İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/379 E. 2025/170 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/379
- Karar No
- 2025/170
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilin üyesi olduğu, davalı aleyhine aidat ve gecikme tutarı yönünden ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, davalı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiği ve bu nedenle icra takip durduğunu, itiraz üzerine davalı ile arabuluculuk görüşmesi sağlanmış Konya Arabuluculuk bürosunun ... dosyasında yürütülen arabuluculuk görüşmesi davalının kabul etmemesi nedeniyle olumsuz sonuçlandığı, davalının yapmış olduğu itiraz haksız olduğunu, davalının müvekkil kooperatif başkanlığına vadesinde ödenmeyen aidat borçları ve kooperatif ana sözleşmesinde kararlaştırılan ödenmeyen aidat tutarının %5'i oranında gecikme tutarı borcu olduğunu, davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına, haksız yere borca itiraz eden davalının %100 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının davalı aleyhine açtığı işbu dava üzerine ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı Görevsizlik kararına istinaden dosya mahkememizin ... esas numarasına tevzi edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %100’ünden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi Prof. Dr. ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "Dosyada CD içinde yer alan defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri zamanında yapılmıştır. Defterler usulüne uygun olarak tutulmuştur. Üye kayıt defterinde, ... üye olarak kayıtlıdır. Defterde üyeliğe giriş tarihi olarak 01.01.2004 yazılıdır. İşyerinin 180 m2 olduğu belirtilmektedir. Üye aidat tahsilatı kısmında ihtarname konusu döneme ilişkin hiçbir kayıt bulunmamaktadır. Yevmiye defterlerinde yapılan incelemede ortaklardan yapılan aidat tahsilatlarının 331 Ortaklara Borçlar Hesabına kaydedildiği, ancak bu hesapta ortak bazlı detay bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle ortak adına muavin dökümü alınamamaktadır. Ancak, davacı kooperatif tarafından verilen davalı ... tarafından kooperatife 16.02.2023 tarihinde aidat ödemesi yapıldığı bilgisine dayalı olarak, Şubat 2023 ayı yevmiye defteri incelenmiş, inceleme sonucunda; 20.02.2023 tarihli 22 nolu yevmiye maddesinde: ... Bankası 16.02.2023 tarihinde ... tarafından 4.050,00 TL aidat ödemesi yapıldığı, 20.02.2023 tarihli 25 nolu yevmiye maddesinde: ... Bankası ... Şubesine 16.02.2023 tarihinde ... tarafından 4.500,00 TL ödemesi yapıldığına ilişkin kayıt tespit edilmiştir. Bu durumda davacı tarafından düzenlenen ihtarnamede belirtilen 8.550 TL aidat borcu 16.02.2023 tarihi itibariyle ödenmiş olmaktadır. İhtarnamede- belirtilen aidat tutarlarının 2015-2022 yıllarına ilişkin aidatlardan oluştuğu belirtilmektedir. Davalı da bu aidatları ana para olarak ödemiştir. Kendisi de aidatları ödediğini beyan etmektedir. Ancak, aidatların ödeme tarihi 16.02.2023 olup, aidatlar 2015-2022 yıllarına aittir. Dosyada bulunan CD'de yer alan genel kurul tutanaklarında; 2011 yılı olağan genel kurulunda aylık gecikme faizi 40 20, 2015 ve 2016 yıllarında %5 olmak üzere kararlar bulunmaktadır. Davacı tarafından yapılan uygulamada %5 gecikme faizi uygulaması yapılmıştır. Buna göre, her yıl için ödenmesi gereken aidatlar 31 Aralık tarihi itibariyle hesaplanmış ve davacının ödeme yaptığı 16.02.2023 tarihine kadar gecikme faizleri hesaplanmıştır. Tarafımızdan yapılan kontrolde aidat hesaplamasının doğru olduğu görülmüştür. Buna göre, 2015-2022 yıllarını kapsayan dönemde ödenmesi gereken aidatlar, geç ödendiğinden dolayı 18.693,00 TL gecikme faizi doğmaktadır. Davacı kooperatif defterlerinde ortak bazlı kayıt olmadığı için, ilgili dönemde davalı tarafından bir ödeme olup olmadığı tam olarak tespit edilememektedir. Ancak, davalının bu döneme ilişkin 16.02.2023 tarihinden önce bir aidat ya da faiz ödemesi olduğuna dair belge sunması, ya da 2013-2014 dönemi genel kurulunda 2015 yılında ödenmesi gereken aylık 90 TL dışında bir aidattan farklı bir karar aldığına dair bir beyanı olması durumunda, hesaplamanın yeniden yapılması gerekecektir. Ancak, davalı ihtarnamede gösterilen aidatları ödediğini beyan etmektedir. Davacı kooperatif de ödemenin 16.202.2023 tarihinde yapıldığını beyan etmekte, bunu defter kaydı ve banka hesap dökümü ile belgelemektedir. Buna göre, davalının sadece 8.550,00 TL aidat borcunu ödediği kabulü ile, 2015-2022 dönemi aidatlarından, %5 gecikme faizi uygulamasıyla borcu 18.693,00 TL olmaktadır." şeklinde rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Dava; İtirazın İptali davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine İtirazın İptali davası açmıştır. Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği, 6098 Sayılı TBK'nın 147/4. maddesinde; "4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar." yapılan düzenlemeler de dikkate alındığında, İİK'nin 67/2. Maddesinde "... Takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine her iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminata mahkum edilir." hükmü gereğince, itirazın iptali davasının alacaklı aleyhine sonuçlanması halinde borçlu lehine tazminata hükmedilecektir. Ancak bu tazminata hükmedilebilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Kötü Niyet Tazminatının Şartları; A)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunması; B)Dava, davalı-borçlu lehine sonuçlanmalıdır; C) Davacı, takibinde haksız ve kötü niyetli olmalıdır; ( İtirazın iptali davasının reddi halinde, talep eden borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için, icra takibinin haksızlığı yanında, ayrıca kötü niyetli olduğunun da kanıtlanması gerekir... (13. HD. 21/06/2006 T. 