Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/5389 E. 2026/344 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5389
Karar No
2026/344
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/165 E., 2023/198 K.

Mahkemece bozma ilâmına uyularak verilen karar; asıl davada 1 09... ,43, 44, 46, 87 parseller, 1 19... parsel maliki asıl davada davalı ..., 1 09... ve 48 parsel maliki asıl davada davalı ..., 1 09... parsel maliki asıl davada davalı ... ile davalı ...'un ortak vekilleri tarafından temyiz edilmekle ve asıl davada davacılar vekilince temyize cevap süresinden sonra sunulan temyize cevap dilekçesi ile temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, asıl davada davacılar vekilinin duruşma isteminin süreden reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, kadastro öncesi miras payına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 1 09... , 41, 43, 44, 46, 87 parsel ile 1 19... parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 1 09... ve 48 parseller babası ...'nin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğindeyken 1991 yılında hibesi nedeniyle davalı ... oğlu ... adına; 1 09... parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına, 1 09... , 37 parsel ile 1 19... parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına; 1 09... parsel davalı ...'in zilyetliğindeyken 1992 yılında hibesi nedeniyle davalı ... adına, 1 09... parsel kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden davalı ... adına; 1 03... parsel de kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satış sebepleriyle davalı ... adına tespit edilmiş, dava dışı ... ... tarafından dava dışı parseller ve dava konusu 1 09... parsel hakkında tespite itiraz edilmesi üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 2005/451 Esas sayılı davasında eldeki davada davacılar müdahale talep etmiş, dava dışı ... tarafından dava konusu parseller hakkında ayrıca 2005/425 Esas sayısı ile tespite itiraz edilmiş, bu iki dava 2005/451 Esas sayısında birleştirilmiş, asıl davada davacı ... ... ve birleştirilen davada davacı ...'nin feragati nedeniyle Kadastro Mahkemesinin 17.11.2006 tarihli ve 2005/451 Esas, 2006/223 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davanın feragat nedeniyle reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, feragat etmeyen müdahillere de tebliğ edildiği halde temyiz edilmeyen hükmün 01.03.2007 tarihinde kesinleşmesi üzerine taşınmazlar davalılar adına hükmen tescil edilmiştir.

Asıl davada davacılar; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 1 03... parsel, 1 09... , 34, 37, 39, 41, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 87,103 parsel, 1 19... , 2 parsel sayılı 16 parça taşınmazın 1971 yılında ölen ortak murisleri ... ...'dan kaldığını, mirasın taksim edilmediğini, miras payları bulunduğunu, ancak kadastro sırasında taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini istemişler, aşamada 1 03... parsel hakkındaki davadan feragat etmişler; cevaba cevap dilekçelerinde, davalıların dayandığı senetlerin resmi şekil şartlarını taşımadığı, baskı, hile ve korkutma sonucu imzalatılmaları sebebiyle geçerli olmadığını belirtmişlerdir.

Birleştirilen davada davacı ...; 1 09... parselin babası ... ...’dan mirasçılar arası taksim ile kendisine kaldığını ileri sürerek adına tescil istemiştir.

Asıl davada davalılardan ... ve ...; davacıların miras paylarını 19 73... yıllarında düzenlenen adi yazılı senetlerle bedeli karşılığında erkek kardeşlerine devrettiklerini, bu senetlerin geçerli olduğunu ve bedelin ödendiğini belirterek; davalılar ..., ... ve ...; 30 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını, Kadastro Mahkemesinde aynı taşınmazlar hakkındaki davanın feragatle sonuçlandığını, kesin hüküm teşkil ettiğini, hak düşürücü sürenin de dolduğunu belirterek asıl davanın reddini savunmuşlardır.

Birleştirilen davada davalı ...; 1 09... parselin kendisine babasından intikal ettiğini ve ...’un iddiasının yerinde olmadığını belirterek birleştirilen davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 03.03.2009 tarihli kararıyla; asıl davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verildiği, kararın asıl davada davacılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.11.2009 tarihli kararıyla; ... adına kayıtlı 1 09... parsel ve ... adına kayıtlı 1 03... parsel yönünden kararın onandığı, diğer parseller yönünden kesin hüküm bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, 1 09... parsel ve 1 03... parsel yönünden karar düzeltme yoluna gidilmeksizin ret kararı 11.01.2010 tarihinde kesinleşmiştir.

