Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2853 E. 2025/5270 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2853
- Karar No
- 2025/5270
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/215 E., 2024/40 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Gaziantep ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 39... parsel sayılı taşınmazı 1977 yılında dava dışı ...'den satın aldığını, maliki olduğu 471 parsel sayılı taşınmazı çevreleyen duvar içerisinde bulunan ve sonrasında tescil harici olduğu anlaşılan yaklaşık 354 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazı da 1977 yılından bu yana kullandığını, söz konusu bölüm üzerinde 2010 yılında ev inşa etmek istediğinde söz konusu bölümün tescil harici olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine söz konusu tescil harici taşınmazı Köy Tüzel Kişiliğinden satın aldığını ileri sürerek dava konusu tescil harici taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği davaya cevap vermemiş, aşamalarda davalı Köy Tüzel Kişiliği adına muhtar ... 06.02.2013 tarihli celsede, açılan davaya bir diyeceği olmadığını ve davacının yıllardır dava konusu taşınmazı kullandığını ifade etmiş, davalı Hazine vekili ise davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.01.2015 tarih ve 2012/872 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararıyla; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu belirtilerek çekişme konusu tescil harici taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 15.01.2015 tarih ve 2012/872 Esas, 2015/30 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarih ve 2016/1741 Esas, 2018/7280 Karar sayılı kararıyla; Hazine yanından ilgili kamu tüzel kişiliklerine de husumet yönetilmesi için davacıya süre verilmesi, sonrasında tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller değerlendirilerek TMK'nın 713/4 ve 5. maddeleri gereğince gerekli ilanların yapılması ve bundan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu tescil harici taşınmaz bölümünde davacının zilyetliğinin nizasız ve fasılasız olarak iyi niyetle sürdürüldüğü belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığını, davacının dava konusu taşınmazı tarıma elverişli hale getiren herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, taşınmaz üzerindeki yapıların imar ve ihya anlamına gelmediğini, dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz bölümü, Gaziantep ili ... ilçesi ... köyünde 1977 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 766 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca tescil harici bırakılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilmek mümkün değildir.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı TMK'nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddelerinde, orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici taşınmazlardan imar-ihya edilerek dava tarihine kadar 20 yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet edilenlerin zilyetleri adına tescil edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Terk edilmiş dere yatakları, kayalık, taşlık, yol ve yol boşluğu gibi taşınmazlar ancak imar-ihya yolu ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iktisap edilebilirken; ham toprak, hali arazi, köy boşluğu gibi basit ameliye ile zilyet edilebilecek yerler ise aynı Yasa'nın 14. maddesi gereğince iktisap edilebilir. Genel itibari ile köy boşlukları, köylünün müşterek kullanımında olan boşluklar ve hali boşluklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Köylünün müşterek kullanımında bulunan boşlukların zilyetlikle edinilmesi mümkün değilken, köylünün müşterek kullanımında olmayan hali boşlukların ise ekonomik amaca uygun kullanılmaları halinde zilyetlikle kazanılmaları mümkündür.
Somut olayda; davacı tarafça 1 39... parsel sayılı taşınmazın 1977 yılında dava dışı ...'den satın alındığı, bilahare dava konusu taşınmaz bölümünün de 471 parsel sayılı taşınmazı çevreleyen duvar içerisinde bulunduğunun anlaşıldığı ileri sürülmesine karşın 471 parsel sayılı taşınmazın tutanak ve dayanakları dosya kapsamına alınmamıştır. Dosya kapsamında mevcut 14.10.2020 tarihli fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz bölümünün köy boşluğunda kaldığı belirtilmesine karşılık dava dosyası ekinde bulunan ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/344 Esas, 2012/436 Karar sayılı dosyasında bulunan 20.09.1977 tarihli çaplı tasarruf vesikasında dava konusu taşınmaz bölümünün yol olarak belirtildiği, bu kapsamda dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının tespiti bakımından öncesindeki niteliği net olarak tespit edilmediği gibi, öncesinin kamu malı niteliğinde yol veya köy boşluğu olup olmadığı hususu üzerinde de durulmamıştır. Öte yandan; dava konusu taşınmaz bölümünün tapulu alanda kalıp kalmadığı, dava tarihinden sonra tapu kapsamına alınıp alınmadığı, imar planında olup olmadığı, eğer imar planında ise ilk olarak hangi tarihte imar planına alındığı hususlarında da bir araştırma yapılmamıştır. Buna ek olarak, 04.11.20 13... .10.2020 tarihlerinden icra edilen keşiflerde dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları dava konusu taşınmazın niteliği ve davacının kullanımı konusunda birbiriyle çelişkili olduğu halde söz konusu çelişki giderilmediği gibi 15.04.2021 tarihli harita mühendisi bilirkişi raporunda 1985 tarihli hava fotoğrafının okunaksız olduğu belirtilmesine rağmen bu eksiklik ikmal edilmeksizin sonuca gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlüğünden davaya konusu taşınmaz bölümüne komşu 1 39... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanak belgeleriyle birlikte temin edilmeli, tesis kadastro paftası getirtilerek taşınmazın hangi nedenle tescil harici bırakıldığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmeli, dosyada bulunan teknik bilirkişi raporu ek yapılarak çekişmeli taşınmaz bölümünün tapulu alana tekabül edip etmediği, dava tarihinden sonra tapu kapsamına alınıp alınmadığı sorulmalı, il ve ilçe belediyelerinden taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı, imar planı kapsamında ise ilk olarak imar planı kapsamına alınma tarihinin ne olduğu sorulmalı, bunlardan sonra Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle davacının iddiasının da teyidi bakımından 1970 yılından dava ya da duruma göre imar tarihinden 15-20-25 yıl öncesini de dahil edecek şekilde hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraftan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, bu suretle dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek ve önceki keşiflere katılmamış 3 kişilik yerel bilirkişi heyeti, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, ziraat mühendisi, inşaat mühendisi ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, köy boşluğu ise taşınmazın tüm köyün kullanımına mı yoksa şahıs kullanımına mı uygun olduğu, ilk olarak kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, hangi hukuki yolla intikal ettiği (taksim, satış, bağış vs), çekişmeli taşınmaz öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve bu çalışmaların hangi tarihte tamamlandığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu 1 39... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraat mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiden önceki raporlar da irdelenmek sureti ile çekişme konusu taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, imar-ihya gerektiren yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü, üzerinde yer alan yapı ve eklentileri ile diğer muhdesatın yaşı ve niteliğini kesin olarak belirleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panoramik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; Mahkeme hakiminin taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına gerçekleşmiş olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.