8001/10277)) Borçlu lehine tazminata hükmedebilmek için alacaklının takibinin haksız olması yeterli değildir. Davacı- alacaklının takibe geçmede ve itirazın iptali davası açıp yürütmekte kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Alacaklının kötü niyetli olduğunu davalı borçlu ispat etmelidir. Davalı, davacı/alacaklının, takip ve dava konusu alacağın hiç doğmadığını veya sona erdiğini bilmesine ya da bilebilecek durumda olmasına rağmen takip başlatıldığı ve dava açtığını ispatlamalıdır. D) Davalı-Borçlu, talepte bulunmalıdır; borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için borçlunun tazminat talebinde bulunması gerekir. Davalı- borçlu bu talebini cevap veya cevaba cevap dilekçesinde ileri sürmek zorundadır. (HMK. M. 141) ( Yargıtay Üyesi ... ; İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları, Genişletilmiş 4. Baskı) birlikte değerlendirildiğinde , Konu ile alakalı olarak; İcra İnkar Tazminatı; İtirazın iptali davasında, borçlunun itirazsında haksız olduğu mahkemece tespit edilir ise, borçlu hükmolunan borç miktarının yüzde yirmisinden aşağı olmayacak şekilde tazminata mahkum edilir. Buna "icra inkar tazminatı" denir İcra İnkar Tazminatı Şartları; 1-Geçerli bir ilamsız genel icra takibi olmalıdır. 2-Borçlu yedi günlük süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır. 3-Bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunmalıdır. 4-Talep Şartı. 5-İtirazın kötü niyetle yapılmış olması (itirazın haksızlığına karar verilen borçlunun iyi niyetle ya da kötü niyetle itiraz etmiş olmasına bakılmaz. Ancak ödeme emrine itiraz eden borçlunun velisi, vasisi, kayyımı veya mirasçısı ise bu halde borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, bu kimselerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerinin ispat edilmiş olması gerekir. ) 6-Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi (mahkeme, itirazın iptali davası hakkında yaptığı inceleme sonucunda, borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir, haksızlık itirazın yapıldığı tarihe göre belirlenir) 7- Alacak (takip konusu alacağın miktarı bellidir. Yani borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. Alacağın gerçek miktarını tespit etmek için alacaklı ve borçlunun anlaşmalarının veya böyle bir anlaşma olması bir mahkeme kararına gerek yoktur. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacak likit olacaktır... Alacakların var olup olmadığı, hangi miktar alacağın var olduğu, tarafların anlaşması ya da mahkeme kararını gerekli kıldığından... Açılan itirazın iptali davasında davacının davayı kazanması halinde dahi borçlu icra inkar tazminatına mahkum edilemez. ) Yargıtay Üyesi ... (İtirazın İptali Menfi Tespit Ve İstirdat Tasarrufun İptali, İflas Ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetveline İtiraz Davaları Genişletilmiş 4. Baskı Kitabı , Davalı yan cevap dilekçesinde zamanaşımı defiinde bulunmuştur. Dava konusu asıl alacağa ilişkin, FAİZ alacağıdır. Faiz alacağı olduğu için faize faiz işletme yasağı vardır. Buradaki faiz talebi yasal düzenlemedeki faize faiz işletme kapsamında değildir. (bileşik faiz uygulama alanı bulmaz.) Ancak Yargıtay kararlarında da ifade bulduğu üzere "faiz medeni bir haktır." Bağımsız olarak dava edilebilir. Mahkememizce zamanaşımı define itibar edilerek hüküm tesis edilmiştir. Bu nedenle de fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacı yanın reddedilen kısım yönünden haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. %100 icra inkar tazminat talep edilmişse de yasal düzenlemede %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı olduğu, ayrıca davacı yanın çok daha önce talep edilebilir alacağını çok daha sonra talep ederek %100 icra inkar tazminatı talep edilmesi usul ve yasaya hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Genel kurul kararı ile faiz alacağı tespit edilip, karar altına alındığından, borçlu açısından borç - alacak likittir. Bu nedenle icra inkar tazminatına karar verilmiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, yemin edası da dikkate alınarak TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile; ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 10.371,00TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmedilen 10.371,00TL nin %20'si olan 2.074,20TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yanın tazminat şartları oluşmadığından reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile; 2-... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile 10.371,00TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren TAKİBİN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Hükmedilen 10.371,00TL nin %20'si olan 2.074,20TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı yanın tazminat şartları oluşmadığından REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 708,44-TL harçtan dava başında ödenen 269,85-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 438,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.371,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 8.322,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 578,10-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.344,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.855,27-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 11-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince 1.730,98-TL'lik kısmının davalıdan, geri kalan kısmının davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, 12-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, bağımsız ve tarafsız Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kabul ve reddedilen kısım yönünden HMK'nın 341/4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. 09/04/2025 Katip ... Hakim ...