Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3769 E. 2023/7084 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3769
- Karar No
- 2023/7084
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/42 E., 2021/339 K. HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.05.2022 Çarşamba günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat Umut Aksoy geldi, diğer temyiz eden davalı vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki günlü geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... Belediyesi vekili; davalı Belediyenin mülga 3030 sayılı Kanun uyarınca devretmekle yükümlü olduğu dava konusu 4458, 4711, 18116, 18115, 12584, 19440, 19692, 7, 68, 1555, 1953, 2158, 2223, 2477, 4685, 420, 18114, 655, 17010 parsel sayılı taşınmazları devretmediğini, anılan taşınmazların Avcılar Belediyesi sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı ... Belediyesi vekili; davanın mülga 3030 sayılı Kanun’da düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını; esas bakımından da davacının isteğinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemece; 17010, 655, 420, 4685 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı ... kayıt maliki olmadığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 4458, 4711, 18116, 18115, 12584, 19440, 19692, 7, 68, 1555, 1953, 2158, 2223, 2477, 18114 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise 3030 sayılı Yasa'nın 6/A maddesi kapsamında kalmadığı, taşınmazların iadesini engelleyen yasal durumun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 04.12.2018 tarihli ve 2016/4778 Esas, 2018/15186 Karar sayılı kararıyla; "3030 sayılı Yasa 10.7.2004 tarihli 5216 sayılı Yasa'nın 31 inci madesi ile yürürlükten kaldırılmış ise de, 3030 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihi itibariyle gerçekleşen olaylara uygulanması gerektiği açıktır. Eldeki davada, 3030 sayılı Yasa hükümlerine bağlı kalınarak çekişmenin buna göre çözülmesi gerektiği, 3030 sayılı Yasa'nın 6/A maddesinde ana hizmet binası ve tesisleri ile bu madde hükmünde özellik, nitelik ve vasıfları sayılan taşınmazların devre konu edilemeyeceği, bunun dışında kalan taşınmazların iadesinin gerekeceği öngörülmüştür. Ne var ki, Mahkemece çekişme konusu taşınmazların bu yasal düzenleme kapsamında kalıp kalmadığı, bir başka ifade ile iadesi gerekmeyen taşınmaz olup olmadıkları yönünde hiçbir araştırma yapılmaksızın neticeye gidilmiştir. Hal böyle olunca, daha önce hakem sıfatıyla görülen davada Dairenin 21.10.2002 tarih 2002/10130 Esas ve 2002/11440 Karar sayılı kararında yer alan ibare de değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların 3030 sayılı Yasa'nın 6/A maddesinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 17010, 655, 420, 4685 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine; 18114, 420, 4458 parseller ile 17010 parselin 35061,55 m2'lik kısmı yönünden belirtilen taşınmazların 3030 sayılı Yasa'nın 6A maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın reddine; diğer taşınmazlar bakımından ise 3030 sayılı Yasa'nın 6/A maddesi kapsamında kalmadıkları, taşınmazların iadesini engelleyen yasal durumun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri duruşma istekli temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... Belediyesi vekili; ret kapsamındaki taşınmazlar (18114 parsel hariç) yönünden eksik ve hatalı inceleme sonucu karar verildiğini, husumetten ret kararı verilen taşınmazlar bakımından gerekçe belirtilmediğini, husumetten ret kararı ile birlikte tapu kayıtlarındaki şerhin de kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, 17010 ve 420 parseller yönünden kendi içinde çelişkili ve hukuka aykırı kararlar verildiğini, 17010 parsel sayılı taşınmazın (İgdaş tarafından depo olarak kullanılan küçük kısmı hariç), davacı ...'nin hizmet binası olarak kullandığı sabit olan 4685 parsel sayılı taşınmazın, 655 parsel sayılı taşınmazın ve dava tarihi baz alındığında 4458 parsel sayılı taşınmazın 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesi kapsamında kalmadığını, mera vasfında olan 420 parsel sayılı taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince davacı ...'ye devri gereken taşınmazlardan olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Belediyesi vekili; kabul kapsamındaki taşınmazlar yönünden hak düşürücü süre, kesin hüküm, yargı yolu itirazlarında bulunup davaya konu taşınmazların 3030 sayılı Kanun'un 6/A maddesi kapsamında kaldıklarını, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705 inci maddesi, 1022 nci maddesinin birinci fıkrası, 1025 inci maddesinin birinci fıkrası; 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkındaki Kanun'un 6/A maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi. 3. Değerlendirme Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde Avcılar Belediyesi tarafından ... aleyhine açılan 1997/1052 Esas sayılı hakem sıfatı ile görülen davada çekişme konusu 420, 18114, 17010, 4685, 655 parsel sayılı taşınmazların Avcılar Belediyesi adına tesciline karar verildiği, karara itiraz süresinin geçmesi neticesinde taşınmazların 13.10.1998 tarihinde hükmen Avcılar Belediyesi adına tescil edildiği, ancak hatalı olarak kesinleştirilen kararın temyizi sonucu