Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2916 E. 2025/4972 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2916
Karar No
2025/4972
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/159 E., 2024/43 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı ...; satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 1 27... parsel sayılı taşınmazın bir bölümü hakkında tapu iptali ve adına tescil istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP Davalılar aşamalarda, taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, kamu orta malı mera niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece; kesin hüküm olduğu ileri sürülen dava dosyasının eldeki uyuşmazlık yönünden kesin hüküm teşkil etmediği hususuna değinen önceki bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının iddiasına konu taşınmaz bölümünün mera vasfında olmadığı ve çekişmeli bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle taşınmaz iktisabına dair koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz içerisinde yer alan (A) harfi ile gösterilen 6.679,03 metrekarelik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarih, 2019/1152 Esas, 2021/4672 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için hava fotoğraflarından istifade edilmek suretiyle, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi, yöntemince mera araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle kararın bozulmasına hükmedilmiştir. C. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu; çekişmeli taşınmazın iddiaya konu bölümünün mera vasfında olmadığını, özel mülkiyete konu taşınmazlardan olduğu ve bu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, hükme esas fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 6.679,03 metrekarelik kısmın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile ifraz edilerek son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 17.08.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda "B" harfi ile sarı renkli kalemle gösterilen kısma ilişkin talebin ise reddine karar verilmiştir. D. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

E. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün davacıya ait olup hakkında davanın kabulüne hükmedilen taşınmaz ile bir bütün halinde kullanıldığını, toplanan delillere göre bu bölüm üzerinde davacı yararına iktisap koşullarının gerçekleştiğini, buna rağmen delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek bu bölüm yönünden davanın reddine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu; öte yandan hükmün vekalet ücreti yönünden usule aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve olayın oluşuna uygun nitelikte olmadığını, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını, davacının iddiasını ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. F. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro sırasında mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Kadastro sonucu, Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 27... parsel sayılı 692.656,59 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, mera niteliği ile orta malı olarak yılında sınırlandırılmıştır. Davacı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında adına tescili istemiyle dava açmıştır. 2. Davacı vekilinin çekişmeli taşınmazın teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemenin önceki kararı ile sözü edilen taşınmaza yönelik olarak davanın reddine karar verilmiş, davacı taraf bu hükmü temyiz etmediğinden karar davacı aleyhine kesinleşmiştir. Önceki hükümle davacı aleyhine verilen karar kesinleştiğine göre, bu taşınmaz bölümü yönünden davalılar yararına müktesep hak oluştuğu şüphesizdir. Hâl böyle olunca sözü edilen taşınmaz bölümü yönünden davanın reddine hükmedilmesi isabetli olup davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün mera vasfında olmadığı ve bu bölüm üzerinde davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi hükmüne uyulan bozma kararının gerekleri de yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın tespiti mera vasfıyla yapıldığı halde usulüne uygun şekilde mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda komşu köyden mahalli bilirkişi dinlenmemiş, ziraat bilirkişisi tarafından düzenlenen soyut içerikli raporla yetinilerek taşınmazın niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetlik durumu net olarak belirlenmeden karar verilmiş, monoskopik incelemeye dayalı ve denetime elverişsiz jeodezi mühendisi bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez. 4. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmazı kapsayan memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğraflarının tamamı getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan aynı köy ve komşu köylerin halkından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile öğretim üyesi seviyesinde Ziraat Fakültesi Toprak Bölümünden üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi kurulu ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. 5. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, nizalı bölümün kamu orta malı mera niteliğinde olup olmadığı, sınırlarında zamanla mera parseli yönünde genişleme olup-olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, özellikle mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa aynen aktarılmalı; üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin mera niteliğinde olup-olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, taşınmazın mera parselinden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup-bulunmadığını açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan, önceki tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporları arasında hasıl olan çelişkiyi de irdeleyecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi heyetine dosya kapsamında yer alan stereoskopik hava fotoğrafları ile uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, mera niteliğinde değilse imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli; dava konusu taşınmaz bölümlerinin kamu malı mera niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece sayılan hususlarda inceleme yapılmadan eksik araştırma sonucunda karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de, eldeki davanın mera vasfıyla mahsus siciline kaydedilen taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescili isteğiyle açıldığı anlaşılmasına karşın, Mahkemece uyuşmazlığın yanlış nitelendirilmesi suretiyle yargılama giderlerine ilişkin hatalı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, Davacı vekilinin (B) harfli bölüme yönelik temyiz itirazının reddine; vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının, bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Oltu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2916, K. 2025/4972, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2916-e-2025-4972-k-62f796fefd0a