Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/2268 E. 2026/1160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2268
- Karar No
- 2026/1160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/540 E., 2025/784 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/317 E., 2024/68 K.
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin oğlu ... ile davalının duygusal ilişki içerisinde olduğunu ve çocuk sahibi olduklarını, müvekkilinin oğlunun davalıyı terk etmesi nedeniyle, davalının müvekkiline ulaştığını ve oğlu ile ayrıldıklarını beyan ettiğini, ayrılma sonrasında bebeğiyle birlikte ortada kaldığından bahis ile müvekkilinden kendisine sahip çıkmasını istediğini, müvekkilinin davalıya, “ben sana sahip çıkarım, gel benim yanımda ölene kadar dur, otur” diyerek davalının talebini kabul ettiğini, davalı “ben oğluna güvendim ortada kaldım, sana nasıl güveneceğim, neye güvenerek kalacağım, üzerime güveneceğim bir ev ve fındık bahçesi verirsen olur, kalırım” diyerek müvekkilini kendisine güvendirdiğini, davalıya güvenen müvekkilinin, davalının ve bebeğin kendisiyle kalacağına inanarak adına kayıtlı olan 5 08... ve 4 65... parsel sayılı taşınmazlarını satış göstererek davalıya devrettiğini, satış bedellerinin gerçek değerlere göre oldukça düşük olmasının da ortada gerçek bir satış iradesinin bulunmadığının delili olduğunu, davalı tarafın tapuları üzerine tescil ettirdikten hemen sonra tavırlarının değiştiğini ve kayıplara karıştığını, müvekkilinin daha sonra davalının tüm Türkiye çapında aynı yöntemle onlarca insanı hileli davranışlarla hataya sürükleyerek, aynı yöntemle birçok kişiyi mağdur ettiğini öğrendiğini, kendisine gönderilen ... Noterliğinin 18.10.2022 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalının müvekkilinden müdahalenin men'i ve ecrimisil talebinde bulunduğunu, bu durum karşısında müvekkilinin davalı tarafından kandırıldığını anladığını ileri sürerek dava konusu 5 08... ve 4 65... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tescilini istemiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından müvekkilinin oğlu ile yaşadığı ilişki sonrasında kendisine güvence olarak taşınmazları bilerek ve isteyerek devir ettiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 07.02.2024 tarihli ve 2022/820 E., 2024/107 K. sayılı kararı ile; davacının oğlu ... ile davalı ...'nın evlilik dışı birliktelik yaşadığı, bu birliktelikten davalının hamile olduğu, ...'nin hali hazırda başka bir kadınla evli olması nedeniyle babası olan davacının tepki gösterdiği ve aralarında anlaşmazlık yaşandığı, ...'nin resmi nikahlı eşi ile yaşamaya başlamasından sonra davacı ...'nin davalıyı kızı gibi bilerek yanında kalmasını onu evlat olarak kabul edip kendilerine bakmasını ve birlikte yaşamak istediğini söylemesi üzerine davalının da güvence istediği, bu sebeple dava konusu taşınmazları davalı ...'ya devrettiği, dosya kapsamından ve davalı tanıklarının beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere devrin bedelsiz olduğu, davacının içinde yaşadığı evin de bulunduğu taşınmazını ve bahçe niteliğindeki diğer taşınmazını bedelsiz olarak davalıya devretmesinin olağan hayat koşullarında beklenemeyeceği, davalının davacıda onunla birlikte evin evladı gibi yaşayacağı ve onlara bakacağı konusunda hatalı kanı uyandırdığı, hatalı kanı neticesinde davacının taşınmazları devrettiği, bu şekilde hilenin bütün unsurları itibariyle gerçekleştiği, davacının iradesinin sakatlanmasıyla taşınmazın devrinin sağlandığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ve 2024/1136 E., 2024/1352 K. sayılı kararı ile; davacının hile iddiasını ispatlayabildiğini söyleyebilme imkanının bulunmadığı, ancak, davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, davacıya yemin delili hatırlatılarak yemin deliline başvurursa, davalı yemin ettirilerek yemin delilinin sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı itibarıyla davaya konu taşınmazların devrinin davalının irade sakatlığı yaratan bir davranışı karşılığı yapılmadığı gibi 13.11.2019 tarihli tapu senetlerinin iki tarafın hür iradesi ile imzalandığı, dava dışı ... ile davalı ...'nın müşterek çocukları ...'nün 24.11.2020 tarihinde doğduğu, devir ile doğum arasında bir yıldan fazla süre olduğu, dolayısıyla iradi olarak taşınmazların davalı ...'ya devredildiği kanaatine varıldığı, bu durumda dava dışı ...'nin ve devir yapan davacı ...'nin temlik anında iradelerinin sahih olduğu, meşru olmayan bir maksadın söz konusu olmadığı, dava konusu taşınmazların tesciline dayanak oluşturan resmî senet geçerli olduğundan davalı adına oluşan tescilin yolsuzluğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; dosya içeriğine, toplanan delillere, davacı dava dilekçesinde davalının oğlundan olan çocuğu nedeniyle ortada kalan davalıya kendisinin ve davalının istemi üzerine kendi yanında kalması ve ona bakması karşılığında güvence olarak davaya konu taşınmazları davalıya temlik ettiğini ancak kandırıldığını, taşınmazları alan davalının kendisini kısa bir süre sonra terk ettiğini iddia etse de tapuda bakım yerine satış işlemi yapılması, davacının dava dilekçesindeki iddiasının aksine davalının çocuğunun satıştan sonra yaklaşık bir yıl sonrasında doğması, davalı tanık beyanlarına göre davalıya taşınmazların davacının oğlu ile ikinci eş olarak evlenmesi için güvence karşılığı verildiği bir arada değerlendirildiğinde davacı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, davacının hile iddiasını yemin dahil diğer delilleriyle ispatlayamadığı dosya kapsamıyla belli olmakla, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. maddeleri uyarınca davacının iddiasını ispatlayamadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, 6100 sayılı HMK'nın 226.maddesi uyarınca yemin teklif edilemeyecek hususta davalıya yemin teklif edilmesi doğru değil ise de bu husus eleştirilmekle yetinilmiş olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.