Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/13594 E. 2023/2022 K. – Basit Yaralama

Konu: Basit Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2022/13594
Karar No
2023/2022
Karar Tarihi
Konu
Basit Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Basit yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 262 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2016 tarihli ve 2014/42 Esas, 2016/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-e) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 2. Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/6576 Esas, 2021/8222 Karar sayılı kararı ile ; "1)Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2) Sanığın tekerrüre esas ilamının esas numarasının 2005/1194 yerine 2005/1195 olarak yanlış yazılması, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, " Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/830 Esas, 2021/677 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a-e) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; mağdurun temyiz isteminin sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın eşinin temyiz sebepleri; sübuta ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mağdurun sanığın eşi olduğu, olay günü aralarında çıkan tartışma sonucu sanığın tahta sopa ile adli muayene raporunda belirtilen şekilde mağduru yaraladığı olayda, mağdurdaki yaralanmanın niteliği, darbe sayısı ve eylemin son bulma şekli birlikte değerlendirilerek sanık hakkında mağdura yönelik silahla basit yaralama suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır. 2. Katılan hakkında düzenlenen Adlî Tıp Kurumu Bakırköy Adlî Tıp Şube Müdürülüğünün 10.07.2012 tarihli; "Frontal ön kısımda ödem ve ekimoz, sol omuz arka kısımda, sol kolda sıyrıklar, sol ön kolda ödem ve sıyrık, sol uyluk arkada sıyrık olan yaralanmasının; a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, b) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuı, Görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Taraflara ait nüfus kayıtları ile sanığa ait adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur. 5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı bendinde bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Sanık ile mağdurun evli oldukları, mağdurun sanıktan şikayetçi olmadığı ve açılan kamu davasına katılmadığı, sanık hakkında kurulan hükmü 5271 sayılı Kanun'un 262 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca eşi ve vasisi olarak temyiz etme hak ve yetkisi bulunduğu, dilekçe içeriğindeki isteminin de bu yönde olduğu anlaşılmakla, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Sanığın Eşinin Temyiz İstemi Yönünden Sübut Mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanı ile bu beyanla uyumlu adli muayene raporu, sanığın ikrarı dikkate alındığında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiği saptandığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenle Bakırköy 49. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2021 tarihli ve 2021/830 Esas, 2021/677 Karar sayılı kararında sanığın eşi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın eşinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/13594, K. 2023/2022, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2022-13594-e-2023-2022-k-18d33595ccaf