Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2022/10410 E. 2023/435 K. – Neticesi Sebebiyl
Konu: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/10410
- Karar No
- 2023/435
- Karar Tarihi
- Konu
- Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi: SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/235 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/3105 Esas, 2020/8376 Karar sayılı kararıyla; "...1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2)Silahtan sayılan bıçak ile babasına karşı kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla ağırlaştırıcı nedenin (TCK 86/3-a, 86/3-e) birarada bulunması nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ve TCK'nin 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi 3)Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 86/1, 86/3-a-e, 87/1-c-son, 29. maddeleri uyarınca belirlenen 3 yıl 9 ay hapis cezasının, TCK'nin 62. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirilmesi neticesinde, 3 yıl 1 ay 15 gün yerine, hesap hatası yapılarak 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması, 4)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." Nedenleriyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına karar verilmiştir. 3. Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/919 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; 1.Eksik incelemeye, 2. Sübuta, 3. Haksız tahrikin derecesine, 4. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın müştekinin oğlu olduğu, olay tarihinde müşteki ile eşi ...'ın kavga ettiği, sanığın kardeşi tanık Zülfiye'nin sanığı arayarak eve gelmesini istemesi üzerine sanığın babası olan müştekinin evine gelerek müştekiyi yumrukla ve bıçakla darp etmek suretiyle ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 21.12.2015 tarihli raporunda belirtildiği üzere yüzünde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuştur. 4. Tanıklar G. K. ve Ş.K.'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir. 5. Sanığın eylemi neticesinde müştekide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.12.2015 tarihli ve 2015/3524 sayılı; "..Birecik Devlet Hastanesi’nin 26.02.2015 tarihli ve 374 numaralı genel adli muayene raporu raporunda; Kişinin darp-cebir öyküsü olduğu, muayenesinde sol orbita altında ödem, ..., sağ orbita üstünde kesi, laserasyon, ... olduğu, sağ orbita superiorunda laserasyon, alnında dermabrazyon, sol orbita altında ödem, ekimoz olduğu, hayati tehlikesi olmadığı BTM ile giderilebileceğinin bildirildiği; Kişinin 23.11.2015 tarihinde tarafımızca yapılan muayenesinde “Sol kaş iç köşesinden başlayıp sağ kaş üzerine doğru seyreden 4.5 cm uzunluğunda 0.1 ila 0.2 cm genişliğinde hipopigmente nedbe dokusu” olduğunun tespit edildiği'', S O N U Ç : a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI , b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI, c) Yüzde sabit ize NEDEN OLDUĞU..." Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur. 6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Silahtan sayılan bıçak ile babasına karşı kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla ağırlaştırıcı nedenin (5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri) birarada bulunması nedeniyle, aynı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. A. Eksik İnceleme Sanık müdafii, tanık Z. F. dinlenmeden ve müştekideki yaralanmaya ilişkin yeni bir rapor aldırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini temyiz nedeni olarak bildirmiş ise de 5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasının "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez." şeklindeki hükmü dikkate alındığında; sanığın müştekiye yönelik kasten yaralama eylemine ilişkin tek delilin tanık Z. F'nin anlatımından ibaret olmadığı, müşteki beyanı ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporun suça ilişkin diğer delillerden olduğu, tanık Z. F'nin dinlenmeden karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden ve yine Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafında ayrıntısına yer verilen Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü raporunun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sübut Aşamalarda değişmeyen müşteki beyanı ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtilen adlî rapor içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suç sabit olduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Haksız Tahrik Müştekinin, annesini darp ettiği yönünde haber alması üzerine ikamete gelen sanığın atılı eylemi kapıldığı hiddet ve elem duygusu altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından tahrikin derecesi de dikkate alınarak sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Vesair Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2021 tarihli ve 2020/919 Esas, 2021/206 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2023 tarihinde karar verildi.