Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3345 E. 2026/54 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3345
- Karar No
- 2026/54
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/546 E., 2025/619 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/315 E., 2025/56 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve bedel, olmazsa tenkis istemlerine ilişkindir.
Davacılar; mirasbırakan babaları ...’in kayden maliki olduğu 1 23... , 1 11... ve 15 68... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 90... parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümünü muvazaalı olarak ikinci eşi olan davalıya kendilerini miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla temlik ettiğini, bedellerin düşük olduğunu, murisin taşınmazları kullanmaya devam ettiğini, davalının 58 parsel sayılı taşınmazı üçüncü kişiye devrettiğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmazsa tenkisine, üçüncü kişiye devredilen taşınmaz bedelinin payları oranında tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı; murisin ikinci eşi olduğunu ve o 60 yaşında iken evlendiklerini, davacıların murisin evliliğine karşı çıktıklarını, murise ölene kadar çok iyi baktığını, davacıların, babalarını yok saydıklarını, cenazesine dahi gelmediklerini, murisin taşınmazlarının bir kısmını da ilk eşine devrettiğini, terekesinde hala taşınmazı olduğunu, mal kaçırma kastı ile hareket etmediğini, murisin kendisine bakan eşinin emeğinin karşılığını vererek onu güvence altına almak istediğini, hizmetin de semen olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının murisin ikinci eşi olduğu, tanık beyanlarına göre murisin hayatının son bölümlerinde tek ayağının olmadığı, vefat edene kadar davalı ile birlikte yaşadığı, tek ayağının olmadığı dönemde ve öncesinde murisin tüm bakımının davalı tarafından üstlenildiği, buna karşılık yine tanık beyanlarında genel olarak davacı kızlarının muris ile ilgilenmedikleri, her ne kadar resmi olarak dava konusu ... Mahallesi 15 68... parsel sayılı taşınmaz davalıya devredilmiş ise de bu taşınmazın hakimiyetinin muriste olduğu ve muris tarafından sağlığında satıldığı beyan edildiği, resmi senette yapılan incelemede bu arsanın üçüncü kişiye satışının davalı adına muris tarafından vekaleten yapıldığı, murisin dava konusu bağımsız bölüm ve taşınmazlar dışında da değerli bağımsız bölüm ve taşınmazlarının bulunduğu, taşınmazlarının tamamını davalıya devretmediği, bu haliyle muris muvazaasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris muvazaasının şartları oluşmadığı ve murisin davacıların saklı paylarına zarar verme kastıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine 15.05.2025 tarihli ek karar ile kararın miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2025 tarihli ek kararı ve kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. O halde, eldeki davada her bir davacı yönünden dava değerinin 315.267,55 TL olduğu, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile yapılan yasal düzenleme gereğince eldeki davada dava tarihi itibariyle 107.090,00 TL kesinlik sınırı nazara alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 15.05.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.