Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5265 E. 2025/5152 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5265
- Karar No
- 2025/5152
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1267 E., 2024/1244 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Safranbolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/399 E., 2023/145 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Karabük ili, ... ilçesi, ... köyünde 2010 yılında yapılan kadastro tespiti sonucunda 1 26... parsel sayılı taşınmazın haksız olarak tek başına davalı adına tescil edildiğini, taşınmazın muris babası ...'e ait iken babasının hastalığından yararlanmak suretiyle davalı tarafından babasının muvafakati ve haberi dışında taşınmazın kendi adına tescilinin sağlandığını, taşınmazın babasına ait olduğunu, davalı ile kendisi ve diğer yasal mirasçıların dava konusu taşınmazdaki evde büyüdüklerini, davalının taşınmazda tek başına mülkiyet hakkının bulunmadığını, babasının 84 yaşında iken 26.03.2011 tarihinde vefat ettiğini, babasının ölümünden sonra mirasçılar arasında bir paylaşım ve hisse devrinin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras hissesi oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı; davacı tarafından aynı konu ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonunda Mahkemenin 2015/441-2016/485 Esas-Karar sayılı ilamı ile 1 26... parselde kayıtlı dava konusu taşınmaza ilişkin davasının reddine karar verildiğini, taşınmazın kadastro tespitinden 30 yıl öncesinde bile kendisi tarafından kullanıldığını ve mülkiyetinin kendisine ait olduğunu, babasından kendisine intikal etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli ve 2019/235 Esas, 2020/105 Karar sayılı kararı ile; davacının miras hissesi oranında adına tescilini talep ettiği taşınmazın 1 26... parsel sayılı taşınmaz olduğu, Mahkemenin 24.06.2018 tarihinde kesinleşen 2015/441 esas, 2016/485 karar sayılı ilamı ile davacının bu dava dosyasında dava konusu ettiği 1 26... parsele yönelik miras hissesi oranında taşınmazın adına tesciline yönelik talebi bakımından hüküm verildiği ve hükmün kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2021/1110 Esas, 2021/1119 Karar sayılı kararı ile; Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf iddia ve savunmaları ile yargılamada yapılan keşif, toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın tarafların babalarından kaldığı, tarafların hissedar olduğu başka taşınmazların da bulunduğu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre babalarının dava konusu taşınmazı davalı oğluna bırakmayı arzu ettiği, davalının kendisine bakması sebebiyle evini ona bırakacağını beyan ettiği, müteveffa babalarının iradesinin ayakta tutulmasının gerektiği, davacının bu durumun aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın tarafların kök murisi ...'e ait olduğunun, murisin sağlığında davalıya devredildiğinin ve davalının gerek babasının bakımı ile gerekse evin tadilatları ile ilgilendiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu, böylece Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesi ile; kök muris ...'nın dava konusu taşınmazı davalı ...'e sağlığında devrettiğine dair, davalının tanığı ...'in yalan beyanından başka dosyada bir somut delilinin bulunmadığını, zira muris ...'nın erkek çocukları ... ve ...'a kadastro çalışmaları başlangıcında bir kısım taşınmazlarını 09.12.2009 tarihinde harici senetle para karşılığında satış yapmak suretiyle devir ve teslim ettiğini, dava konusu ev ve diğer taşınmazlarını ise kendi üzerinde bıraktığını, ancak murisin erkek çocuklarının murisin yaşlılık ve hastalığından faydalanarak hile ile tüm taşınmazların kendi adlarına tescilini sağladıklarını, davalı tanığı ... ile davalı ... arasında şahsi ve maddi menfaat ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'ın da dava konusu taşınmazın kendisine bakma karşılığında muris tarafından bırakıldığı yönünde beyanda bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; 2009 yılında yapılan kadastro sonucunda, dava konusu Karabük ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 26... parsel sayılı 644,32 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın ceddinden intikalen, taksimen ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edildiği, söz konusu tespitin 04.06.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacının temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.