Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11231 E. 2025/15665 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11231
Karar No
2025/15665
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1573 Esas, 2025/1159 Karar KARAR : Usulden ret/ Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/87 Esas, 2022/133 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle usulden reddine, davacı idare vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 109 parsel (yeni 474 parsel) sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın 1 ve 4 numaralı bentlerindeki metrekare miktarı hatalı yazıldığını, kararın 3 numaralı fıkrası 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince Anayasa Mahkemesince iptal edilmeden önceki durumuyla verilmiş olup bu açıdan hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, taşınmaza alınan emsalin hatalı olduğunu, hesaplamalarda kullanılan ÜFE endeksinin nasıl bulunduğunun anlaşılamadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın karşılaştırma tablosunun somut verilerden uzak tamamen takdiri olarak belirlendiğini, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının çok düşük olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalı vekili İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması için 16.01.2023 UYAP giriş tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurduğu, İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekiline 07.12.2022 tarihinde, davacı idarenin istinaf dilekçesi ise davalı vekiline 25.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 345 inci maddesi uyarınca 2 haftalık istinaf süresi 21.12.2022 tarihinde, katılma yoluyla istinaf süresi ise 09.01.2023 tarihinde son bulduğu, bu süre geçtikten sonra, davalı vekili istinaf dilekçesini 16.01.2023 tarihinde İlk Derece Mahkemesine sunmuş olup, aynı tarihte (16.01.2023) de harcını yatırdığı, izah olunan gerekçeler karşısında 6100 sayılı Kanun'un 352 nci maddesi nazara alınarak "istinaf basvurusunun süresi içinde yapılmadığı" anlaşılmakla davalı tarafın istinaf talebinin usulden reddi gerektiği anlaşılmış, davacı idarenin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ve istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi dikkate alınarak yapılan incelemede; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar, karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez ise de davacı idarenin bu hususu istinaf dilekçesinde ileri sürmediği, istinaf süresinin geçmesinden sonra sunmuş olduğu beyan dilekçesiyle iddia ettiğinden istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususlarda Dairelerince inceleme yapılamayacağından, bu hususta kaldırma/ düzeltme kararı verilmemiş, hüküm fıkrasında kamulaştırılan kısmın yüzölçümü 27,87 m² olmasına rağmen 27,82 m² yazılmış ise de kamulaştırılan kısım ifraz edilerek, 474 parsel numarasını aldığından ve hüküm fıkrasında 474 parselin iptaline karar verilmiş olduğundan bu husus sonuca etkili olarak görülmemiş, dava konusu taşınmaz arsa olmasına rağmen aynı zamanda taşınmazın kapama fındık bahçesi olması nedeniyle, fındık ağaçlarına kaim yöntem ile değer verilmesi gerekir ise de davalının istinaf itirazı bulunmadığından (süreden reddedildiğinden), kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından itibaren faiz işletilmemiş ise de bu hususta davalının asıl istinaf itirazı süreden reddedildiğinden, süreden sonra sunulan beyan dilekçesiyle talep edilen, faiz istemi de dairemizce değerlendirilemeyeceğinden bu hususlar eleştirilmekle yetinilmiş olup bankaya depo edilen kamulaştırma bedelinin herhangi bir vadeli hesapta tutulmaksızın derhal hak sahibine ödenmesi gerektiğinden fark bedel olan 7.521,00 TL'nin hak sahiplerine derhal ödenmesine karar verilmesi gerekmesine rağmen bu kısmın karar kesinleştiğinde ödenmesine karar verilmesi doğru değil ise de karar tarihinden sonra 09.02.2023 tarihli ek karar ile İlk Derece Mahkemesince ilgili banka şubesine derhal ödeme hususunda müzekkere yazıldığından bu hususa değinilmesi ile yetinilerek davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf isteminde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. .

3. Buna karşın, kamu düzeni gereği yapılan incelemede davacı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden harca hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2.Kamu düzeni gereği resen yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; (6) numaralı bendinin hükümden çıkartılması, yerine "davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, peşin alınan harcın iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11231, K. 2025/15665, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11231-e-2025-15665-k-3e6bca692de9