Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3297 E. 2024/5250 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3297
Karar No
2024/5250
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/288 E., 2023/10 K. HÜKÜM : Kısmen Kabul Kısmen Ret Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tapu iptali-tescil ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, maddi tazminat isteğinin davalı ... yönünden kabulüne, manevi tazminat isteğinin ise reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; maliki olduğu 445 parsel sayılı taşınmazdaki 375/62000 payın kimlik bilgileri kullanılarak düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ile önce davalı ...’ya, ... tarafından da diğer davalı ...’a satış suretiyle devredildiğini, işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine mirasçıları davayı sürdürmüşlerdir. II. CEVAP 1.Davalı ...; kayıt maliki olmadığından kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, emlakçı aracılığıyla uygun fiyata bulduğu dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, daha sonra İstanbul'da ev alabilmek için diğer davalıya sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ...; tapu siciline güvenerek taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, davacı ve diğer davalıyı tanımadığını, taşınmazı emlakçılar aracılığıyla bulduğunu, ceza dosyasında da kendisine yönelik herhangi bir soruşturmanın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.05.2016 tarihli ve 2007/451 E., 2016/131 K. sayılı kararı ile; son kayıt maliki davalı ...'ın kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunduğu gerekçesi tapu iptali ve tescil isteği ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı ... yönünden ise sahte kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle yapılan ilk işlemin geçersiz olduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteğinin kabulüne, sahtecilik işleminde dava dışı 3. kişiler ile işbirliği içerisinde olduğu ispatlanamadığından manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2. Dairenin 09.06.2020 tarihli ve 2016/18008 E., 2020/2429 K. sayılı kararı ile; "...Hemen belirtilmelidir ki, 6100 sayılı HMK'nın 211. maddesi gereğince; 11.07.2001 tarihli temlik işleminde kullanılan imzanın sahte olduğu iddiası, başka bir ifadeyle imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunun Uzman raporu ile saptanması gerekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, mahkemece 11.07.2001 tarihli resmi akitteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmış değildir. Hâl böyle olunca, öncelikle davacının, resmi ve özel kurumlarda bulunan imza ve yazılarını havi belgelerin temini ile dosyanın bütün halinde Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesi, Fizik (Grafoloji) İhtisas Dairesi'nden 11.07.2011 tarih 5954 yevmiyeli resmi akitteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınması, davacının eli ürünü olmadığının saptanması halinde ikinci el konumunda olan davalı ...’ın iyiniyetli olup olmadığının, bir başka ifadeyle TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanıp yararlanamayacağının Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/175 Esas sayılı dosyası da gözetilmek suretiyle değerlendirilmesi, süresinde tanık deliline dayanan taraflara tanık isimlerini bildirmesi için kesin süre verilmesi, bildirildiği takdirde tanıkların dinlenmesi, satış bedelinin ne şekilde ödeniği hususunun taraflardan sorulmak sorulmak suretiyle araştırılması, varsa banka kayıtlarının getirtilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. ..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; son kayıt maliki davalı ... yönünden ediniminde kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, iyiniyetli 3. kişi konumunda bulunduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteği ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı ... yönünden ise Adli Tıp Kurumu raporuyla sahteliği sabit olan ilk temlikin geçersiz olduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteğinin kabulü ile 86.250 TL'nin davalı ...'dan tahsiline, davalının sahtecilik işleminde dava dışı 3. kişiler ile işbirliği içerisinde olduğu ispatlanamadığından manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ya yapılan ilk temlikin sahte olduğunun Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edildiğini, bu nedenle ilk temlikten sonra taşınmazı edinen davalı ...'ın da iyiniyet savunmasının dinlenemeyeceğini, davalı ...'ın taşınmazı devraldıktan sonra emlak vergilerinin davacı tarafından ödenmeye devam edildiğini, davalı ...'ın taşınmazdaki diğer paydaşların payını da toplaması sebebiyle emlak işinden anlayan biri olduğunu gösterdiğini, ayrıca Mahkemece davalı ... yönünden hükmedilen bedele faiz işletilmediğini, davalıların kötüniyetle dava konusu taşınmazı çok düşük bedellerle satın aldıklarını, manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'nın tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını, tapu sicilinin doğru tutulmasının Devletin sorumluluğunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı iptal tescil, olmadığı takdirde maddi tazminat ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi, 1022. maddesinin birinci fıkrası, 1023. maddesi, 1024. maddesinin ikinci fıkrası, 1025. maddesinin ikinci fıkrası. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçıları vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan 1.045,40 TL temyiz karar harcının istek halinde davacı mirasçılarına iadesine, aşağıda yazılı 5.891,74 TL onama harcının davalı ...'dan alınmasına, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 30.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3297, K. 2024/5250, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3297-e-2024-5250-k-04d557a4e5de