İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/189 E. 2024/810 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/189
Karar No
2024/810
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACILAR : 1- 2- 3- VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit" davasının yapılan açık yargılaması sonunda; HEYETİMİZCE GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili 28.02.2024 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nin, diğer müvekkili ...'nin amcası olduğunu, müvekkili ...'nin babası ve diğer müvekkili ...'nin dedesi ...'nin 17.10.2023 tarihinde vefat ettiğini, alacaklı görünen ...'ın ise müvekkili ...'nin kardeşi olan ... ...'ın kocası olduğunu, ...'nin sağlığında son yıllarda oğullarını tamamen dışlayarak ve/veya kızlarının, damatlarının ve onların yakınlarının dışlamasına izin vererek tamamen kızları ... ve ... ile onların eşlerinin ve çocuklarının veya onların yakınlarının yörüngesine girdiğini, sağlığında ...'nin çiftçilikten, SGK'ndan, pek çok getirisi olan kiralardan, şirketlerinden pek yüksek düzeyde düzenli gelirleri olduğu halde hiçbir haklı ve samimi ihtiyacı/gerekçesi olmadığı halde ve tamamen ticari hayatın ilkelerine aykırı olarak sahibi olduğu ülkemizin değişik yerlerindeki çok kıymetli taşınmazlarını, şirketlerdeki hak ve hisselerini, nakit paralarını, altınlarını, kıymetli taşlarını, mallarını, hamili olduğu kambiyo senetlerini (çekleri, bonoları vs.), davalardan doğacak haklarını vs. gibi akla gelen ve gelmeyen pek çok mal varlığı değerini ve haklarını neredeyse kendi uhdesinde bir şey bırakmayacak şekilde kızlarına, damatlarına ve torunlarına veya onların yakınlarına bedelsiz olarak devrettiği gibi bunlar da yetmezmiş gibi hamili olduğu kambiyo senetlerini ciro etmekten ayrı olarak aralarında temel ilişki olmadığı halde varmışcasına sözde kambiyo senetleri düzenleyerek kızlarına, damatlarına ve torunlarına veya onların yakınlarına verdiğini, sağlığında ...'nin böyle yapmasının tek bir amacı olduğunu, onun da mirasçı oğullarından mal kaçırmak olduğunu, devredilen mallar veya düzenlenen veya ciro edilen veya temlik edilen mal varlığı değerlerinin bugün itibariyle en az 4-5 milyar TL olduğunu, tek kuruş bedel ödenmesi olmadığını, şeklen ödeme gösterilmişse bile ya rayicinden çok düşük olduğunu ya da görüntü/mizansen ödemeler olduğunu, bu ödemelerin perde arkasında ödemiş görünene iade edildiğini, sağlığında ...'nin ve eşinin her türlü ama her türlü kişisel ihtiyaçlarını ve sağlık giderlerini en küçük tarlasının yıllık gelirinin veya kira gelirinin yarısı değil çeyreği veya SGK'ndan aldığı emekli maaşının fazlasıyla karşılamaya yeterli olduğunu, öyle ki davalı damada keşide veya ciro edilen bonolar, çekler (kambiyo senetleri) üzerindeki ...'ye izafe edilen keşide veya ciro imzaların sahte olduğunu, şayet imzalar gerçekse bunlarında zaten muris muvazaası nedeniyle geçersiz olduğunu, muris muvazaası nedeniyle veya başka hukuksal nedenlerle açılmış diğer davalar ve açılacak davaların işbu davanın konusu olmadığını ve bu davanın o davalardan tamamen bağımsız karakterde olduğunu, ...'nin ölümü ile, davalı damat tarafından mirasını reddetmeyen mirasçı oğullara karşı mevcut takipleri yönelttiğini, mirasçı oğulların mirası reddetmediğinden alacaklı görünen davalının ihtiyati haciz ve haciz baskısı ile karşılaşacaklar ise de bu hususun eldeki işbu davanın konusu olmadığını ve mirasçı oğulların mirasçı sıfatlarıyla açtıkları veya açacakları dava hakları saklı olduğunu, iş bu davanın konusunun; Kemer/Antalya İcra Müdürlüğünün 4 adet icra dosyasındaki takip konusu 7 adet bono hakkında olduğunu, sözü geçen takip dosyalarındaki takibe konu bonolardaki lehtar ve ilk ciranta imzaların miras bırakan ...'nin eli ürünü olmadığına ve bu nedenle ciro zincirindeki kopma nedeniyle davalının meşru hamil olmadığına ilişkin olduğunu, eldeki işbu davanın tamamen her üç müvekkilinin keşideci ve/veya avalist sıfatlarına dayalı olarak lehtarın imzalarının sahte olduğu ve bu nedenle ciro zincirindeki kopma ve davalının meşru hamil olmadığı hukuksal nedenine dayalı olduğunu, Kemer İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydedilen takip dosyasında, Keşidecisi ... İnşaat Ltd.