İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/727 E. 2025/65 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/727
- Karar No
- 2025/65
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KABUL Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından, davalı ile aralarındaki ticari ilişki sebebi ile teminat olarak, 01/10/2014 Tanzim Tarihli,25/11/2014 Vade Tarihli ve 210.000,00 TL Miktarlı Senet tanzim edilerek verildiğini, davalı taraf davacılar aleyhine Konya . İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile (yeni dosya numarası, Konya . İcra Müdürlüğünün ... e.Sayılı dosyası) mezkur 01/10/2014 Tanzim Tarihli, 25/11/2014 Vade Tarihli 210.000,00 TL. Miktarlı senede müsteniden ilamsız icra takibinde bulunmuş, daha sonra yine Konya . İcra Dairesinin ... E.No'lu dosyası ile yine aynı 210.000,00 TL Miktarlı 01/10/2014 Tanzim Tarihli,25/11/2014 Vade Tarihli Senede müsteniden kambiyo takibinde bulunduğunu, Konya . İcra Dairesinin ... E.No'lu dosyasına ilişkin, 01/10/2014 Tanzim Tarihli, 25/11/2014 Vade Tarihli ve 210.000,00 TL Miktarlı Senet ile ilgili borcun olmadığının tespitini, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişen davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 25/07/2023 tarihli ara kararı ile; davacı tarafın ihtiyati hacize/ihtiyati tedbire yönelik talebinin usulden reddine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; Davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava; Menfi Tespit davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(1) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur." Mahkememizin 15/05/2024 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile "Harç ikmalinden sonra; 6100 Sayılı HMK'nın 216/1-2'inci ve 219/1 ve 3'üncü maddeleri gereği, Konya . İcra dairesinin ... esas sayılı (eski birimi Konya . İcra müdürlüğü ... esas) belge aslını sunmak üzere davalı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde belge aslının sunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtar edildiği " görülmekle, Davacı (borçlu) Lehine tazminata Hükmetmenin koşulları a)Alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması: Borçlunun açtığı menfi tespit davasından önce veya dava sırasında, alacaklı tarafından borçluya karşı bir icra takibi yapılmışsa, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde, ayrıca borçlu lehine tazminata hükmedilemez. b) İcra takibinin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması: Bu tazminata ancak, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması halinde hükmedilir. Başka bir deyişle, takibin sadece ”haksız” olması yeterli olmayıp, ayrıca “kötü niyetle” de yapılmış ve bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir. c) Davacı – borçlunun, lehine tazminata hükmedilmesini talep etmiş olması: Yukarıdaki iki koşul gerçekleştiğinde mahkeme kendiliğinden tazminata hükmetmez. Tazminata ancak, davacı – borçlunun bunu “talep etmiş” olması halinde hükmedilir. İcra takibinden sonra açılan olumsuz tespit davalarında, borçlunun, tazminat isteminin dava dilekçesinde bildirilmesi gerekir. Ancak, talep dava dilekçesinde bildirilmemişse “istemin genişletilmesi” itirazı ile karşılaşmadan, bu istemini daha sonra dava içinde de ileri sürebilir. Menfi Tespit Davasında Borçlunun (davalı - alacaklının lehine) Tazminata Mahkum Edilmesinin Şartları a-İcra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir. b-Alacaklının bir talebi olmasa bile Mahkeme, durdurulan icra takibi konusu alacağın %20’si oranında tazminata mahkum etmekle yükümlüdür. c-Alacaklı lehine hükmedilen tazminatı borçlunun ihtiyati tedbir kararı alırken yatırdığı teminattan alabilir. (... , Yargıtay Üyesi, İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat, Tasarrufun İptali, İflas ve İflasın Ertelenmesi, Sıra Cetvelline İtiraz, 4. Baskı). Bilgileri de dikkate alındığında, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklının ..., Borçlunun ... ile ... Tic. Ltd. Şti olduğu, icra takibine konu olan 25/11/2014 ödeme günlü 210.000,00TL bedelli senet olduğu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında alacaklının ..., Borçlunun ... Tic. Ltd. Şti ve ... olduğu, icra takibine konu olan 01/10/2014 Tanzim tarihli, 25/11/2014 vade tarihli 210.000,00TL bedelli senet olduğu görülmekle, Somut olayımızda; iki adet icra takibi yapılmıştır. İlamsız (genel haciz yolu) icra takibi ve kambiyo senetlerine özgü takip yapılmıştır. Her iki takibin tarafları, dayanak belgesinin aynı olduğu anlaşılmakla; zira ilamsız takipteki dayanak belgenin ibrazı için davalı - alacaklı vekiline kesin süreli ara karar verildiği, ibraz edilmediği, ara karadan sarf-ı nazar edilmesi yönünde beyanda bulunduğu, yemin delili hatırlatıldığı, (davalı - alacaklı yanın yemin delili, deliller arasında olduğu anlaşılmakla.) yemin deliline dayanmadığından davacıların davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı - alacaklı yan mükerrer takip yapmakta haklı bir neden olmadığı ( aynı senede ilişkin takip yapılması) anlaşıldığından Mahkememizce davalı - alacaklı haksız ve kötüniyetli olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle de talep olduğu hususta dikkate alınarak kötüniyet tazminatına karar verilmiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacıların; davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının ayrı ayrı kabulü ile; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacıların ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine, İİK 72/5 maddesi gereği 210.000,00TL'nin %20'si olan tazminatının ayrı ayrı davalıdan alınıp davacılara verilmesine dair vicdani kanaatle karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacıların; davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının ayrı ayrı KABULÜ ile; Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından davacıların ayrı ayrı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-İİK 72/5 maddesi gereği 210.000,00TL'nin %20'si olan tazminatının ayrı ayrı davalıdan alınıp davacılara VERİLMESİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 14.345,10-TL harçtan dava başında ödenen 19/07/2023 tarihli 3.586,28TL peşin harç ile 23/07/2024 tarihinde ödenen 3.586,28TL peşin harcın toplamı olan 7.172,56-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 7.172,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, 4-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 33.600,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'e VERİLMESİNE, 5-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 33.600,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...'ne VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan ilk yargılama harcı olan 3.894,53TL ile 23/07/2024 tarihli 3.586,28TL peşin harç ve 23/07/2024 tarihli 427,60TL başvuru harcı ile 405,75-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.314,16TL'nin davalıdan alınarak davacılara VERİLMESİNE, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA, 8-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2025 Katip ... Hakim ...