Mahkemenin bozma kararına uyarak (reddi onanarak kesinleşen 1 09... parsel ve 1 03... parsel dışındaki 14 parça taşınmaz hakkında) verdiği 22.10.2015 tarihli kararıyla; taşınmazların kök muris ... ... adına olan 01.08.1939 tarihli ve 7 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapulu taşınmazlar hakkında haricen taksim ve miras payı devri sözleşmelerinin geçerli olmadığı, taşınmazların kök muristen geldiği, taksim edilmediği, birleştirilen davanın da ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın 1 09... , 39, 43, 44, 45, 46, 48, 49, 87, 103 parsel, 1 19... -2 parsel, 1 09... ,34 parsel yönünden kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verildiği, kararın ... ve ... hariç davalılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.04.2017 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmazların kök muris ... ...'dan intikâl ettiği, taşınmazların davalıların dayandığı senetler düzenlendikten sonra murisin oğulları olan davalı ..., davalı ... ve ... tarafından taksim edildiği, öncesi tapulu olsa dahi miras payı satışının yazılı delil ile ispatlanabileceği, Mahkemece asıl davada davacı kızların miras paylarını satıp satmadıklarının araştırılması gerektiği gerekçesiyle kabule konu (1 09... ve 49 parseller dahil) 14 parça taşınmaz yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiş, asıl davada davacılar ... ve ...'nın karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli kararıyla; 14 parça taşınmaz yönünden davanın kabulüne dair kararın 1 09... ve 1 09... parseller yönünden ilgili davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmeyerek kesinleştiği halde maddi hata sonucu bozma ilamında yer verilmiş olduğu belirtilmek ve 39... parseller bozma ilamından çıkarılmak suretiyle karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilâmına uyularak (reddi onanarak kesinleşen 1 09... parsel ve 1 03... parsel ile kabulü temyiz edilmeksizin kesinleşen 1 09... ve 49 parseller dışında kalan 12 parça taşınmaz hakkında) verilen ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen karar ile; asıl davada davacıların miras paylarını devrettiklerine dair senet tanıklarının beyanlarının yazılı senet ile devir hususunu ispatlamaktan uzak olduğu, davalı tanıklarının beyanlarının da tapudaki mülkiyet kayıtlarıyla örtüşmediği, davacıların miras paylarını devrettikleri savunmasının ve birleştirilen davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın (kalan 12 parça taşınmaz olan) 1 09... ,43, 44, 45, 46, 48, 87,103 parsel, 1 19... ,2 parsel ve 1 09... -34 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulüne, 1 09... ve 49 parseller yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, 1 09... parsel, 1 19... parsel ve 1 09... parsel yönünden verilen kabul kararı davalı ... ve mirasçıları tarafından temyiz edilmemiştir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; asıl davada davalıların, davacıların miras paylarını davalılara sattıkları savunmalarına dayanak olarak sundukları 16.10.1979 tarihli ve "Makbuz" başlıklı, davacı ... ve şahitler ... ile ... imzalı senette, davacı ...'nin muris babası ... ...'dan intikal eden ve edecek ... köyündeki taşınmazlardaki hak ve hisselerinin tamamını satmak için davalı ...'ın eski eşi ... ... kızı ... ...'ı vekil tayin edip temlik karşılığı 500.000,00 TL bedeli nakden ve peşinen aldığının yazılı olduğu, 18.10.1979 tarihli, ""Anlaşma Protokolüdür" başlıklı, satıcı olarak davacı ..., alıcı olarak davalı ...'in imzası olan senetle ...'nin muris babasından kalan paylarını kardeşi davalı ...'e temlik ettiği, 03.10.1973 tarihli ve "Umumi Vekalet Senetidir" başlıklı, davacı ... ve davalı ...'un babası ... ... arasında imzalanan belgeye göre ...'nın da miras payların nakden ve peşinen aldığı 60.000,00 TL karşılığında kardeşi ...'ye sattığı, böylelikle asıl davada davacıların ... köyünde muris babaları ... ...'dan kendilerine intikâl eden veya edecek tüm hak hisselerini erkek kardeşlerine devrettiklerinin anlaşıldığı, senet tanığı ..., davalı tanıklarından ve tarafların kız kardeşi ... , ..., ... ...'nin beyanlarına göre asıl davada davacıların miras paylarını erkek kardeşlerine para karşılığı devrettikleri, mahalli bilirkişiler ..., ... ve ... ...'nin 09.09.2022 tarihli keşifteki beyanları ile mahalli bilirkişiler ... ... ve ...'ın 11.06.2008 tarihli keşifteki beyanlarına göre de muris ... ...'ın (Ölüm tarihi: 20.05.1971) ölümünden beri taşınmazları davacıların erkek kardeşlerinin kullandıklarının anlaşıldığı, davacı vekili tarafından sonradan 20.01.2022 tarihli celsede ileri sürülen miras paylarının satışına dair senetlerin korku ve baskı ile davacılara imzalatıldığına dair iddianın da dosyada herhangi bir tanık beyanı ile ispatlanamadığı, buna göre asıl davada davacıların miras payları ile birlikte zilyetliklerini de erkek kardeşlerine devrettikleri, kadastro sırasında adlarına tespit yapılan davalı zilyetler lehine murisin öldüğü 1971 tarihinden temyize konu taşınmazların tespitlerinin hükmen kesinleştiği 01.03.2007 tarihine kadar da zilyetlik ile edinme şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır.

Hâl böyle olunca; temyize konu edilen asıl davada 1 09... , 43, 44, 46, 87 parseller ile 1 19... , 1 09... ve 48, 1 09... sayılı parseller yönünden davanın reddi gerekir iken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Asıl davada davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerinde bulunduğundan kabulü ile Mahkeme kararının asıl davada temyize konu 1 09... , 43-44, 46, 87 parseller ile 1 19... , 1 09... ve 48, 1 09... parseller yönünden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, İstek halinde peşin alınan harcın temyiz eden asıl davada davalılar ..., ..., ... ve ...'a iadesine, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5389, K. 2026/344, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-5389-e-2026-344-k-29953e699503