Şti., avalistleri ... ve ..., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 31/08/2016 vade tarihli 50.000,00 USD miktarlı bono ile Keşidecisi ... ve ..., avalisti ... İnşaat Ltd.Şti., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 30.09.2016 vade tarihli 175.000,00 USD miktarlı bono olmak üzere iki adet bonoya dayalı olarak 22/11/2016 tarihinde davalı ... tarafından her üç müvekkilimize ve göstermelik olarak lehdar ve ilk ciranta diğer davalı ...'ye karşı tercihini TL'den yana kullanarak 758.797,50 TL asıl alacak, 11.164,37 TL işlemiş yıllık %9 yasal faiz, 2.276,39 TL %0,3 komisyon olmak üzere toplam 772.238,26 TL ve asıl alacağa takipten itibaren uygulanacak yıllık %9 yasal faiz üzerinden icra takibine girişildiğini, Kemer İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydedilen takip dosyasında, Keşidecisi ... İnşaat Ltd.Şti., avalistleri ... ve ..., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 31/08/2017 vade tarihli 50.000,00 USD miktarlı bono ile Keşidecisi ... ve ..., avalisti ... İnşaat Ltd.Şti., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 30/09/2017 vade tarihli 175.000,00 USD miktarlı bono olmak üzere iki adet bonoya dayalı olarak 06/10/2017 tarihinde davalı ... tarafından her üç müvekkilimize ve göstermelik olarak lehdar ve ilk ciranta diğer davalı ...'ye karşı tercihini TL'den yana kullanarak 805.567,50 TL aslı alacak, 2.725,69 TL işlemiş yıllık %9,75 reeskont faizi, 2.416,70 TL %0,3 komisyon olmak üzere toplam 810.709,89 TL ve asıl alacağa takipten itibaren uygulanacak yıllık %9,75 reeskont faizi üzerinden icra takibine girişildiğini, Kemer İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydedilen takip dosyasında, Keşidecisi ... İnşaat Ltd.Şti., avalistleri ... ve ..., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 31/08/2018 vade tarihli 50.000,00 USD miktarlı bono ile Keşidecisi ... ve ..., avalisti ... İnşaat Ltd.Şti., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 30/09/2018 vade tarihli 175.000,00 USD miktarlı bono olmak üzere iki adet bonoya dayalı olarak 21/11/2018 tarihinde davalı ... tarafından her üç müvekkilimize ve göstermelik olarak lehdar ve ilk ciranta diğer davalı ...'ye karşı tercihini TL'den yana kullanarak 1.376.050,00 TL aslı alacak, 43.493,93 TL işlemiş yıllık %19,50 reeskont-avans faizi, 4.128,15 TL %0,3 komisyon olmak üzere toplam 1.423.672,08 TL ve asıl alacağa takipten itibaren uygulanacak yıllık %19,50 reeskont-avans faizi üzerinden icra takibine girişildiğini, Kemer İcra Müdürlüğünün ... Esas sırasına kaydedilen takip dosyasında, Keşidecisi ..., lehtarı ve ilk cirantası ... ve hamili ... olan 28/12/2015 tanzim 15/08/2016 vade tarihli 250,000,00 TL miktarlı bono olmak üzere bir adet bonoya dayalı olarak 22/11/2016 tarihinde davalı ... tarafından müvekkilimiz ... ve göstermelik olarak lehdar ve ilk ciranta diğer davalı ...'ye karşı 250.000,00 TL aslı alacak, 6.102,74 TL işlemiş yıllık %9 yasal faiz, 750,00 TL %0,3 komisyon olmak üzere toplam 256.852,74 TL ve asıl alacağa takipten itibaren uygulanacak yıllık %9 yasal faiz üzerinden icra takibine girişildiğini, takip ve dava konusu 4 adet icra dosyasındaki icra takibine konu edilen toplam 7 adet bononun keşidecileri, avalistleri kısmen farklı olmakla birlikte hepsinin lehdarı ... ve hamili gözüken de davalı ... olduğunu, işbu davanın tamamen lehtar ve ilk ciranta ...'nin kambiyo senetlerindeki imzalarının sahteliği ve ciro zincirindeki kopma nedeniyle davalının meşru hamil olmadığını, davalının, bonoların şeklen/görünürde hamili gözüktüğünü, sözü geçen dava konusu 4 adet icra takibinden ve takiplere konu 7 adet bonodan dolayı miras bırakan ...'nin lehtar ve ilk ciranta imzalarına itirazları ve iddiaları karşısında ciro zincirindeki kopma ve davalının meşru hamil olmaması nedeniyle her üç müvekkili açısından icra takipleri ile bonolar yönünden bedelsizlik söz konusu olduğunu, 7 adet bonoda lehtar ve ilk ciranta kısmındaki imzaların miras bırakan ...'nin eli ürünü olmayıp imzalar sahte olduğundan ve ciro zincirinde kopma meydana geldiğinden davalıyı meşru hamil olmaktan çıkardığını dolayısıyla icra takiplerinin bedelsiz ve geçersiz olduğundan bahisle; Fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili ... yönünden dava konusu 4 adet