Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/4014 E. 2026/1017 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4014
Karar No
2026/1017
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/769 E., 2025/795 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/414 E., 2024/617 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Dava; ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; muris ...’nın maliki olduğu 2381 parseli 12.07.2010 tarihinde davalı damadı ...’a ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiğini, murise alınan rapor gereğince ...’ın yasal danışman olarak atandığını, murisin yasal danışmana ihtiyacı olduğundan yapılan temlikin hukuka aykırı olduğunu, devrin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu, murise bakılmadığını, yanında kalınmadığını ileri sürerek 2381 parselin tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile karar verilmesini istemiştir.

Davalı; bakım görevinin yerine getirildiğini, muvazaanın söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince 17.12.2019 tarihli 2018/708 Esas, 2019/819 Karar sayılı davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.20 23... /1132 Esas, 2023/1949 Karar sayılı kararı ile devrin makul oranda kalıp kalmadığının incelenmesi, dava değerinin davacının 1/3 miras payı olduğunun gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle karar kaldırılmış, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin işlem tarihinde ehliyetli olduğu, muvazaa iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6100 sayılı HMK'nın 352/1-b maddesi gereğince istinaf başvurusunun miktar nedeniyle reddine, HMK'nın 362/1-a gereği kesin olarak karar verilmiş; davacı vekilinin temyiz isteği 26.06.2025 tarihli ek karar ile, hükmün kesin olduğu ve temyiz kabiliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

6100 sayılı Kanun'un 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur.

Aynı Kanun'un 366. maddesi ise; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir.

Miktar veya değeri istinaf kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca istinaf edilemez. İstinafa konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 352/1-b hükmü uyarınca istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Usule ilişkin olan bu karara ilişkin ise yukarıda açıklanan ilgili kanun hükümlerine göre temyiz kanun yoluna başvurulabilir.

Bununla birlikte, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Somut olayda; dava konusu 2381 parsel sayılı 3.1 00... miktarlı bağ nitelikli taşınmazın keşfen dava tarihi itibariyle tespit edilen değeri 56.072,80 TL olup davacının 1/3 miras payına isabet eden 18.690,93TL’nin dava tarihi 28.12.2018 tarihi itibariyle istinaf sınırı olan 3.560,00 TL'nin üzerinde olması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan incelenmesi gerekirken istinaf isteğinin miktar itibariyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.

O halde, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2025 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz isteminin reddine ilişkin 26.06.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin, 22.05.2025 tarihli kararın kesin olduğundan bahisle istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/4014, K. 2026/1017, T. 12.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-4014-e-2026-1017-k-3e624dbea035