İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/418 E. 2024/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/418
Karar No
2024/636
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/418 Esas - 2024/636 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/418 Esas KARAR NO : 2024/636 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf davalının aralarındaki 15/09/2021 tarihli eser sözleşmesine aykırı davrandığından bahisle eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise davanın reddini istemiştir. Dava dilekçesinin açıklama kısmının son paragrafında; Sözleşmenin feshi ile davacı şirketin sözleşmeden kaynaklanan tüm zararın, geç ve peyder pey ödenen 2.500.000 TL'ye ilişkin uğranılan zararın, devredilmeyen dükkan tapusunun, sözleşmede kararlaştırılmadığı halde yapılan ilave işlerin, iş sahibinin temerrüdü nedeniyle ödemelerin alınamaması sonucunda artan maliyetlerin, aşkın zararın, Sakarya1.İcra Müdürlüğü 2024/1552 E. Sayılı icra takip dosyası nedeniyle muhatap olunan borç ve ferileri ile açılmış ve açılacak tüm dava ve dosyalara ait yargılama giderlerinin dava konusu yapıldığı belirtilmiş, Dava dilekçesinin sonuç talep kısmında ise; 1-Sözleşmenin ve eklerinin feshedilmiş sayılmasına, 2-Sözleşme tarihinden itibaren davacının gerçekleştirmiş olduğu işlerin karşılığı olan (ilave işler, tamamlanan işler ve artan maliyetlere ilişkin faturalar) bedelden şu ana kadar ödenen bedellerin düşülerek halen ödenmesi gereken miktarın işleyecek ticari temerrüt faiziyle hesaplanarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-B blok 4 nolu dükkan tapusunun iptal ve davacıya tesciline karar verilmesine, 4-Sakarya 1.İcra Müdürlüğü 2024/1552 E. Sayılı icra takip dosyası nedeniyle muhatap olunan borç ve ferilere ilişkin oluşmuş ve oluşacak zararın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-TBK M.122 çerçevesinde müvekkilin ticari temerrüt faizi ile dahi karşılanması mümkün olmayan aşkın zararın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde talepler sıralanmıştır. Dava dilekçesinde başlangıç kısmında dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilerek harca esas dava değeri olarak 100.000,00 TL gösterilmiştir. HMK nun 119/1.ğ maddesinde dava dilekçesinin açık bir şekilde talep sonucu içermesi gerektiği, bunun eksikliği halinde ise ikinci fıkra gereği davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verileceği ve bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde özetle eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebinde bulunulduğu belirtilmişken sonuç talep kısmında tapu iptali ve maruz kalınan icra takibi sebebiyle doğmuş ve doğacak zararların tazmini ve munzam zarar şeklinde birbiri ardına talepler sıralanmıştır. Birden çok talep ileri sürülmesine rağmen bu taleplerin değerleri ayrı ayrı gösterilmemiş, tüm talepler açısından belirsiz alacak davası nitelemesi yapılarak toplam 100.000,00 TL değer gösterilerek harç yatırılmıştır. Bu sebeple; dava dilekçesine konu sonuç talebini açıklaması, dava konusu talebin neye ilişkin olduğunu tereddüte meydan vermeyecek ve yargılama yapmaya elverişli şekilde açıkça bildirmesi amacıyla HMK 119/2 maddesi gereğince davacı vekiline bir haftalık kesin süre içerir muhtıra gönderilmiştir. Muhtıra tebliğinden itibaren başlayacak bir haftalık kesin süre içinde sonuç talebin yukarıda tarif edildiği biçimde açık bir şekilde bildirilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu ihtar edilmiştir. Davacı vekili muhtıraya karşı 04/11/2024 tarihli beyanını dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vekili bu dilekçesinde "Davamızın konusu, her iki tarafa borç yükleyen ana taşeronluk sözleşmesi gereğince iş sahibinin borçlandığı edimleri sözleşmeye uygun olarak ifa etmemesi nedeniyle temerrüt halinde olması ve müvekkil şirketin menfaatinin davalı şirketin kusuru nedeniyle gerçekleşmemesinden kaynaklanan tüm olumlu zararının tazminidir. Bu itibarla davamıza konu talebimiz; sözleşme tarihinden itibaren müvekkil davacının gerçekleştirmiş olduğu işlerin karşılığı olarak kendisine ödenmesi gereken bedel ve davalının temerrüdünden kaynaklı olarak yapılan ekstra maliyetlere dayalı harcamalar ile davalının kötüniyetli olarak ciroladığı ve 3. Kişi tarafından işleme konulan teminat çekine ilişkin icra takibi dosyasına yapılmak zorunda kalınan ödemeler ve 3. Kişi ve kurumlara yapılan ve yapılacak tüm ödemeler nedeniyle uğranılan tüm zararlar için şimdilik 90.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca müvekkil şirketin TBK m.122 çerçevesinde müvekkilin ticari temerrüt faizi ile dahi karşılanması mümkün olmayan aşkın zararı ve yoksun kaldığı kar nedeniyle şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkindir." şeklinde açıklama yapmıştır. 