Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/312 E. 2025/5276 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/312
Karar No
2025/5276
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2049 E., 2024/2797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/260 E., 2023/137 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; dava konusu 27 41... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 25 yıllık dostları olan dava dışı ... ve ... kardeşlerin "borçları sebebiyle ölüm tehdidi altında olduklarını, dava konusu taşınmaz için bir ay süre ile vekaletname vermesini, bu sürede taşınmazı satmayacaklarını, teminat olarak kalacağını, bir ay sonra alacaklı oldukları yerlerden gelecek para ile borçlarını kapatıp vekaletnameyi iptal ettireceklerini" söylemeleri üzerine dostlarına duyduğu güven sebebiyle yardım etmek amacıyla dava dışı ...'a bir ay süreli vekaletname verdiğini, ancak taşınmazının vekaletname verildiği tarihten 3 gün sonra vekil ... tarafından dava dışı ...’a, ... tarafından da davalı ...’e satış yoluyla devredildiğini öğrendiğini, yaptığı araştırmada arkadaşları ... ve ...'ın vekil ..., ara malik ... ve davalının ortağı oldukları ... Döviz isimli şirkete faizle borçlandıklarını öğrendiğini, dava dışı ..., ..., ..., ... ve davalı tarafından kandırıldığını, ilgili kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda da bulunduğunu, taşınmazın değerinin yaklaşık olarak 750.000 Dolar olduğunu, ancak kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, hile ile alınan vekaletname kullanılarak bilgisi ve rızası dışında taşınmazın el ve işbirliği içerisinde davalıya devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı takdirde şimdilik 1.000.000 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı; davanın dava dışı ..., ..., ..., ...'e ihbar edilmesi gerektiğini, iddiaların doğru olmadığını, gençliğinden itibaren Kapalıçarşı ayaklı borsa işi yaptığını ve bir dükkan sahibi olmayı istediğini, davacının da Kapalıçarşı esnafı olarak alışveriş işleyişini ve örf adetin nasıl olduğunu bildiğini, Kapalıçarşı'da satışların dolar üzerinden ve elden yapıldığını, dava konusu taşınmazı birikimleriyle gerçek bedelini dolar üzerinden ödeyerek satın aldığını, davacının bahsettiği dava dışı kişileri tanımadığını, iyiniyetli olduğunu, taşınmazı tadilat yaptırarak kiraya verdiğini, davacının kandırıldığını ileri sürdüğü dava dışı kişileri davalı olarak göstermeden kötüniyetli olarak dava açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İhbar olunan ...; şirket sahibi ve itibarlı bir kişi olduğunu, 2018 yılında davacının arkadaşı ... ile ortak inşaat işi yaptıklarını, bu ortaklık sebebiyle ...'a elden 735.000 dolar verdiğini, ancak ...'ın inşaatını bitirdiği dairelerden kendisine vermesi gerekenleri ticari sıkıntıda olduğunu belirtip devretmediği gibi 735.000 doları da iade etmediğini, ...'dan 6 ay vadeli senet aldığını ancak senedi de ödeyememesi üzerine Kapalıçarşı'da bir dükkanının olduğunu, borcuna karşılık devredeceğini belirterek kendisini davacıyla görüştürdüğünü, davacının tüm bu durumları bildiğini, isteği ve rızası ile dava konusu taşınmazın satışı için vekaletname verdiğini, taşınmazın davacının isteği ile kendisine devredildiğini, daha sonra yaptığı pazarlık sonucunda Kapalıçarşı esnafından olan davalı ...'ya 735.000 dolara sattığını ve satış bedelini nakit olarak elden aldığını, davacının ve dava dışı ...'ın dava konusu dükkanda öncesinde ortak olduklarını öğrendiğini, davacının ... ve ... kardeşlerle birlikte hareket ederek kötüniyetli dava açtığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Diğer ihbar olunanlar bir beyanda bulunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın devrine ilişkin dolandırıcılık suçu nedeniyle açılan ceza davasında davalı ve ihbar olunanlar hakkında beraat kararı verildiği, davalının ediniminde iyi niyetli olduğu, dinlenen tanıklar ve tüm dosya kapsamıyla davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve toplanan delillerden davacının iradesi doğrultusunda vekaletname verdiği, vekaletnamenin hile ile alındığı iddiasının ispatlanamadığı, davacının taşınmazın satışı konusunda iradesinin bulunduğu, her ne kadar davacı, vekaletnameyi teminat olarak verdiğini iddia etmiş ise de bir vekaletnamenin niteliği itibariyle başlı başına bir borcun teminatını teşkil etmesinin mümkün olmadığı, iddianın ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ve ihbar olunan tarafından dolandırılması sonucunda taşınmazının elinden alındığını, taşınmazın satış işlemlerinde para alışverişi olup olmadığı saptanmadan karar verildiğini, 5.610.000 TL değerindeki dava konusu taşınmazın 183.000,00 TL gibi fahiş miktarda düşük bedelle davalı tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının 735.000 Dolar dediğine dair dosyada hiçbir delil bulunmadığını, hile ile kendisinden vekaletname alınarak satışların yapıldığını, taşınmazın satışı konusunda bilgisi ve talimatı olmadığını, taşınmazın kısa aralıklarla devredildiğini, davalının iyiniyetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, davacının ... 28. Noterliğinin 26.07.2019 tarihli vekaletnamesi ile dava konusu taşınmazın satışı hususunda bir ay süre ile dava dışı ...'u vekil tayin ettiği, vekil ...'in dava konusu 27 41... parsel sayılı taşınmazı 29.07.2019 tarihinde dava dışı ...'a, ...'in de 06.11.2019 tarihinde davalı ... ...'e satış yoluyla devrettiği anlaşılmaktadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/312, K. 2025/5276, T. 24.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-312-e-2025-5276-k-788cde85b9a6