 93... parsel sayılı taşınmazların muris tarafından 21.10.20 02... .10.2002 tarihlerinde davalılardan ...'a satış suretiyle temlik edildikleri, davanın, yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasıyla açıldığı, bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olduğu; davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlar yönünden taşınmazların iktisap şekli gözetilerek muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davaların hukuki dayanağını oluşturan 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı, murisin ölümünden önceki bir yıldan sonra yapılan bağışlamalarda ise saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmaların tenkise tabi tutulduğu gözetildiğinde muris tarafından bu davalılara yapılan temlikin TMK'nın 565/3. maddesi gereğince mirasbırakanın ölüm tarihinden evvelki bir yıldan daha önce gerçekleştirildiğine göre, öncelikle anılan tasarrufun saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığının davacı tarafça ispatlanmasının zorunlu olduğu, toplanan delillerden ve dinlenen tanıkların beyanlarından tarafların murisinin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla söz konusu kazandırmayı yaptığının kanıtlanamadığı, her bir davalı yönünden red sebepleri ve taşınmazların farklı olduğu, aralarında da zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı için taktir edilen vekalet ücretlerinin doğru olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiştir.
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm verildiğini, dava konusu 266 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti öncesine ait tedavül kayıtlarının getirtilmediğini, murisin dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önce maliki olduğunu, bu nedenle dava konusu 2 66... parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 ve 7 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil, olmadığı takdirde tenkis ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'ın 27.08.2019 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak ilk eşi ...’den olma davacı oğlu ... ile ....’den olma çocukları .... ve ... ile ikinci eşi olan davalı ... ve ikinci eşi ...’dan olma davalı çocukları ... ve ....’nin kaldığı, yargılama sırasında ..., ..., ..., ... ve ...’in de davacı vekiline vekaletname verdikleri, mirasbırakanın 2 93... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını 07.10.2002 tarihinde, 2 51... parsel sayılı taşınmazdaki 3/7 payını 21.10.2002 tarihinde ikinci eşi olan davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, 2 93... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 2 93... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının ... adına tescil edildiği, 3 18... parsel sayılı taşınmazın ... adına kayıtlı iken, ... tarafından 07.12.2009 tarihinde dava dışı ....’a satış suretiyle devredildiği, .. adına kayıtlı 3 18... parsel ile 3 18... parselin tevhidi sonucu oluşan 3 18... parselin ... adına tescil edildiği, ...’ın taşınmazı 28.12.2010 tarihinde dava dışı ... Emlak Kuyumculuk İnşaat Ltd.Şti.’ne satış suretiyle devrettiği, taşınmaz üzerinde 14.02.2012 tarihinde kat irtifakı kurulduğu, oluşan bağımsız bölümlerden 27 nolu bağımsız bölümün ... İnşaat Kuyumculuk Ltd. Şti. tarafından 17.04.2012 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle devredildiği, ... adına kayıtlı 2 66... ve 48 parsel sayılı taşınmazların tevhidi sonucu 2 66... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, ... Belediyesi adına kayıtlı 2 66... parsel sayılı taşınmazın ... tarafından satın alındığı, 2 66... ve 324 parsel sayılı taşınmazların tevhidi sonucu oluşan 2 66... parsel sayılı taşınmazın ... adına tescil edildiği, 03.04.2009 tarihinde taşınmazda kat irtifakı tesis edildiği, oluşan bağımsız bölümlerden, ...’ın adına kayıtlı 1 nolu bağımsız bölümün 2/3 payını üzerinde bırakarak 1/3 payını 28.04.2009 tarihinde davalı ...’ya, 7 nolu bağımsız bölümü ise 28.04.2009 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olduğu, özellikle dava konusu 2 66... parsel sayılı taşınmazdaki 1 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin geldisi olan 2 66... ve 48 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının dayanaklarında öncesinde muris ve dava dışı kişilere ait olan taşınmazların ifraz ve taksim edildiği, bu taksim sonucu oluşan 27.03.19 91... ve 80 nolu tapu kayıtlarına istinaden 2 66... ve 48 parsel sayılı taşınmazların kadastro sonucu ... adına tespit ve tescil edildiği, bu taşınmazlarda muris tarafından yapılan herhangi bir temlikin bulunmadığı, bu nedenle davacıların bu taşınmazlar yönünden tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, davacıların tenkis talepleri yönünden ise TMK’nın 565/4. maddesine göre temliklerin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı iddiasının ispat edilemediğinin anlaşıldığı, ayrıca Mahkemece hükümde atıfta bulunulan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/126 Esas, 2020/202 Karar sayılı kararının murise ait veraset ilamı olmayıp murisin terekesine temsilci tayinine ilişkin karar olduğu, hükümde sehven bu karara atıfta bulunulduğu, hükümde murise ait atıfta bulunulması gereken veraset ilamının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli, 2020/94 Esas, 2020/100 Karar sayılı kararı olduğu anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Davalı taraf duruşmaya katılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.