İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/578 E. 2018/81 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/578
- Karar No
- 2018/81
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/578 Esas - 2018/81 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/578 Esas KARAR NO : 2018/81 HAKİM :... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Alacak (Acentalık Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2017 KARAR TARİHİ : 01/02/2018 KARARIN YAZ. TARİH : 26/02/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM : Davacı vekili 14/07/2017 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili ... ye ait ...numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...'e ait ... plakalı araç, 21/07/2014 tarihinde ... İlçesi ...Mevkiinde sel suyuna maruz kaldığı ve zarara uğradığı, müvekkili şirket tarafından sigortalının aracında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda araçta 13.557,00 TL zarar meydana geldiği, araçta meydana gelen zararın değerine göre fazla olması nedeniyle aracın pert-totale ayrımasına karar verildiği ve aracın ikinci el piyasa değeri olan 16.000,00 TL üzerinde mutabık kalındığı, sigortalı aracın ikinci el değeri olan 16.000,00 TL 26/08/2014 tarihinde sigortalıya ödenmiş ve müvekkili şirket sigortalı tarafından ibra edildiği, müvekkili şirketin 05/09/2014 tarihinde, aracın sovtajını 6.560,00 TL ye sattığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Halefiyet" başlıklı 1472.maddesinin birinci bendinde " sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortaycıya intikal eder..." , 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun " Belediyenin görev ve sorumlulukları" başlıklı 14.maddesine göre belediye, mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla " imar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı, coğrafi ve kent bilgi sistemleri, çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık, zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans, şehir içi trafik, defin ve mezarlıklar, ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar, konut, kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardım, nikah, meslek ve beceri kazandırma, ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır..." denildiği, sigortalının aracında meydana gelen zararın, tamamen o tarihte Samsun İiline yağan yağış ve gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle oluşan selden kaynaklandığı, zararın meydana gelmesinde davalının kusuru olduğu, kanalizasyon, bulunduğu coğrafyanın gereklerine göre projelendirilmediği için debi akışının artacağının düşünülmeden inşa edilmiş ve sel meydana geldiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin sigortalısına ödemek zorunda kalınan 9.440,00 TL tazminatın, davalının tam kusuruna karşılık gelen tamamının ödeme tarihinden itibaren işleycek yasal faiziyle birlikte tahsiline, tüm yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili 10/08/2017 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle, davacının davacını Asliye Hukuk Mahkemelerinde açması gerektiğini, dava dilekçesinde ve ekspertiz raporunda tutarsızlıklara rastlandığını, teknik elemanlarınca yapılan incelemede ...'e ait sigortalı ihbar dilekçesinde araç plakası ... olarak belirlendiği, zarar gördüğü adresin ...ilçesi örnek sanayi sitesi içerisinde olduğu belirtildiği ancak davacı vekilinin 27/01/2015 tarihli İdare Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesi ve 14/07/2017 tarihli mahkememize sunulan dava dilekçesindeki her iki adresin de araç plakasının ... olmasına rağmen aracın zarar gördüğü adresin ... İlçesi ... Mevkii olarak belirtildiği. Ayrıca ekspertiz raporunda da zarar tespit tarihinin 08/08/2013, araç plakasının ise ... olarak geçmekte olduğu, aracın zarar gördüğü adresin ... İlçesi ...Bulvarı Yalı Mahallesi Mevkii olarak belirtildiği, bu olayda idarenin bir kusuru olmadığını, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf beyanları, poliçe sureti, fatura ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine dayanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesi; TTK'nın 16/2. maddesinde "kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları" düzenlemesi benimsenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda; 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olaya bakıldığında; davalı ... faaliyetlerini özel hukuk hükümleri dahilinde yürüten ve TTK'nın 16/2. maddesi anlamında tacir sayılan tüzel kişi ise de davacı ...'nin sigortalısı ... dosya kapsamına göre tacir değildir. Davacının iddia ettiği olayın haksız fiil niteliğinde olduğu, dava konusu kazanın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olmadığı, zarar gören aracın niteliğinin de hususi olduğu nazara alındığında davacının halefiyete dayalı olarak açtığı rücuen tazminat davasının ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmış Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İş bu dosya ile ilgili 01/02/2018 tarihinde karar verildiği HMK nın 294 /4 maddesi gereği kararın 1 ay içinde yazılması gerektiği ancak Hakimler ve Savcılar Kurulunca 16/02/2018 tarihinde, karar veren hakim ( ... ) ...'in açığa alınması nedeniyle gerekçeli kararın kararı veren hakim tarafından yazılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 299. Maddesindeki " Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan, hâkim ölür veya herhangi bir sebeple imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur." hüküm gereğince yetkilendirilen hakim ( ... )... tarafından tefhim edilen hükme uygun gerekçe yazılması gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın usulden REDDİNE, HMK'nun 20. maddesi uyarınca, dosyanın karar kesinleştiğinde iki hafta içerisinde başvurulması halinde görevli Samsun Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2.Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20 ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece değerlendirme yapılmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına. Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.01/02/2018 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.