kararın yargı yeri yönünden bozulduğu, bozma üzerine davanın reddedildiği, Avcılar Belediyesinin kararı temyizi üzerine Dairemizce, yargı yeri yönünden davanın reddinin yeterli olduğu belirtilerek daha önceki tescillerin kaldırılmasına dair hüküm kaldırılarak, kararın düzeltilerek onanmak suretiyle kesinleştiği; davalı ... Belediyesinin bu hususları ileri sürerek Avcılar Belediyesi aleyhine açtığı yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ile tescil davası sonunda küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1307 Esas, 2001/1381 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, Dairemizin 21.10.2002 tarihli ve 2002/10130 Esas, 2002/11440 Karar sayılı kararı ile “..mahkemece kurulan hükmün önceden hakemde görülüp verilen kararın yanılgılı olmasına rağmen davalı ... yararına oluşan sicilin iptaline dair bulunduğu, bu nedenle çekişmeli taşınmazların ... adına olan tapularının iptali ile Büyükşehir Belediyesi adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan değinilen şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Usule ve göreve ilişkin hataların düzeltilmesi sonucunu doğuran kararın davalı ... Belediyesinin 3030 sayılı Yasa'dan kaynaklanan haklarını ortadan kaldırmayacağı da kuşkusuzdur..” şeklinde açıklamaya yer verilerek kararın onandığı ve 09.01.2003 tarihinde kesinleştiği, anılan parsellerden temyize konu edilmeyen mezarlık niteliğindeki 18114 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği, çekişme konusu 17010, 655, 420 ve 4685 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine 09.05.2003 tarih, 3252 yevmiye ile "Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.12.2001 tarih ve 2000/1307 E. -2001/1981 K. sayılı kararı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına tesciline karar verilmiştir" şeklinde şerh düşüldüğü, Dairemizin 25.05.2022 tarihli geri çevirme kararı neticesinde, Tapu Müdürlüğünün 14.04.2023 tarihli yazısı ile, halen davacı ... Belediyesi adına kayıtlı 17010, 655 ve 420 parsel sayılı taşınmazlar hakkında her ne kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi lehine kesinleşmiş mahkeme kararı olsa da kararın infazı için talebe rastlanmadığından tescil işleminin yapılmadığının bildirildiği, dosya içerisine gönderilen kayıtlardan 4685 parsel sayılı taşınmazın anılan mahkeme kararının yargılama sırasında (24.06.2021) infazı sonucu davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, 25.06.2021 tarihli kurumlar arası tashihen devir işlemi ile tekrar davacı ... Belediyesi adına devredildiği, tevhitle taşınmazın kaydının pasif hale geldiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, tapuda halen davacı ... Belediyesi adına kayıtlı 17010, 655, 420 ve 4685 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 4458 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise aşağıda açıklanacağı üzere kesin hüküm nedeni ile sonucu itibarıyla davanın reddine karar verilmesi doğrudur. Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İstanbul Valiliği İl İdare Kurulu'nun 06.06.2001 tarihli ve 2001/104 Karar sayılı kararı ile çekişme konusu 2477, 2223, 2158, 1953, 1555, 7, 68, 19692, 19440, 12584, 18115, 18116, 4711, 4458 parsel sayılı taşınmazların 3030 sayılı Kanun'un geçici 2 nci ve 5 inci maddeleri uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Avcılar Belediyesine devredilmesine karar verildiği ve taşınmazların Avcılar Belediyesi adına tescil edildiği, anılan işleme karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan dava neticesinde İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 20.06.2002 tarihli ve 2001/1103 Esas, 2002/939 Karar sayılı kararı ile, taşınmazların ilçe belediyesine devrinde 1 yıllık sürenin geçtiği, kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilip kararın kesinleştiği, bilahare İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Avcılar Belediyesi aleyhine açtığı yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasının Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2005 tarihli ve 2004/695 Esas, 2005/950 Karar sayılı kararıyla kabulle sonuçlandığı, kararın temyizi üzerine Dairemizin 10.05.2006 tarihli ve 2006/3103 Esas, 2006/5402 Karar sayılı kararı ile “..çekişmeli taşınmazların davalı adına olan sicilin dayanağı idari kararın idari yargı yerinde iptal edildiği..” belirtilerek onandığı ve kesinleştiği, böylelikle belirtilen dava konusu 14 parça taşınmazın 22.12.2006 tarihinde hükmen davalı ... Belediyesi adına kayıtlandığı görülmektedir. HMK'nın 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak belirlenmiş olup davanın tarafları arasında davaya konu 2477, 2223, 2158, 1953, 1555, 7, 68, 19692, 19440, 12584, 18115, 18116 ve 4711 parsel sayılı taşınmazlar hakkında yolsuz tescil hukuki sebebine dayalı olarak görülen dava sonucunda verilen Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2005 tarihli ve 2004/695 Esas, 2005/950 Karar sayılı kararının eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiği gözetilerek belirtilen taşınmazlar bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davalı ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harçlarının yatıranlara iadesine, Davalı vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.