Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5442 E. 2025/4772 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5442
Karar No
2025/4772
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1547 E., 2024/1886 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı(...) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/305 E., 2024/99 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı; mirasbırakanı ...’nın maliki olduğu 1194 86... parsel sayılı taşınmazı ile 275 72... parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümü davalı eşi ...’ye, 1194 79... parsel sayılı taşınmazını ise davalı kızı ...’ye satış suretiyle devrettiğini, ...’nin 7 nolu bağımsız bölümü dava dışı üçüncü kişiye sattığını, temliklerin bedelsiz olup mirastan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, ... tarafından üçüncü kişiye devredilen 7 nolu bağımsız bölüm yönünden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL ‘nin davalı ...’den tahsiline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ıslah ile 369.000,00 TL ‘nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; murisin evlatları arasında ayırım yapmadığını, davacıya nakit para verilmesi nedeniyle mirasçılardan ... ve davacının dava konusu 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden miras hak ve hisselerinin tamamından davalı ... yararına feragat ettiklerini, bu nedenle de taşınmazın bulunduğu Kooperatife müracaat ederek taşınmazın ... adına tescil edilmesine muvafakat ettiklerini, murise, ablası ve kardeşinin ölümü ile 670.000,00 TL miras kaldığını, murisin bu bedelin 400.000,00 TL‘sini elden davacıya verdiğini, 200.000,00 TL ‘yi ise davalı ...’ye banka yoluyla gönderdiğini, bu nedenle 15 parselin davalı ... adına tesciline rıza gösterildiğini, davacının sorumsuz bir hayatı olup borçlarının davalı ... ve muris tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının diğer davalı ... ile 22.10.2018 tarihinde düzenlemiş olduğu ... yevmiye numaralı feragatname ile dava konusu 1194 79... parsel sayılı taşınmazdaki üyeliğe ait miras hak ve hisselerinden feragat ettiğini kabul ve beyan ettiği, murisin ölümünden sonra söz konusu feragatnamenin düzenlendiği, her ne kadar muris feragat tarihinden ve ölümünden önce taşınmazdaki hissesinin tamamını davalı ...’ye devretmiş ise de, taşınmazın vefat eden ...' dan miras yolu ile muris ...'ya intikal ettiğinin anlaşıldığı, murisin 1194 79... parsel sayılı taşınmazdaki kooperatif hissesindeki payları devretmesindeki amacın diğer mirasçıdan mal kaçırmak değil, mirasçılar arasında mirasın paylaştırılması olduğu, davacının da imzaladığı feragatname sonrasında bu davayı açmakta iyi niyetli olmadığı, dava konusu 1194 86... parsel ve 275 72... parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölüm yönünden ise davalıların cevap dilekçesinde her ne kadar davacının iyiliği ve güvenliği için söz konusu taşınmazların devrediliği, ayrıca murisin sağlığında davacıya yapılan kazandırmalar sebebi ile devirlerin yapıldığı ileri sürülmüşse de bu yöndeki savunmasının ispatlanamadığı, resmi senetteki değerler ile gerçek bedeller arasında misli fark bulunduğu, yapılan devirlerin muvazaalı olduğu gerekçesiyle dava konusu 3 parsel ile 1 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölüm yönünden davanın kabulüne, 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... 22. Noterliğinin 22.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı feragatname belgesine göre davacının 1194 79... parsel sayılı taşınmazdaki miras payından davalı ... lehine feragat ettiği, davalı ...'nin murisin iradesinin paylaştırma olduğuna ilişkin savunmasının ispatının yapılamadığı, murisin tüm mirasçıları kapsayan hak dengesini gözetir paylaşım yaptığının anlaşılamadığı, muris adına kayıtlı taşınmazlar olup ekonomik sıkıntı içinde bulunmadığı, davalı ...'nin taşınmazı alabilecek bir gelirinin olmadığı, taşınmazların keşfen belirlenen değerleri ile akitte gösterilen değerleri arasında fark bulunduğu, mirasbırakanın davalı ...'ye satış suretiyle yaptığı temliklerin 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı kapsamında mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, davalı ...'nin 7 numaralı bağımsız bölümü elden çıkardığından bedel ile sorumlu olduğu, öte yandan muris tarafından davalı kızına yapılan temlik bakımından ise davacının 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden miras payından davalı lehine feragat ettiği, yapılan sözleşmenin davacı açısından geçerli olduğu, murisin iradesinin mal kaçırma olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, davacının ıslah dilekçesi ile faiz talebinde bulunduğu, davalıya ön inceleme duruşmasında tanıklarını bildirmesi hususunda iki hafta kesin süre verilmesine rağmen tanık isimlerini bildirmediği, delil listesinde tanık isimlerinin bilahare bildirileceğinin ifade edildiği, bu nedenle süresinde bildirilmeyen davalı tanıklarının dinlenilmemesinde isabetsizlik olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz yoluna buşvurulmuştur. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; davalılarca temliklerin para karşılığı olmadığı, murisin malvarlığını davacı oğluna mirasen intikaline mani olmak için davalılara devredildiğinin kabul ve ikrar edildiğini, davalıların davacıya elden paralar verildiğini ispat edemediğini, dava konusu 15 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, feragatname tarihi itibari ile taşınmazda ferdileşmenin yapıldığı, taşınmazın kooperatif ile bir ilgisinin kalmadığını, murisin bu taşınmazını ölmeden 3 ay önce davalı kızına devrettiğini, feragatnamenin 22.10.2018 tarihinde düzenlendiğini, kooperatif hissesine ilişkin feragat evrakının dava konusu taşınmaz ile bir ilgisi olmadığını, muris tarafından kooperatif hissesi değil, tapu mülkiyetinin devredildiğini, feragatname içeriğinde bu taşınmaza ilişkin dava açmayacağına ilişkin bir beyanın bulunmadığını, feragatnamenin düzenlendiği tarih itibari ile muvazaalı işlemin çoktan gerçekleştiğini, davacının bipolar olup ayırt etme gücünden yoksun olduğunu, bu nedenle davacının feragatnamenin hüküm ve sonuçlarını takdir edecek yetilerden yoksun olduğunu, davalıların bu durumu bilmelerine rağmen davacının feragatname vermesini sağladıklarını, yapılan işlemin davacıyı bağlamayacağını, feragatname evrakının Türk Medeni Kanunu’na aykırı olduğunu ve geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama boyunca ileri sürülen savunmalarını tekrarlayıp ayrıca davacının dava konusu 7 nolu bağımsız bölüm için tazminat talebinde faiz talebi bulunmadığını, buna rağmen Mahkemece hükmedilen bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini; öte yandan, hükmün infazda tereddüte neden olduğunu, bedelin hangi davalıdan alınmasına karar verildiğinin hükümde açıklanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, üçüncü kişiye devredilen taşınmaz yönünden bedel, olmadığı takdirde tenkis istemlerine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1930 doğumlu mirasbırakan ...’nın 27.12.2017 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı oğlu ... ile davalı kızı ... ve davalı eşi ...’nin kaldığı, mirasbırakanın dava konusu 1194 86... parsel sayılı taşınmazının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 24.07.2013 tarihinde, maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümü 06.06.2017 tarihinde davalı eşi ...’ye,1194 79... parsel sayılı taşınmazını 08.09.2017 tarihinde davalı kızı ...’ye satış suretiyle devrettiği, davalı ...’nin de 7 nolu bağımsız bölümü dava tarihinden önce 27.10.2017 tarihinde dava dışı ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle murisin maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümü davalı eşi ...’ye satış suretiyle devrettiği, ...’nin de taşınmazı dava tarihinden önce dava dışı üçüncü kişiye devrettiği, bu nedenle davacının bu taşınmaz yönünden davalı ...’den bedel talebinde bulunduğu, Mahkemece de temlikin muvazaalı olduğu kabul edilerek bu taşınmaz yönünden bedele hükmedildiği, her ne kadar hükümde “davalının davacıya ödemesine” denilmişse de bu bedelden sadece davalı ...’nin sorumlu olduğunun açık olduğu anlaşılmakla, davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan, 36.458,44 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5442, K. 2025/4772, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5442-e-2025-4772-k-393569e2dee1