takip dosyası ve toplam 7 adet bono yönünden, diğer müvekkilleri şirket ve ... yönünden ise Kemer İcra Müdürlüğünün 2017/404 Esas sayılı takip dosyası dışındaki diğer 3 adet takip dosyası ve toplam 6 adet bono yönünden olmak üzere; Kemer/Antalya İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı 4 adet takip dosyasından ve takiplere konu 7 adet bonodan dolayı her üç müvekkilinin davalıya ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının takip konusu miktarların asgari %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine ve tazminatların davalıdan alınarak her üç müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunmuş olduğu 15.03.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre ile kesin hüküm ve derdestlik itirazında bulunduklarını, davacıların aynı davayı daha önce üç kez daha açtıklarını, kesin hükmün bulunduğunu, davanın yıllar önce kesinleşmiş olan (7-8 yıl önce) bonolardan kaynaklı icra takiplerinden dolayı imza itirazı nedeniyle menfi tespit davası olduğunu, dava konusu icra takiplerine konu borcun illetten mücerret olan bonolara dayandığını, basiretli tacir olan davacıların dava dilekçelerinde hiçbir somut delil ileri süremediğini, uzun uzun soyut bir takım iddialar ve hikayeler ileri sürerek iş bu davayı açtığını, oysaki hukukumuzda davalar somut ve elle tutulur deliler üzerinden yürüdüğünü, illetten mücerett bonolardan dolayı borçlu olmadıklarını somut ve inandırıcı kesin delilerle ile ispat etmelerinin gerektiğini, davacıların şimdiye kadar hiçbir şekilde imza itirazında bulunmadıklarını, sahtecilikle ilgili suç duyurusunda bulunmadıklarını, icra takibinin kesinleşmesinden 7-8 yıl sonra iş bu davanın açılması imza itirazında bulunulmasının iyi niyetle bağdaşmadığı gibi inandırıcı da olmadığını, ayrıca davacı borçluların dava konusu bonolara karşı daha önce açtıkları davalarda hem kendi imzalarını hemde muris ...'nin imzasını kabul ettiklerini , ...'nin de 7-8 yıl boyunca hiçbir şekilde imzasına itirazının olmadığını, çünkü imzaların sahiplerine ait olduğunu, sahte imzanın bulunmadığını, tüm bu hususlar nazara alındığında; Kesin, inandırıcı ve somut delil olmadığından açılan davanın usule, esasa ve hukuka aykırı olduğundan; Haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesine, davacı borçluların kötü niyetli olarak kesin hüküm ve derdestlik olmasına rağmen mükerrer şekilde iş bu davayı açtığından dolayı alacağın %20’sinden az olmamak üzere davacılar aleyhine, müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Tarafların bildirmiş oldukları deliller ilgili yerlerden celbedilmiş, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyası, Kemer .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, davacı şirketin ticari kayıtları, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Cihanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Esas, ... Esas ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Kemer İcra Dairesi'nin ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Konya .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı UYAP dosyaları, Konya .İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı UYAP dosyası, Muris ...'nin dava konusu edilen senetlerin keşide tarihlerinden öncesine ve sonrasına ilişkin imzalı asıllarının bulunduğu kurumlardan ıslak imza örnekleri ilgili kurumlardan dosyamız içerisine celbedilmiştir. Dava; İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacıların, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, ... yönünden dava konusu 4 adet takip dosyası ve toplam 7 adet bono yönünden, diğer davacı şirket ve ... yönünden ise Kemer İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası dışındaki diğer 3 adet takip dosyası ve toplam 6 adet bono yönünden olmak üzere; Kemer/Antalya İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... Esas, ... Esas ve ... Esas sayılı 4 adet takip dosyasından ve takiplere konu 7 adet bonodan dolayı her üç davacının davalıya ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının takip konusu miktarların asgari %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalının, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesine, davacı borçluların kötü niyetli olarak kesin hüküm ve derdestlik olmasına rağmen mükerrer şekilde iş bu davayı açtığından dolayı alacağın %20’sinden az olmamak üzere lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 686.maddesinde;"(1) Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. (2) Poliçe herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, birinci fıkrada yazılı hükümlere göre hakkı anlaşılan yeni hamil, ancak poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu takdirde o poliçeyi geri vermekle yükümlüdür." