Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/1363 E. 2026/809 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1363
- Karar No
- 2026/809
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1798 E., 2024/1739 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/7 E., 2023/379 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Nevşehir ili, Acıgöl ilçesi, ... köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı 20.474, 83... miktarındaki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tarım alanına dönüştürülmesi ve ekonomik yarar sağlanması mümkün yerlerden olduğu belirtilerek 13.02.2007 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, itiraz edilmemesi üzerine 24.08.2007 tarihinde kadastro tutanağı kesinleşmiştir.
Davacı; 1 01... parsel sayılı 20,474, 83... yüz ölçümündeki taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edildiğini, oysa taşınmazın babasının zilyetliğinde olup 1997 yılında babası tarafından kendisine düğün hediyesi olarak verildiğini, o tarihten itibaren de taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın ham toprak vasfında olup öncesinin zilyetlikle iktisabı mümkün yerlerden olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmazın davacının babasından kaldığı, ne var ki davacıya ne şekilde intikal ettiğinin tam olarak belirlenmediği, ayrıca hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, eksik inceleme ile hüküm verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın davacıya babasından düğün hediyesi olarak intikal ettiği, davacı tarafından kullanıldığı, davacı lehine zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu taşınmazın 13.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide kırmızı renk ile taralı ve (A) harfi ile gösterilen 14.531, 68... ‘lik kısmı yönünden davacı yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğunun saptanmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ancak, verilen karar usuli kazanılmış haklar yönünden dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2015/679 Esas, 2018/566 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, 01.11.2017 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide ( A) harfi ile gösterilen 12.836, 11... ‘lik bölümün ana taşınmazdan ifrazı ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verildiği, hükmün reddedilen kısım yönünden davacı tarafça istinaf edilmediği, sadece davalı Hazine tarafından istinaf edildiği, bunun üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, eksik inceleme ile hüküm verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacı lehine zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü ile dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın 13.06.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide kırmızı renk ile taralı ve (A) harfi ile gösterilen 14.531, 68... ‘lik kısmının ana taşınmazdan ifrazı ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verildiği görülmektedir.
Hâl böyle olunca; 03.07.2018 tarihli hükmün davacı tarafça istinaf edilmediği, kabul edilen bu kısım yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek Mahkemenin 03.07.2018 tarihli 2015/679 Esas, 2018/566 Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan 12.836, 11... ‘lik bölüm yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, 14.531, 68... üzerinden kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görüldüğünden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.