Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/935 E. 2026/4001 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/935
- Karar No
- 2026/4001
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2024/620 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kasten öldürme suçundan Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2020/258 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararı ile 20 yıl hapis cezasına mahkum edilen ...'ın, iş bu cezasının ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda infazı sırasında, hükümlünün 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 10/6. maddesi uyarınca açık ceza infaz kurumuna ayrılmaya yönelik talebinin, cezasının 31.07.2023 tarihinden sonra 17.11.2023 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle reddine dair anılan kurum İdare ve ... Kurulu Başkanlığının 17.05.2024 tarihli ve 2024/4798 sayılı kararına yönelik şikayetinin reddine ilişkin ... İnfaz Hakimliğinin 04.06.2024 tarihli ve 2024/3615 Esas, 2024/3795 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve 2024/620 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 94660652-105-10-28488-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve 2025/13365 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2025 tarihli ve 2025/13365 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, hükümlü hakkında kasten öldürme suçundan Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2020/258 Esas, 2022/56 Karar sayılı kararı ile hükmolunan 20 yıl hapis cezasının istinaf ve temyiz incelemeleri sonunda 20.11.2023 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın kesinleşmesine kadar hükümlünün hükmen tutuklu kaldığı, kararın kesinleşmesiyle birlikte Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.12.2023 tarihli ve 2023/22448 sayılı müddetname uyarınca tutuklu kalınan sürelerin mahsubu ile cezanın infazına başlanıldığı, anılan müddetnameye göre hükümlünün cezaevine giriş tarihinin 25.12.2023, koşullu salıverilme tarihinin 09.05.2033, hak ederek tahliye tarihinin ise 07.01.2040 olduğu, hükümlünün, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 10/6. maddesi uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi talebinin, ... L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve ... Kurulu Başkanlığının 06.03.2024 tarihli ve 2024/568 sayılı kararı ile cezasının 31.07.2023 tarihinden sonra 20.11.2023 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu karara yönelik şikayetin ise Bandırma İnfaz Hakimliğinin 07.02.2024 tarihli ve 2024/705 Esas, 2024/597 Karar sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmakla, 15.07.2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7456 sayılı 06.02.2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası İle Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 15. maddesiyle 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10/6. maddesinde yer alan, ''Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Her ne kadar hükümlünün infaza konu cezası 31.07.2023 tarihinden sonra kesinleşmiş ise de, karar kesinleşmeden önce aynı cezaya ilişkin soruşturma ve kovuşturma esnasında hükümlünün 13.01.2020 tarihinden itibaren kesintisiz olarak tutuklu kaldığı, hükmün kesinleşmesiyle birlikte cezasının infazına bu kez hükümlü olarak yine kapalı ceza infaz kurumunda devam edildiği, bu durumda ise ceza infaz kurumuna giriş tarihinin 25.12.2023 değil de, 13.01.2020 tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği cihetle, hükümlünün talebinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. Karar tarihinden sonra 24.12.2025 tarihinde kabul edilen 25.12.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında değişiklik yapılmış ise de, kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır..
2. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. 3. 7571 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin (6) ncı fıkrası; Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) (6) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihinde geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası kapsamında açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır. Şeklinde düzenlenmiştir.
4. Hükümlü hakkında kasten öldürme suçundan 20 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet hükmünün 20.11.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, hükümlünün geçici bir düzenleme olan ve 31.07.2023 tarihi itibariyle haklarında verilen mahkumiyet hükümleri kesinleşen ve infazına başlanılan hükümlülerin, Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Açık Ceza İnfaz Kurumuna, Açık Ceza İnfaz Kurumundan Denetimli Serbestliğe ayrılmaları ile ilgili bir kısım şartları içeren 5275 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin ikinci ve altıncı fıkralarından yararlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, hükümlünün Açık Ceza İnfaz Kurumuna ayrılma şartları gerçekleşmediğinden şikayetinin reddine dair İnfaz hakimliğince verilen karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2026 tarihinde karar verildi.