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." düzenlemelerin yapıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.03.2016 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı içtihadında;".....6102 sayılı TTK'nın 818. (eTTK.nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK.nun589) maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (... / ... ; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; ... , Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; ... / ... / ... / ... ; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; ... ; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; ... ; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay .HD.3.11.1987 tarih, ... Esas ve Karar sayılı kararı; ... ; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; ... ; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.)." şeklinde kabul edilmiştir. Yargıtay .Hukuk Dairesi'nin 28/02/2024 tarih ve... Es. ... Kar. Sayılı ilamında;" Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.. 6102 sayılı Kanun'un 677 nci maddesi hükmüne göre senetteki geçersiz imzanın sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağı, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağı, geçersiz imzaların sahiplerinin sorumlu tutulmamasına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, kural olarak geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacakları, buna göre davacı keşideci ...Şti. tarafından açılan davada, davacının imzasını inkar etmemesi ve borçtan sorumlu olması, diğer davacıya karşı herhangi bir def'i sürmemesi nedeni ile bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacı.... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. .....Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanmasına" şeklinde kabul edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 677. Maddesi ile düzenlenen ve İmzaların istiklali şeklinde tanımlanan ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da bilinmeyen kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun koyucu, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Bonodaki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Bononun geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. Bonodaki geçersiz imza zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile kadar, tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi, sadece dış görünüm bakımından yapılır. Ciro zincirinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez ve hak sahipliğini ortadan kaldırmaz. Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 250.000,00 TL asıl ve fer'ileri ile birlikte toplam 256.852,74 TL alacak üzerinden ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 28.12.2015 tanzim 15.08.2016 vade tarihli 250.000,00 TL bedelli bono olduğu görülmüştür. Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlular ..., ... ... Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine 758.797,50 TL asıl ve fer'ileri ile birlikte toplam 772.238,26 TL alacak üzerinden ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 28.12.2015 tanzim 31.08.2016 vade tarihli 50.000,00 USD bedelli ve 28.12.2015 tanzim 30.09.2016 vade tarihli 175.000,00 USD miktarlı bonolar olduğu görülmüştür. Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlular ..., ..., ... ... Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine 805.567,5‬0 TL asıl ve fer'ileri ile birlikte toplam 810.709,90 TL alacak üzerinden ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 28.12.2015 tanzim 31.08.2017 vade tarihli 179.015,00 TL bedelli ve 28.12.2015 tanzim 30.09.2017 vade tarihli 626.552,50 TL miktarlı bonolar olduğu görülmüştür. Kemer İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından; Alacaklı ... tarafından, borçlular ..., ..., ... ... Ticaret Limited Şirketi ve ... aleyhine 1.376.050,000 TL asıl ve fer'ileri ile birlikte toplam 1.423.672,08 TL alacak üzerinden ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının 08.12.2015 tanzim 30.09.2018 vade tarihli 1.047.480,00 TL bedelli ve 28.12.2015 tanzim 31.08.2018 vade tarihli 328.570,00 TL miktarlı bonolar olduğu görülmüştür. Davacılar dava konusu yapılan bonoların keşidecileri olup imzası inkar edilen müteveffa ... ise lehtarı, davalı ise bonoların yetkili hamili olduğu, Davacı keşideciler, kendi imzalarını inkar etmedikleri, lehtarın imzasını inkar ettikleri, bono metinlerine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluğun bulunmadığı, aynı bonolara ilişkin Mahkememizin ... Es. Sayılı dosyasından davacılar tarafından müteveffa Hali Kale ve davalı ... aleyhine menfi tespit davası açıldığı, davanın halen derdest olduğu, davacıların bu dava da müteveffa ...'nin imzasına inkar etmedikleri gibi müteveffa ...'nin de bu davada kendi imzasına yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, kaldı ki Lehtar ...'nin imzasının sahte olması halinde bile, imzaların istiklali ilkesi karşısında, davacı keşidecilerin sorumluluktan kurtulamayacağı, davacıların bu dosya da müteveffa yönünden ileri sürdüğü herhangi bir şahsi def'ilerinin bulunmadığı, davalı ...'ın kötüniyetli hamil olduğunun ispatlanamadığı, şahsi def'i ileri sürülmediği için davalının kötüniyetli hamil olmasının da esasen bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davacıların davalarının ayrı ayrı reddine, davalının her bir davacıya yönelik olarak kötüniyet tazminatı talebinin tedbir yolu ile takip durdurulmadığından İİK.72/4. Maddesi gereğince şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... .... Tic. Ltd. Şti tarafından açılan davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davacı ... tarafından açılan davanın REDDİNE, 4-Davalının tazminat talebinin REDDİNE, 5-Davacı ... tarafından açılan davanın REDDİNE, 6-Davalının tazminat talebinin REDDİNE, 7-a)Davacı ... ... Ticaret Limited Şirketi yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 51.345,56 TL harçtan mahsubu ile davacı ... ... Ticaret Limited Şirketi tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 50.917,96 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı ... ... Ticaret Limited Şirketi'ne İADESİNE, b)Davacı ... yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 55.731,96 TL harçtan mahsubu ile davacı ... tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 55.304,36 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı ...'ye İADESİNE, c)Davacı ... yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 55.731,97 TL harçtan mahsubu ile davacı ... tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan 55.304,37 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı ...'ye İADESİNE, 8-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye İrad KAYDINA, 9-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 81,00 TL posta giderinden oluşan 1.250,40 TL yargılama giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 11-Davalı tarafından sarfına mecbur kalınan 427,60 TL istinaf karar harcının Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 05.06.2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararı gereğince davalıya İADESİNE, 12-a)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13. maddesine göre hesaplanan 384.529,62 TL vekalet ücretinin davacı ... ... Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davalıya VERİLMESİNE, b)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13. maddesine göre hesaplanan 405.077,84 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya VERİLMESİNE, c)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'nin 13. maddesine göre hesaplanan 384.529,62 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya VERİLMESİNE, 13-Karar kesinleştiğinde dosyada kullanılmayan gider avansının bulunması halinde ilgilisine İADESİNE, Dair, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/11/2024 Başkan Üye Üye Katip * Bu evrak UYAP-DYS üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/189, K. 2024/810, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-189-e-2024-810-k-ddfa0ca54bf6