Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3820 E. 2024/5161 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3820
- Karar No
- 2024/5161
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/728 E., 2022/39 K. DAVA TARİHİ : 03.04.2017 HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/383 E., 2020/230 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; murisleri ...’ın ölümü ile geride bir çok borcu kaldığını, davalı ve kardeşi Aysel’in borçlar nedeniyle haciz geleceğini, mağdur olacaklarını, borçlar bitene kadar taşınmazların devredilmesini, borç bittiğinde iade edeceğini söylerek kendilerini kandırdığını, dava konusu 182 ada 6 ve 39 ada 70 parsel sayılı taşınmazları para almadan muvazaalı olarak davalı ...'ya temlik ettiklerini, taşınmazları kiraya vermek için 15.11.2016 tarihinde emlakçıya gittiğinde, emlakçıdan taşınmazların davalı tarafından kiraya verildiğini öğrendiklerini, davalı ve ailesine gittiğinde taşınmazları vermeyeceklerini söylemeleri üzerine kandırıldıklarını anladığını ileri sürerek satış akdinin iptali ile taşınmazların veraset ilamındaki hisseleri oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı; taşınmazın dedesi Bekir Baysal'a ait iken vefatı üzerine anneleri Fatmana tarafından ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını ve bu taşınmazların ata yadigarı olması sebebi ile manevi değerleri nedeni ile annelerinin isteği üzerine kardeşi Bekir adına tescil edildiğini, bedelin ailenin ortak kazancı ile ödendiğini, kardeşleri Bekir ve Ekrem'in öldüğünde bankalara ve piyasaya 1.000.000,00 TL civarında borçları bulunduğunu, Ekrem'in hayat sigortası bulunduğu için borçlarının büyük kısmının sigorta şirketleri tarafından ödendiğini, ancak Bekir'in yaklaşık 600.000,00 TL civarında borcu kaldığını, bankanın davacıya haciz geleceğini bildirdiğini, bunun üzerine davacının dava konusu taşınmazları merhum Bekir'in borçlarının ödenmesi karşılığında davalıya devretmeyi teklif ettiğini, borçların ödenmesi karşılığında taşınmazların devralındığını, manevi değeri nedeniyle de satın almak istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 19.03.2019 tarihli ve 2017/10 E., 2019/87 K. sayılı kararı ile; kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı, hile yönünden ise hilenin ispatlanmadığı, borç ödemelerinin devir tarihinde tespit edilen bedele göre ivazlı olduğu, çocuk mallarının korunmasına ilişkin davada eldeki davadaki iddiaların belirtilmediği, davacının eşinden mal kalmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davanın inançlı işlem nedeniyle tapunun devrine ilişkin olduğu, yazılı delille ispat gerektiği, davacının yemin deliline dayandığı, yemin teklif etme hakkının hatırlatılmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, Mahkemenin 22.09.2020 tarihli ve 2019/383 E., 2020/230 K. sayılı kararı ile; davacı tarafından taşınmazların davalıya devredilmesine esas oluşturduğu ileri sürülen inançlı işlemin yazılı bir delil ile kanıtlanamamış olduğu ve yemin deliline de başvurulmamış olması karşısında iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ...'nin eşi Bekir ile 2004 yılında evlendiğini, ...'ın 2015 yılında vefat ettiğini, davacının, Bekir'in borçları nedeniyle taşınmazları muvazaalı olarak devrettiğini, tanık beyanları ile tapu temlikinin rıza dışında baskı ile yapıldığının ispatlandığını, taşınmazların devir tarihindeki geçek değerlerinin tapuda gösterilen bedellerden çok fazla olduğunun keşif sonrası alınan bilirkişi raporuyla da doğrulandığını, Mahkeme kararının Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararına da aykırı olduğunu, Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi gereğince tapunun devri yönünden delillerin irdelenmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 20.01.2022 tarihli ve 2021/728 E., 2022/39 K. sayılı kararı ile; inançlı işlemin davalı ve ailesi tarafından kandırılarak yapıldığı yönündeki iddialarda inançlı işlemin varlığının ispatlanamadığı, davacı tarafından tapu devrinin kandırılarak yapıldığına ilişkin de dosyada bir delil bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla Belediye’den satın alınan paya ilişkin açıklamaların hatalı olduğunu, davanın hile ve muvazaaya dayalı olduğunu, inançlı işlem olmadığından yazılı delille ispatın zorunlu olmadığını, ödemenin tamamını davalının yapmadığını, murisin kardeşi Ekrem’in borcunu ödediklerini, borcun kendisinin kazancı ve çektiği kredi ile ödendiğini ekleyerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hile ve inançlı işlem hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36. ve 39. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesi. 3. Değerlendirme Muris ...’ın 24.06.2015 tarihinde ölümü ile geride davacılar eşi ... ile çocukları ...(2006), ...(2007), ...(2010)’ın mirasçı olarak kaldığı, davalı ...’nın murisin kardeşi olduğu, dava konusu 182 ada 6 parsel sayılı 172,70m2 miktarlı kargir ev ve avlusu nitelikli taşınmazın tamamı ile 39 ada 70 parsel sayılı 412,55m2 miktarlı arsa nitelikli taşınmazın 35069/41255 payının elbirliği halinde davacılar adına kayıtlı iken kendi adına asaleten çocukları adına velayeten davacı ... tarafından 01.10.2015 tarihinde toplam 110.000TL bedelle davalı ...’ya satıldığı, 39 ada 70 parselde kalan 6186/41255 payın da Bucak Belediyesi tarafından 31.12.2015 tarihinde davalıya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının başlık kısmında davacı olarak sadece ... Kaygısız’ın gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak değerlendirilmiş, yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.