İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/450 E. 2018/124 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/450
Karar No
2018/124
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2017/450 Esas - 2018/124 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017/450 KARAR NO : 2018/124 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI :... VEKİLİ :... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/05/2017 KARAR TARİHİ : 16/02/2018 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/02/2018 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 29/05/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı ...'ye ait ... plakalı aracın 08/08/2013 tarihinde Atakum ilçesi Atakent mevkiinde sel suyuna maruz kaldığını ve zarara uğradığını, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalının aracında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 3.498,64 TL zarar meydana geldiğinin tespit edildiğini ve 20/09/2013 tarihinde sigortalıya ödendiğini, sigortalının aracında meydana gelen zararın tamamen o tarihte Samsun iline yağan yağış ve gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle oluşan selden kaynaklandığını beyanla davacının sigortalısına ödemek zorunda kaldığı 3.498,64 TL tazminatın davalının tam hizmet kusuruna karşılık gelen tamamının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 22/06/2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle;davalının idare, kamu hizmeti veren bir kamu tüzel kişisi olduğunu, öncelikle iddia olunan zararı kabul etmemekle birlikte, kamu tüzel kişilerinin kamu hizmeti esnasında vermiş olduğu zararlardan ötürü oluşan sorumluluğun özel hukuk hükümlerine tabi olmadığını, davacı tarafın dava ve delil dilekçelerinde davaya konu araçtaki zararın, davalının idaresinin görev ve yetki alanında meydana geldiğini gösterir herhangi bir belge veya tutanak ibraz etmediğini, iddia edilen olayın meydana geldiği 08/08/2013 tarihinden bugüne kadar dört yılı aşkın bir sürenin geçtiğini, olayın olduğu tarihlerde davalı kuruma herhangi bir başvuru yapılmadığını, kazaya konu araçta meydana gelen hasarın davacı şirket tarafından incelendiğinde araçta 3.498,63 TL zarar meydana geldiği iddia edilen ekspertiz raporunun delil olarak kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından düzenlendiğinden taraflı ve objektiflikten uzak olacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 12/07/2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 23/03/2017 tarih 2017/205 Esas 2017/540 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiğini bu hali ile davalının görevsizlik itirazının hukuka aykırı olduğunu, sigorta sözleşmesinden doğan bütün işlemlerin iki yıl ve her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren on yılda zamanaşamına uğradığını, davalının iş bu dava tarihine kadar başvuru yapılmadığı yönündeki iddialarının asılsız, zamanaşımı itirazının yersiz ve mevzuata aykırı olduğunu, davacının sigortalısının sel anında ve sonrasında çekilmiş birçok fotoğrafının dava dosyasına ibraz ettiklerini, fotoğraflardan olayın Samsun ili Atakent mevkiinde meydana geldiği, aracın sel suyuna maruz kaldığı, sel suyunun yolu dahi yaracak şiddette olduğunun açıkça görüldüğünü, sigorta eksperlerinin sigorta şirketlerinden bağımsız çalışmakta olduğunu, davacı sigorta şirketininde bünyesinde ücretli olarak çalıştırdığı bir eksper bulunmadığını, ekspertiz raporu hazırlandıktan sonra da denetime tabi tutulduğunu, fahiş hesaplanan bir zarar var ise tenzili sağlandığını, davalının fahiş zarar ödemesi yapıldığı yönündeki iddialarının kabul etmediklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 24/07/2017 tarihli ikinci cevap dilekçesi ile zararın sel suyundan meydana geldiği düşünülse bile davaya konu zararın doğal afet sonucunda ve müvekkil şirketin müdahale sınırı dışında gerçekleşmiş olabileceğinin gözden kaçırılmaması gerektiğini beyanla önceki beyanlarını tekrarlamıştır. Toplanan deliller, dellilerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili dava dilekçesi ekinde sigorta poliçesi örneğini, sigortalının yaptığı ihbar dilekçesi örneğini, ekspertiz raporu örneğini, fatura örneklerini, fotoğraf örneklerini, banka eft dekontu örneğini, 23/10/2017 tarihli delil dilekçesi ile fotoğrafların renkli çıktılarını ibraz etmiştir. Samsun Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü'nden 08/08/2013 tarihinde Samsun ili Atakum ilçesindeki hava durumunun yağışlı olup olmadığı ve yağış miktarının tespiti yapılmıştır. Makine mühendisi ve inşaat mühendisi bilirkişiden 26/01/2018 tarihli bilirkişi raporu alınmış, raporda araçta meydana gelen hasarın 3.498,64 TL olduğu aracın sel olayına maruz kaldığı yer olarak bildirilen Atakum Anakent mevkinin büyükşehir il sınırları içerisinde kaldığı ve davalının hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu bildirilmiş, davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi ibraz etmiştir. Dava, rücuan alacak davasıdır. Tüm dosya kapsamından, mülkiyeti ...'ye ait olan ... plakalı aracın davacı şirket tarafından ... nolu kasko sigorta poliçesi ile 25/11/2012-2013 tarihleri arasında sigortalandığı 08/08/2013 tarihinde aracın Atakum ilçesi Atakent mevkinde sel sularına maruz kalarak hasarlandığı, davacının hasar bedeli yönünden ekspertiz incelemesi yaptırarak 12/08/2013 tarihli raporu aldığı ve hasar bedeli olarak 3.498,64 TL'yi sigortalısına 20/09/2013 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır. Davacı iş bu davayla meydana gelen yağış sonrası davalının kusuru ile sigortalı aracın hasarlandığını iddia ederek ödediği bedelin tahsilini istemektedir. TTK'nun 1472. maddesine göre sigortacı sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçer, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Dosya kapsamından ... plakalı aracın 25/11/2012-2013 tarihleri arasında davacı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ve 08/08/2013 tarihinde meydana gelen selden dolayı zarar gördüğü, zarar bedelininde sigortacı tarafından ödendiği sabittir. Çözülmesi gereken sorun, zararın oluşumunda davalı İdare'nin kusuru olup olmadığının ve davalı İdare'nin görev alanı içerisinde meydana gelip gelmediğinin tespitidir. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü 10. Bölge Müdürlüğü'nün 25/20/2017 tarihli yazısından 08/08/2013 tarihinde Atakum ilçesinde havanın şiddetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı olduğu, olağanüstü olay raporunun tanzim edildiği görülmektedir. Dosyadaki ekspertiz raporundan sigortalı aracın olay tarihinde Samsun ili Atakum ilçesi Atakent mevkinde bulunduğu ve burada sel sularına maruz kaldığı görülmekte olup, ekspertiz raporunun aksine sigortalı aracın olay tarihinde bir başka yerde bulunduğuna dair dosyaya yansımış bilgi, belge bulunmamaktadır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan 26/01/2018 tarihli raporda da aracın hasarlandığı yerin Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde kaldığı, dolayısıyla davalı İdare'nin hizmet alanı içerisinde olduğu, davalının zemin alanın altında kalan ve inşa edildikten sonra onarımları zor olan atık su ve yağmur suyu kanalları gibi altyapı tesislerinin periyodik bakımlarını düzenli yapmaması, muayene bacalarını mecraların başına, yön değiştirme noktalarına, kavşak yerlerine, eğim ve kesitin değiştiği yerlere ve mecra çapına bağlı olarak 50-100 metrede bir düz kısımlarına koymadığı için suyun tahliyesinin gerçekleşmediği, bu şekilde aracın sele maruz kalması sebebiyle %100 kusurlu ve hasar miktarının 3.498,64 TL olduğunun bildirildiği, raporun oluşa uygun olduğu, aksine bilgi, belge, delil olmadığı davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kabulü gerekmiştir. Davalı taraf yargı yolu itirazında bulunmuş ise de davalı İdare'nin İSKİ Kanunun Ek 5. maddesine göre tacir mahiyetinde olduğu, dolayısıyla işlemlerinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, davacınında tacir olması sebebiyle iş bu davanın TTK'nun 4. maddesi hükümlerine göre mutlak ticari dava olduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir. Dosyadaki ekspertiz raporu, fotoğraflar ve diğer bilgi, belgelere göre sigortalı aracın sel sularına maruz kaldığı yer davalı görev ve yetki alanında olup, aksine herhangi bir bilgi, belgede mevcut değildir. Meydana gelen zararda ekspertiz raporu, bilirkişi raporu ile sabit olup, yine davalı İdare'nin kusuru da bilirkişi raporuyla sabit olduğundan bu yöne ilişkin savunmalarda yeterli olmamıştır. TTK 1420. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere sigorta tazminatına, sigorta bedeline ilişkin istemler her halde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. Dosya kapsamından ödemenin 20/09/2013 tarihinde yapıldığı, davalı İdare'ye 19/12/2014 tarihinde başvurulduğu ve 27/01/2015 tarihinde dava açıldığı, İdare Mahkemesi'ne açılan davanın 15/05/2017 tarihinde kesinleştiği, 30/05/2017 tarihinde iş bu davanın açıldığı, TBK 158. maddesi de nazara alındığında davanın da süresinde açıldığı anlaşılmış, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, 3.498,64 TL'nin 20/09/2013 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 238,99 TL harçtan peşin alınan 59,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 179,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına. 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesince hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine. 4-Davacı tarafça yapılan başlangıçta ödenen 59,75 TL harç,149,80 TL posta masrafı, 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 809,55 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına. 6-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. 7-Kullanılmayan gider avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine. Dair, taraf vekillerinin yüzünde kesin olmak üzere verilen karar açıkça anlatıldı, usulen tefhim edildi. Katip ... Hakim ...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/450, K. 2018/124, T. 16.02.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-450-e-2018-124-k-7fb59b456621