Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1851 E. 2026/4598 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1851
- Karar No
- 2026/4598
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1290 E., 2025/84 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/190 E., 2021/150 K.
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkillerinden ...'in yeğeni ...'in 2014 yılında karıştığı bir olay nedeniyle hakkında soruşturma başlatıldığını, davalı ...'in (... karakol komutanı) müvekkillerinden ...'e ulaşarak dosyanın çok sert bir savcıya düştüğünü, kendisinin savcıyı iyi tanıdığını ve yardımcı olacağını beyan ettiğini, ardından da "ben görüştüm, hallettim" dediğini, bunun karşılığında ise ... adına olan Edirne ili, ... ilçesi, ... köyü 850 parselde kayıtlı tarlanın adına alınmasını istediğini, bunun üzerine müvekkilinin bahse konu taşınmazı önce diğer davacı müvekkili olan ... üzerine ...'dan satın aldığını, ardından davalı ...'in talebi ile dava dışı ...'e devredildiğini, taşınmazı dava dışı ... adına vekaletle ...'in aldığını, ...'in soruşturma sırasında alınan ifadesinde bu satıştan haberdar olmadığını, resmi işlerini eşi ...'in takip ettiğini beyan ettiğini, vekaletle işleri takip eden ...'ın aslında taşınmazın davalı ...'in olduğunu, davalı ... memur olduğu için sorun çıkmaması nedeniyle davalı ...'in talebiyle taşınmazı eşi ... adına aldığını soruşturma ve yargılama sırasında beyan ettiğini, hali hazırda dava konusu taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olduğunu, bu devrin de muvazaalı olduğunu, davalı ...'nün de taşınmazı davalı ...'in talebiyle üzerine aldığını, gerçek satış iradesi taşımadığını soruşturma ve yargılama aşamasında beyan ettiğini, bu devirden sonra da davalı ...'in davacı ...'e "senin düşmanların bana geliyorlar, seni arıyorlar, ben seni korurum, bana ev ve araba ver" diyerek müvekkili üzerindeki baskıyı koruduğunu, davalı ... hakkında yürütülen soruşturma neticesinde hakkında icbar suretiyle irtikap, kamu görevlileri olduğundan bahisle bir işin görüleceği vaadiyle dolandırıcılık ve suç uydurma suçları nedeniyle kamu davası açıldığını ve Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/549 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın sürdüğünü, sonuç olarak müvekkilinin dolandırıldığını, üzerinde baskı kurulduğunu ve müvekkilinden karşılıksız kazanç sağlandığını ileri sürerek 850 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan kaydının iptali ile müvekkili ... adına tapuya tesciline, bu talep kabul edilmezse müvekkilinin uğradığını zararın (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 35.000,00 TL'nin) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davacı ...'ın taşınmazı 16.02.2016 tarihinde ... isimli kişiye sattığını ve bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların hile nedenine dayandığını ve müvekkillerince dolandırıldıklarını söylediklerini, ancak davacı vekili hak düşürücü sürenin geçtiğini anlayınca davayı "korkutma baskı" türüne döndürdüğünü, müvekkilinin suç uydurmak suretiyle bu baskıyı sürdürdüğünü iddia ettiğini, temlikin gerçekleşmesi esnasında herhangi bir korkutma ve baskı iddiasının olmadığını, temlikin tarafların rızasına dayandığının tartışmasız olduğunu, müvekkilinin suç uydurmak sureti ile davacı yan üzerinde baskı kurduğu iddiasının tapu temliki ile ilgisi olmadığını, zira müvekkilinin yaklaşık 1 yıldır Keşan ilçesinde jandarma komutanlığı yapmadığını, dava konusu uyuşmazlığına haksız fiil hükümlerinin de uygulanamayacağını ileri sürerek müvekkilleri aleyhine açılan davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Edirne ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 850 parsel numaralı tarlanın dört dönümlük kısmı için davacı ...'in 170.000,00 TL ödemeyi yaptığı ve tarlanın ... adına tapuda devredildiği, sonrasında ...'in talimatıyla taşınmazın dava dışı ...'e devredildiği, bu devrin amacının davacı ...'in yeğeninin karışmış olduğu adli vaka kapsamında, ilçe jandarma komutanı olan davalı ...'in tanıdığı olduğunu iddia ettiği hakim ve savcılar ile görüşerek tutuksuz yargılama yapılmasını sağlaması, yani esasında hukuka aykırı olan ve ahlaka aykırı olduğu da izahtan vareste olan saik olduğu, bu hususun davacılar tarafından da dava dilekçesinde açıkça ikrar edilmiş olduğu, devrin bu amaç uğruna davacıların iradesi dahilinde gerçekleştiği, dolayısıyla hileden ve muvazaadan söz edilemeyeceği, hiç kimsenin kendi hukuka veya ahlâka aykırı davranışına dayanarak başkasına karşı bir hak kazanamayacağı, yani bir başkasından talepte bulunamayacağı, bu durum karşısında TBK'nın 81. maddesi uyarınca da taşınmazı geri isteyemeyeceği gibi tazminat talebinde de bulunamayacağı, bununla birlikte tazminata dair şartların da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın reddine ilişkin istinaf incelemesine konu kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf talebinde bulunanın istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.