Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3886 E. 2025/5121 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3886
- Karar No
- 2025/5121
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/81 E., 2025/956 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/35 E., 2023/53 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; davacıların kök murisi ...’e ait olan Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 4 45... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalıların murisi ... ... adına tespit edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların murisleri ... ...’nin zilyetliği ile birlikte 50 - 60 yılı aşkın süredir kendilerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; kadastro tutanaklarının 18.06.1990 tarihinde kesinleştiği, davacıların davayı 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 10.02.2022 tarihinde açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu parsellerin geldisi olan 28... parsele ilişkin tespitin 19.06.1990 tarihinde kesinleştiği, inceleme konusu davanın ise 10.02.2022 tarihinde açıldığı, bu halde Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava şartından olan taraf teşkili sağlanmaksızın karar verildiğini, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararlarda kadastro tespitinden 10 yıl geçtikten sonra tapu iptali ve tescil davaları açılması halinde bu davayı açmak için gerekli süreyi kaçırmanın makul bir nedeni var ise hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, aksi halde mülkiyet hakkının ihlal edileceğinin belirtildiğini, davanın esasına girilmeksizin karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; Kırklareli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında 4 45... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların geldisi olan 28... parsel sayılı taşınmazın 14.09.1978 tarihli tapu kaydı gereğince ... ..., ... ve ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 19.06.1990 tarihinde kesinleştiği, davanın 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçtikten sonra 10.02.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.