Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7601 E. 2026/4226 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7601
- Karar No
- 2026/4226
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/411 değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddine YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlardan ... İnfaz Hakimliğinin 08.08.2023 tarihli ve 2023/7266 Esas, 2023/7224 Karar sayılı kararı ile 26... ay 85 gün hapis cezasına hükümlü ...'ın, bu cezasının infazı sırasında, Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2009 tarihli ve 2002/583 Esas, 2009/731 Karar sayılı kararı ile zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verildiğinden bahisle bu dosyada gözaltı ve tutuklulukta kaldığı sürelerin halen infazı devam etmekte olduğu cezasından mahsup edilmesine yönelik talebinin reddine ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 22.01.2025 tarihli ve 2024/6705 Esas, 2025/618 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2025 tarihli ve 2025/229 değişik iş sayılı kararını takiben, mahsup talebinin şekli şartlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle talebin reddine ilişkin ... İnfaz Hâkimliğinin 04.02.2025 tarihli ve 2024/6705 Esas, 2025/618 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli ve 2025/411 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 94660652-105-24-25118-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve 2025/119052 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2025 tarihli ve 2025/119052 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Hükümlüye ait infaz dosyası safahatı incelendiğinde, ... İnfaz Hakimliğinin 08.08.2023 tarihli ve 2023/7266 Esas, 2023/7224 Karar sayılı kararı ile hükümlüye ait mahkumiyet hükümlerinin 26... ay 85 gün hapis cezası olarak içtima edildiği, Hükümlü hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.08.2023 tarihli ve 2023/4277 sayılı müddetname düzenlendiği ve hükümlünün koşullu salıverilme tarihinin 27.05.2035, hakederek tahliye tarihinin 12.04.2052 olduğu, Hükümlünün Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/583 esasına kayden hırsızlık suçundan yargılandığı davada, 31.12.2009 tarihli ve 2009/731 sayılı karar ile zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine karar verildiği, anılan bu kararın 15.03.2010 tarihinde kesinleştiği, söz konusu dosyada hükümlünün 03.11.2002 tarihinde gözaltında, 04.11.20 02... .12.2002 tarihlerin de tutuklulukta kaldığı, bu sürelerin başkaca dosyalarda mahsubuna karar verilmediğinin anılan Mahkemenin 09.01.2025 tarihli yazısından anlaşıldığı, Hükümlünün Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2009 tarihli ve 2002/583 Esas, 2009/731 Karar sayılı kararı kapsamında gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin halen infazı devam eden cezalarından mahsup edilmesi talebi üzerine, ... İnfaz Hâkimliğinin 04.02.2025 tarihli ek kararı ile, mahsubu istenen sürelere dair karar kesinleşme tarihinin, infazına devam olunan cezaların suç tarihlerinden sonra olduğundan mahsup şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile hükümlünün talebin reddine, anılan karara karşı yapılan itirazın ise keza mercii mahkemesince reddedildiği anlaşılmakta ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 63. maddesinde “Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler hükmolunan hapis cezasından indirilir.” şeklinde düzenleme yer aldığı, anılan düzenleme uyarınca sadece tutukluluk halinin değil şartların mevcut olması halinde şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallerin mahsup işlemine konu olabileceği, bununla birlikte mahsup işleminde önemli olan hususun, mahsup yapılacak mahkumiyete konu olan suçun, tutuklu kaldığı suçtan dolayı verilecek hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi olduğu ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/8166 Esas, 2022/7515 Karar sayılı bozma ilamındaki açıklamalar da nazara alındığında, Hükümlünün halen infaz edilmekte olan ... İnfaz Hakimliğinin 08.08.2023 tarihli ve 2023/7266 Esas, 2023/7224 Karar sayılı içtima kararına dahil olan mahkumiyetlerine ilişkin suç tarihlerinin 2005 Îla 2013 yıllarında olduğu, mahsubu talep edilen Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2009 tarihli ve 2002/583 Esas, 2009/731 Karar sayılı kararı ile verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının kesinleşme tarihinin 15.03.2010 olduğunun anlaşılması karşısında, mahsubu talep edilen kararın kesinleşme tarihinin, infaz edilmekte olan mahkumiyetlere ilişkin suç tarihlerinden sonra olduğu ve mahsup şartlarının oluştuğu; anılan düşme kararlarının dava zamanaşımı süresinin dolması sebebiyle verildiği ve bu nedenle düşme kararına konu dosyada gözaltı ve tutuklulukta geçen bu sürelerin şartları varsa mahsuba konu olabileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 06.03.1940 tarihli ve 1940/5-68 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2006 tarihli, 2006/4-7 sayılı kararına göre; hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin bir başka mahkumiyet kararında yer alan cezadan mahsup edilebilmesi için, mahsup istenen mahkumiyete ait suçun, tutuklu kalınan suçtan verilen hükmün kesinleşmesinden önce işlenmesi gerekmektedir.
3.Hükümlünün Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/ 583 Esas sayılı dosyasında, hırsızlık suçundan yargılandığı davada, 03.11.2002 tarihinde gözaltına alınıp, 04.11.2002 tarihinde tutuklandığı ve yargılama sırasında 02.12.2002 tarihinde tahliyesine karar verildiği, yapılan yargılama sonunda 31.12.2009 tarihinde dava zamanaşımı nedeniyle hükümlü hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği, verilen bu kararın 15.03.2010 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün bu dosyada gözaltına ve tutuklulukta kaldığı sürenin başkaca bir cezası nedeniyle mahsubuna karar verilmediği anlaşılmaktadır.
4. Hükümlü hakkında İnfaz hakimliğinin 08.08.2023 tarihli ve 2023/7266 Esas, 2023/7224 Karar sayılı içtima kararına göre Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.10.2023 tarihli ve 2023/4277 sayılı müddetnameye göre içtimalı 26... ay 85 gün hapis cezasının infazı sırasında, Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/583 Esas sayılı dosyasında gözaltında ve tutukulukta kaldığı sürenin halen infaz etmekte olduğu içtimalı cezası içinde yer alan, içtimaya dahil Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/16 Esas sayılı dosyasından almış olduğu hapis cezasından mahsup edilmesini istediği, hükümlünün mahsup istediği mahkumiyete ilişkin suç tarihinin 08.07.2005 olup, hükümlünün hürriyetinin kısıtlandığı Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/583 Esas ve 2009/731 Karar sayılı kararının kesinleştiği 15.03.2010 tarihinden önce olduğu anlaşılmakla, müddetname ve içtima kararında gösterilen suç tarihi dikkate alınmaksızın, müddetnamedeki suç tarihinin 04.02.2015 olduğu ve mahsup talep edilen ilamın kesinleşme tarihinden sonra işlendiği gerekçesiyle hatalı değerlendirme sonucu verilen İnfaz hakimliği kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine verilen ve hükümlünün mahsup koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümlünün mahsup talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne dair verilen karar Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.03.2025 tarihli ve 2025/411 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2026 tarihinde karar verildi.