Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5659 E. 2025/5113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5659
Karar No
2025/5113
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2479 E., 2024/2629 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/588 E., 2024/490 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; 3 60... parsel sayılı taşınmazın ... ..., ... ..., ... ... ... ve davacı adına kayıtlı iken kat karşılığı inşaat sözleşmesi doğrultusunda ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile taşınmaza 8 daire yapılacağı ve 4 dairenin taşınmazın paydaşlarına, taşınmazın sağ tarafında bulunan 3 daire ile dubleks dairenin de yükleniciye verilmesi hususunda anlaşma sağlandığını, davacının yükleniciye isabet eden dubleks daireyi talep etmesi karşılığında 30.000,00 TL bedelli çekin yükleniciye verildiğini; davalının, davacının kardeşi ... ... ...'in eşi olduğunu, muris ... ... ... ile davacının ... Gıda Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. yetkilileri olduklarını, ... ... ...'in 13.01.2020 tarihinde öldüğünü, davacı tarafından kardeşi ... ... ... adına düzenlenmiş genel vekaletname bulunduğunu, 12.01.2012 tarihli vekaletname ile miras yoluyla intikal eden taşınmazın intikal ve satış işleri için düzenlendiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilen inşaatın tamamlandığı dönemde şirket işlemlerinden dolayı il dışında olan davacının kardeşi muris ... ... ...'e taşınmazı kendisinde bulunan genel vekaletname doğrultusunda kendi adına tescil ettirmesini talep etmiş olmasına rağmen muris ... ... ...’in taşınmazı eşi olan davalı ... adına tescil ettirdiğini, yapılan işlemin muvazaalı olduğunu, taşınmazın davacıya ait olduğu hususunun kat karşılığı inşaat sözleşmesinde sabit olduğunu, bu durumu davalının da bildiğini ileri sürerek dava konusu 3 60... parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; iddianın doğru olmadığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu taşınmazın yükleniceden alınmasına ilişkin resmi bir belgenin davacı tarafından dosyaya ibraz edilmediğini, resmi şekil şartına uymayan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, taşınmazı davalının satın aldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacıların davayı 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava dışı 7 ve dava konusu 8 nolu bağımsız bölümlerin davalı ... adına kaydedildiği, sözleşme gereği diğer bağımsız bölümler olan 1 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin ise diğer arsa sahibi tapu malikleri adına tescil edildiği, şu durumda davacının payının ... ... tarafından vekaleten yükleniciye devredilmiş olmasına rağmen bağımsız bölüm tescil aşamasında davacı adına kaydedilmesi gereken bağımsız bölümün ... ...'un eşi olan ve vekalet ile arsa payının devredildiğini bilmesi mümkün olan davalı adına tescil edildiği, ... ... ...'in, taşınmazı kendisinde bulunan genel vekaletname doğrultusunda davacı adına tescil ettirmesi gerekirken davalı ... adına devrettiği, davalının vekalet görevini kötüye kullandığını bilebilecek durumda olduğu, davalı tarafça satış bedelinin davacıya ödendiğine ilişkin herhangi bir savunma ya da delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu bağımsız bölümün satışına ilişkin resmi bir belgenin dosyaya ibraz edilmediğini, resmi şekil şartına uymayan sözleşmelerin geçersiz sayıldığını, davacı tarafından iddia edilen şekil şartı olmamış bir satışın dikkate alınmayacağını, kaldı ki iddia edilen anlaşmanın dava dışı ... İnş. ile davacı arasında gerçekleştiğini, davalı ile herhangi bir sözleşme mevcut olmadığını, davalının dava konusu taşınmazı satın aldığını, davacının iddia etmiş olduğu gibi bir devir söz konusu olmadığını, işlemin gerçek satış olduğunu, davacının husumet yöneltebileceği kişinin davalı olmayıp dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. olduğunu, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, dava konusu taşınmazın 2012 yılında davalıya devredildiğini, davalının o tarihten itibaren taşınmazları kullandığını, davacının da bu taşınmazın davalıya ait olduğunu bildiğini, bu konuya ilişkin dinlenilmek üzere bildirdikleri tanıkların da iddialarını açıklığa kavuşturduğunu, davalının eşi ile diğer davacı arasındaki ticari ilişkisinin sona ermesi nedeniyle söz konusu taşınmazın davalıya devredildiğinin iddia edildiğini, davalının bu durumla bir bağlantısının bulunmadığını, davacının iddiasını ispatlayacak herhangi bir delil de sunmadığını, yakın çevresinden kişileri ve kardeşini tanık olarak dinlettiğini, tanıkların tamamen yönlendirmeye yönelik beyanda bulunduklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden; davacı ve dava dışı ..., ..., ... ... ve ...’nın eski 3 60... parsel sayılı taşınmazda paydaş oldukları, dava dışı yüklenici ile akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 4 adet bağımsız bölümün arsa maliklerine verileceğinin kararlaştırıldığı, davacının, kardeşi olan ... ...’u 12.01.2012 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, vekilin 17.01.2012 tarihinde kendisi adına kayıtlı 3/16 pay ile davacı adına kayıtlı 3/16 payı dava dışı yükleniciye temlik ettiği, aynı resmi akit ile dava dışı diğer paydaşlar ... ve ...’un da paylarını devrettiği, böylece dava dışı yüklenicinin taşınmazda 13/16 paydaş olduğu, taşınmazın 27.07.2012 tarihinde dava dışı bir taşınmaz ile tevhit edildiği ve 04.02.2013 tarihinde yapılan ifraz işlemi ile taşınmazın dava konusu 3 60... parsele gittiği, yüklenicinin bu taşınmazdaki 188020/11640 payı vekil ... ...’un eşi olan davalıya temlik ettiği, dava dışı ...’ın da bir kısım payını ...’a devrettiği ve 03.10.2013 tarihli kat irtifakı tesisi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırılan 4 adet bağımsız bölümden 1 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin dava dışı ... ve ...’a, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerin de davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 23.054,66 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5659, K. 2025/5113, T. 17.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5659-e-2025-5113-k-3b8f61efd526