Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2338 E. 2025/4520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2338
- Karar No
- 2025/4520
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1564 E., 2024/282 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Hacıbektaş Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/53 E., 2023/110 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; tarihsiz "Ev ve Arsa Senedi" başlıklı senede istinaden kardeşi olan (davalılar murisi) .............ile birlikte, dava konusu 22... parsel sayılı taşınmazın 2.000 metrekarelik bölümünü üzerindeki ev ile beraber önceki malik ............'den satın aldıklarını, ancak kadastro tespiti sırasında hatalı olarak kardeşi ...........adına tespit ve tescil edildiğini, davalı tarafın oyalaması sonucunda 10 yıllık hak düşürücü süreyi kaçırdığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın 1.000 metrekarelik kısmının intikâl yoluyla malik olan davalılar adına tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının dolduğunu, dava konusu taşınmazın muris babaları .......... tarafından üçüncü kişiden münferiden satın alındığını, babaları adına tescil edildiğini, sonra da miras yoluyla davalılara intikâl ettiğini, amcaları olan davacının engelli çocukları bulunması sebebiyle taşınmazdaki evde oturmasına müsaade ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının iddia ettiği satışın kadastro sonrası olması halinde davacı tanığı ...'ün senedin 1980 yılında yani kadastro tespitinin kesinleşmesi sonrasında düzenlendiğini beyan ettiği, tapulu taşınmazın muhtarlık senediyle haricen satışla devrinin geçersiz olduğu, ayrıca 1980 yılında davacı 13 yaşında olacağından hukuki işlem ehliyeti de olmayacağı, senedin geçersiz olduğu, iddia edilen satışın kadastro öncesinde olduğu varsayılsa dahi taşınmazın tespitinin kesinleştiği 15.03.1977 tarihinden davanın açıldığı 20.05.2022 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve karar sayısı belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kadastro öncesi nedene dayandığı, taşınmazın tespitinin 15.03.1977 tarihinde kesinleştiği, dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; muhtarlık senedinin kadastrodan önce yapıldığını ve geçerli olduğunu, kötü niyetli davalılar tarafından oyalandığını, hak düşürücü sürenin bu sebeple uygulanmaması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; ............Mahallesinde 2613 sayılı Kanun uyarınca yapılan tapulama çalışmaları sırasında dava konusu 22... parsel sayılı taşınmazın 22.02.1971 tarihli 10 sıra nolu tapu kaydına istinaden dava dışı ...adına 13.06.1975 tarihinde tespit edildiği, 13.01.1977 ilâ 15.03.1977 tarihleri arasında askı ilan süresinde itiraz edilmeyen tespitin 15.03.1977 tarihinde kesinleştiği, malik ...ın 10.05.2002 tarihinde taşınmazı tapuda kayden davacının kardeşi ............'ya sattığı, 17.07.20 07... .07.2019 tarihli intikâl işlemleri sonrasında davalılara elbirliği mülkiyetinde intikâl ettiği, kadastro tespitinin kesinleştiği 15.03.1977 tarihinden eldeki davanın açıldığı 20.05.2022 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 ve geçici 4/3. maddelerinde öngörülen 10... yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.