Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5931 E. 2025/5205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5931
- Karar No
- 2025/5205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1858 E., 2024/2275 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/160 E., 2024/80 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; muris ...'un maliki olduğu 2269 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak eşi davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, taşınmazın imar işlemi ile 4 44... ve 5 parsele gittiğini, davalı ...'nin de taşınmazları diğer davalı oğullarına devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescile, olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; davalı ...'nin babasından kalan taşınmazları ve ziynet eşyalarını sattığını, yeni mülkler edindiklerini, muris ile birlikte çalışarak aldıkları arsalardan bir tanesinin muris tarafından eşine verilmek istendiğini, kanser hastası olan murisle ilgilendiklerini, hastane işleri nedeniyle Aksaray’dan ev alındığını, bu evin bedelinin kısmen oğullarının birikimi ile karşılandığını, bu nedenle taşınmazların davalı oğullarına devredildiğini, muristen kalan taşınmazların 2010 yılında taksim edildiğini, taksime davacı küçük olduğuna velayeten annesinin katıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile muristen kalan arsa ve tarla niteliğinde taşınmazların bulunduğu, murisin mirasçıları ile arasında herhangi bir küslüğü ve kırgınlığı bulunmadığı, muvazaa olgusunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin tüm mirasçıları ile sosyal ve beşeri ilişkilerinin iyi olduğu, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın tek başına muvazaa olgusunu kanıtlamaya yeterli olmayıp murisin mal kaçırması için herhangi bir sebebinin bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığı yönünde beyanının olmadığı, murisin adına kayıtlı taşınmazlarını da davalıya temlik etme imkanı varken devretmediği, dokuz adet taşınmazın intikalen mirasçılara kaldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 352/(1)b.1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; murisin gerçek iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava dışı mirasçı ...'a devredilen taşınmazdaki miras payı üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi dahi yapmaksızın davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı ... tarafından devir işleminin öncesinde ve sonrasında herhangi bir bedel ödemediğini, murisin devrin yapıldığı tarihte durumunun iyi olup mal satmasını gerektirecek bir sebebin bulunmadığını, bilirkişi raporunun muris muvazaası iddialarını desteklediğini, taşınmazların devir tarihindeki bedeli ile tapuda gösterilen satış bedeli arasında fahiş fark olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, muris muvazaası hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris 1949 doğumlu ...’un 12.11.2009 tarihinde ölümü ile geride eşi davalı ... ile müşterek çocukları davalılar ... ve ... ..., dava dışı ... ile 16.05.1997 tarihinde ölen oğlu ...’ın kızı davacı ... ve murisin ilk eşinden olan dava dışı oğlu ...’in mirasçı olarak kaldığı, dava konusu 2269 parsel sayılı 2.5 30... miktarlı tarla nitelikli taşınmazın muris adına kayıtlı iken 02.01.1989 tarihinde eşi ...’ye satış suretiyle temlik edildiği, taşınmazın 16.01.2009 tarihli imar işlemi ile 44... ve 5 parsele gittiği, 4 44... parsel sayılı 1.3 00... miktarlı arsanın 303/650 payının ve 4 44... parsel sayılı 1.2 93... miktarlı kargir ev ve arsa nitelikli taşınmazın tamamının davalı ... adına tescil edildiği, onun da 4 parsel sayılı taşınmazdaki payını 08.04.2011 tarihinde davalı ...’e, 5 parsel sayılı taşınmazı ise 13.04.2011 tarihinde davalı ...’ye satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.