Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/8304 E. 2010/4056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/8304
- Karar No
- 2010/4056
- Karar Tarihi
...'i kasten öldürmekten ve izinsiz silah taşımaktan sanık ..., kastı aşan müessir fiil sonucu ...'in ölümüne sebebiyet vermekten sanıklar ... ve ..., ölen ...'i hayati tehlike tevlit edecek derecede taşla yaralamaktan sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda: hükümlülüklerine ilişkin (ÜNYE) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/01/2009 gün ve 298/10 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi C.Savcısı ile sanıklar müdafiileri taraflarından istenilmiş, sanık ... duruşma da talep etmiş ve hüküm kısmen resen de temyize tabi bulunmuş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: sanık ... hakkında duruşmalı, C.Savcısı ile diğer sanıkların temyizleri veçhile incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12 maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, temyizi kabil olmayıp, itiraz yasa yoluna tabi bulunduğundan, sanık ...’in “kasten yaralama” suçu ile ilgili mahallince değerlendirme yapılması mümkün görülmüştür. 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ... ..., ... ve ...’un, suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...’in “kasten öldürme” suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı incelemede suç vasfına, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine; sanıklar ... ve ... müdafiinin, sübuta; müdahiller vekilinin tüm sanıklar yönünden eylemlerinin kasten öldürme suçunu oluşturduğuna; Cumhuriyet Savcısının ... ... dışındaki tüm sanıkların TCK’nun 87/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, A. Sanık ...’in “kasten öldürme” ve “6136 Sayılı Kanuna muhalefet” suçlarından kurulan, kısmen resen de temyize tabi hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi ONANMASINA, B.Dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’in piknik yaptıkları sırada yaktıkları ateşin tanık ...’in fındık ağaçlarına zarar verdiği, bunu gören maktulün sanıkların yanına giderek kendilerini uyarması üzerine tartışma çıktığı, sanıkların hep birlikte maktule saldırarak taşlarla vurmaya başladıkları, bu arada tanıklar ... ve ...’ın sanıkları engelleyip, kavgayı ayırdıkları, bu esnada yaralanan maktulün yerden aldığı taşı sanık ...’e fırlattığı, taşın başına gelmesi üzerine, ...’in de tabancasıyla maktule arkadan en az beş el ateş ettiği, maktulün başının arkasından aldığı isabet sonucu öldüğü, ölümü meydana getiren yara haricinde, maktulün vücudunda başka yaralanmalar da tespit edildiği, alın sağdaki 5 cm.lik künt travmatik yara ile kafa üst kısımda 3 cm.lik parçalı yaraların niteliklerinin kesin olarak belirlenemediği, sağ yanakta şişlik, sol göğüs ve omuzda ekimozlu sıyrıklar olarak tanımlanan yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu olayda, a) Sanıklar ... ve ... yönünden, Sanıkların, sanık ...’in “öldürme” suçuna iştiraklerinin tespit edilmediği, fiilleriyle maktulün ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun saptanamadığı, eylemlerinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, delillerin takdirinde ve suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde “kastı aşan öldürme” suçundan hükümler kurulması, b) Sanık ...’ın “kasten yaralama” suçu yönünden, Suç tarihinde 5237 Sayılı TCK’nun 6/1-b maddesi anlamında çocuk olan sanık hakkında hüküm kurulurken, suç tarihinde yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 Sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden, hükümlerin, tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA,01/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi. 01/06/2010 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'nun huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii avukat ... 'un yokluğunda 03/06/2010 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.