İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/979 E. 2018/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/979
Karar No
2018/200
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/979 Esas - 2018/200 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/979 Esas KARAR NO : 2018/200 HAKİM : ... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ :... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 22/12/2017 KARAR TARİHİ : 15/03/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 16/03/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili 22/12/2017 havale tarihli dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından dört farklı adreste yapılan kazı çalışmaları esnasında, doğal gaz dağıtım hattına zarar verildiği, ihbar üzerine söz konusu bölgelere giden ekiplerce hasar gideriliği, hasar tespit tutanağı tutulmuş ve verilen hasarın tamiri için yapılan işlemlerde tespit tutanağına yazıldığı, davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışmalarında doğal gaz dağıtım hatlarına veriline hasarlar sonucu müvekkilince yapılan hesaplamalarda uğranılan zararın toplamda 1.194,12 TL olduğu, davalı adına kesilmiş ve bildirildiği, davaca tarafa herhangi bir ödemenin yapılmadığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı taraf alacağın tahsili amacıyla Samsun 9. İcra müdürlüğünün 2017/135235 esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, Samsun 9. İcra müdürlüğü tarafından yapılan icra takibine ilişkin ödeme emri davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından 26/10/2017 tarihinde davalı tarafça icra dairesine itirazda bulunduğu, davalının muaccel hale gelen borca itirazı, kötü niyetli, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı tarafından kendisine gönderilen faturalara hiçbir itirazda bulunmadığı, davalının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili 10/01/2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin muamele merkezinin Çarşamba olması nedeniyle açılacak icra takibi ve davalarda Çarşamba İcra Müdürlüğü ve mahkemelerinin yetkili olacağından Samsun Mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiğini, davacı tarafından açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacı tarafça tutanak tutulduğu belirtilmişse de ne müvekkili şirket temsilisinin ne de çalışanın tutanaklarda imzası bulunmadığını, davacının tek taraflı tuttuğu evrakların iş bu davanın ispatlanmasının mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği hasarın miktarını da kabul etmediklerini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf beyanları, Samsun 9. İcra müdürlüğünün 2017/135235 esas sayılı dosyası, faturalar ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Eldeki davada uyuşmazlık konusu; haksız fiil nedeni ile davalı tarafın davacı tarafa borçlu olup olmadığına ilişkin olup mutlak ticari davalardan değildir. Davanın her iki tarafı da tacir olmakla birlikte TTK 4. Maddesi gereğince uyuşmazlık konusu her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmediğinden nisbi ticari dava kapsamında da bulunmayan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu görüşüne varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE HMK'nun 20. maddesi uyarınca, dosyanın karar kesinleştiğinde iki hafta içerisinde başvurulması halinde görevli Samsun Asliye Hukuk .Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2.Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20 ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.15/03/2018 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/979, K. 2018/200, T. 15.03.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-979-e-2018-200-k-4f52bad68cbb