6100 sayılı HMK’nın "Hâkimin davayı aydınlatma görevi" başlıklı 31. maddesine göre; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu olduğu durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." Mahkemeye yöneltilen yöneltilen talebin formüle edilmesi ve ileri sürülmesi tarafların görevi, bunları anlamlandırmak veya gerektiğinde açıklattırmak hâkimin görevidir. Ancak bu durum, hâkimin tarafların ileri sürmediği vakıaları ileri sürmelerine imkan vermesi veya hatırlatması anlamını taşımaz. Burada mevcut olmayanın talep edilmeyenin ortaya çıkartılması değil, talep edilenin netleştirilmesi, aydınlatılması, belirlenmesi söz konusudur. Dolayısıyla taraflarca getirilme ilkesi, hâkimin soru sorma ve davayı aydınlatma ödevi (m. 31) çerçevesinde yumuşatılmıştır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi olarak ifade edilen bu düzenleme ile doğru hüküm verebilmesi ve maddi gerçeğin bulunabilmesi amaçlanmıştır. Düzenlemede her ne kadar “açıklama yaptırabilir” denilmişse de, bunun, hâkimin davayı aydınlatması için bir “ödev” olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü davayı aydınlatma ödevi sayesinde hâkim, iddia ve savunmanın doğru ve tam olarak anlaşılmasını sağlayacak ve bu şekilde doğru olmayan bir kararın verilmesini önleyecektir. Görüldüğü üzere, hakimin davayı aydınlatma ödevine ilişkin 31. maddede, hakimin, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği, kanıt gösterilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2020/11-652 Esas 2022/1269 Karar) HMK nun119/1ğ maddesinde açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrasında bu hususun eksik olması hâlinde, hâkim davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre vereceği, bu süre içinde eksikliğin tamamlanmaması hâlinde davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiştir. Dava dilekçesinde; talep sonucu kısmında talebin ne olduğu açık bir şekilde belirtilmelidir. Çünkü, taleple bağlılık ilkesi gereğince hâkim talep sonucuyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu ilke uyarınca davacının talep etmediği bir şey hakkında karar verilemez. Dava sonucunda kurulacak hükmün sınırını, tarafların karara bağlanmasını istediği talep sonucu belirler. Bu nedenle talep sonucu yeterince açık değilse hâkimin davayı aydınlatma ödevi (HMK. m. 31) kapsamında açık olmayan talep sonucunu açıklatması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/1-1236 Esas 2018/1568 Karar) Davacının sonuç talebi açık olmadan ne karşı tarafın sağlıklı savunma yapması ne de mahkemece sağlıklı bir hüküm verilmesi mümkündür. Somut davada davacı vekili dava dilekçesinde yargılama yapmaya elverişli biçimde açık olarak talebini bildirmemiş; sözleşmenin feshedilmiş sayılmasını, tapu kaydının iptali ile davacıya tescilini, ödenmemiş iş bedellerinin tahsilini, Sakarya 1.İcra Müdürlüğü 2024/1552 E. Sayılı icra takip dosyası sebebiyle uğranılan ve uğranılacak zararların tazminini ve ayrıca munzam zararın tazminini (toplam 100.000,00 TL değer göstererek belirsiz alacak davası şeklinde) talep etmiştir. Davacı vekilinden istenen açıklama üzerine sunduğu dilekçesinde ise dava dilekçesinde yazdığı tapu iptali ve tescili talebine değinmemiş, yine yapılan işlerin bedellerini istediği bildirmiş, önceki talebinden farklı olarak davalının temerrüdünden kaynaklı olarak yapılan ekstra maliyetlere dayalı harcamalar şeklinde muğlak bir talebi ileri sürmüş, davalıya verilen teminat çekinin 3. Kişiye verilmesi sebebiyle icra dosyasında bu kişiye yapılan ödemelerin ve yapılacak ödemeler kaynaklı zararın tazmini olarak 90.000 TL'nin tahsilini, bunun yanında aşkın zarar ve (dava dilekçesinde bahsedilmeyen) yoksun kalınan kar olarak 10.000 TL'nin tahsilini istediklerini belirtmiş, yine açıklama dilekçesinin son kısmında (eser sözleşmesinin feshedildiğinin ileri sürülmesine rağmen) müspet zararların talep edildiği yazılmıştır. Hem dava dilekçesinde hem de açıklama dilekçesinde talep karmaşası mevcut olup mahkemece sağlıklı bir yargılama yapılması ve hüküm kurulması bu haliyle mümkün değildir. Tarafın mahkeme önüne getireceği davada ne istendiğini yargılama yapmaya ve hüküm kurmaya elverişli ve anlaşılır bir şekilde açıkça ortaya koyması zorunludur. Davacı taraf verilen süreye ve yapılan ihtara rağmen bu açıklamaları yapmamış, sonuç talebini daha da karmaşık ve anlaşılmaz hale getirmiştir. HMK’nın 320’nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında mahkeme, basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde dilekçelere eklenen deliller yeterli görülürse davanın esası hakkında karar da verebilir. Dilekçeler aşamasının tamamlanmasından sonra, tarafların dilekçelerine ekledikleri ya da ilgili yerlerden getirtilmesini istedikleri delillerin toplanması ile mahkemece tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenmiş olacaktır. Bu nedenle ön inceleme duruşması yapılmadan dosya üzerinden, mevcut deliller ile dava şartları ve ilk itirazlardan başka, davanın esası hakkında da karar verilmesi mümkündür. Bu şekilde dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerinde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden de söz edilemeyecektir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar) Bu sebeple basit yargılama usulünün uygulandığı davada duruşma yapılmadan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi mümkün görülmüş ve davanın HMK nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nun 119/2 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, 2-Maktu karar harcının peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.280,15 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Gerekçeli kararın HMK nun 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine, 6-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Kararın mahiyeti gereği ara buluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan ara bulucu ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dair; HMK 320 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(İki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer ticaret mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.07/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Başkan ... e-imzalıdır

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/418, K. 2024/636, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-418-e-2024-636-k-a68d3c181d5b