İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/574 E. 2025/539 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/574
- Karar No
- 2025/539
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/574 Esas - 2025/539 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/574 Esas KARAR NO : 2025/539 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 26/08/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/08/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye binaen yukarda konu kısmında bilgileri belirtilen çekin, lehtarı davacı ... olarak keşide edilmiş lehtar olan davacı firmaya gönderilmek üzere kargoya verildiğini ancak dava konusu çek kargo davacı firmaya gelmesine rağmen çekin kargo poşetinden alındığı anlaşıldığını, davanın kabulu ile, Düzenleyeni ... olan, 1.798.000,00-TL bedelli, 07/05/2025 ileri düzenleme tarihli, ... çek numaralı ... ... ait çekin kötüniyetli hamil davalıdan istirdatı ile meşru hamil davacı firmaya verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; 6102 sayılı TTK'nın 792 . maddesine dayalı çek istirdadı davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu edilen çekler için istirdat şartları oluşup oluşmadığı ve ayrıca arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dava dilekçesi ve ekleri incelenmiştir. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 6102 sayılı TTK'nın 792. Maddesi "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'na eklenen dava şartı olarak arabuluculuk başlıklı 5/A maddesinde "(1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi getirilmiştir. Ticarî davalarda arabulucuya başvuru zorunluluğu getiren TTK'nın m. 5/A(1) hükmü 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir. 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 7445 sayılı Kanun'un 31. madde hükmü ile değişik 6102 sayılı TTK m. 5/A hükmünün son hâlinin "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 08/07/2025 T 2025/1143 E. 2025/1043 K. Sayılı ilamında "... dava 6102 sayılı TTK'nın 792 . maddesine dayalı çek istirdadı talebine ilişkin olup, TTK'nın 4/1 (a) maddesi kapsamında mutlak ticarî dava, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çeklerin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu..." belirtilmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Somut olaya gelindiğinde, dava 6102 sayılı TTK'nın 792 . maddesine dayalı çek istirdadı talebine ilişkin olup, TTK'nın 4/1 (a) maddesi kapsamında mutlak ticarî dava, konusunun da bir miktar para olduğu, kanunda istirdat davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edildiği, bir miktar paranın tahsilini amaçlayan istirdat davaları gibi, parasal değeri olan bir şeyin aynen iadesi talebini içeren istirdat davalarının da 01/09/2023 tarihinden itibaren zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu, dava konusu çeklerin de üzerinde yazılı meblağ kadar parasal değer içerdiği ve çek istirdadı davasının aynı zamanda konusunun bir miktar para olduğu kanaatine varılmıştır. Yasanın düzenlenmesinden ve emredici hükümlerinden görüleceği üzere 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu ve dava şartı olduğu, bu yola başvurulmaksızın açılan davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ayrıca bu yola başvurulup uzlaşma sağlanamaması ve dava açılmasının gerekmesi halinde ise açılan davaya arabuluculuk son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ibraz edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun emredici düzenlemesi arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması hali ile arabuluculuğa başvurulup da son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin dava dosyasına ibraz edilmemesinin farklı sonuçlara bağlamıştır. Bu haliyle davacı arabulucuya başvurmuşsa anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dosyasına sunulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içerisinde davacıya bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi ve verilen sürede karar gereği icra edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine karar verileceği yasanın amir hükmüdür. Davacı vekiline 08/08/2025 tarihli ara karar zaptının tebliği ile 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği halde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, böylece dava tarihinden önce yasal olarak dava şartı hâline getirilen arabulucuya başvurma şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. fıkrası ve HMK m. 115/2 gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 30.089,95-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık asgari ücret tarifesinin 7/2. Maddesi gereği 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine' 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinden yatırana iadesine, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/08/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı