Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1260 E. 2026/4678 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1260
Karar No
2026/4678
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1628 E., 2025/1437 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması

Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 18.09.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz kesinlik sınırının 107.090,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 45.580,64 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;

Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacı vekilinin 03.11.2025 tarihli temyiz isteminin katılma yolu ile temyiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Davacı vekili, yokluğunda verilen hükme karşı, gerekçeli kararın 06.10.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine 18.10.2025 tarihinde tebliği üzerine 03.11.2025 tarihinde süresinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteminde bulunmuş ise de, davacı tarafın temyiz isteminin, esasen davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak ... tamamlayıcı temyiz dilekçesi mahiyetinde olduğu, bu kapsamda, davalı taraf açısından 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması sebebiyle davalı tarafın temyiz istemine bağlı olarak davacı tarafın katılma yoluyla hükmü temyiz etmesinin mümkün olmaması nedenleriyle davacı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/1260, K. 2026/4678, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-1260-e-2026-4678-k-53e866ab8a9e