Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5454 E. 2025/6466 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5454
Karar No
2025/6466
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/412 E., 2021/247 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Ceza verilmesine yer olmadığına dair KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/412 Esas, 2021/247 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 32/1, 57... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/3-a maddeleri uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve yüksek güvenlikli sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 06.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 08.07.2025 tarihli ve 2024/20781 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/89323 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.07.2025 tarihli ve KYB-2025/89323 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Ödemiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 tarihli kararının, sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/2. maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafiine 31/05/2023 tarihinde tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirildiği anlaşılmış ise de, Dosya kapsamına göre, Mahkemesince sanığın akıl hastası olduğunun kabul edilmiş olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki 'Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.' şeklindeki düzenleme karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyasında akıl hastası olan hükümlünün savunmasının alındığı talimat duruşmasında kendisine müdafii atandığı, hükümden sonra atanan müdafiiye gerekçeli kararı usûlüne uygun şekilde tebliğ edildiği hâlde hükmün istinaf edilmediği belirlenmekle, hükümlünün savunma hakkı kısıtlanmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/5454, K. 2025/6466, T. 29.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-5454-e-2025-6466-k-e4f84b6fff8c